Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın katılımıyla Palet Türk Müziği İlkokulu’nda gerçekleşen programda, anlamlı mesajlar verildi. Türk müziğinin ortak değerler etrafında toplumu birleştiren köklü bir miras olduğunu vurgulayan Emine Erdoğan, kültür ve sanat alanındaki anlamlı mesajlarıyla dikkat çekti.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Palet Türk Müziği İlkokulu’nda gerçekleşen programa katıldı. Anlamlı programda dikkat çeken açıklamalarda bulunan Emine Erdoğan, Türk müziğinin ortak değerler etrafında toplumu birleştiren köklü bir miras olduğunu vurguladı.

Palet Türk Müziği İlkokulu’nda gerçekleşen programda öğrencilerin Türk Sanat Musikisi alanındaki üstün başarıları dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın değerli eşi Emine Erdoğan katıldığı programda, kültür ve sanat alanında anlamlı mesajlara yer verdi.

Sabah’tan Funda Karayel’in haberine göre; YETEV Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan’ın açılışıyla başlayan programda, Emine Erdoğan; “Türk Müziği’nin bizi ortak değerlerde buluşturan köklü bir miras olduğuna” dikkat çekti. Sahnede söylenen her cümlede ortak bir inanç vardı: Ülkemizi uluslararası ölçekte temsil edecek hakiki sanatçıların, küçük yaşlarda ve doğru bir eğitim anlayışıyla yetişmesi gerektiği. Palet Türk Müziği İlkokulu da tam olarak bu fikri kendine düstur edinmiş durumda. Bu yolculuğun ilkokulla sınırlı kalmaması; ortaokul ve lise kademeleriyle öğrencileriyle birlikte büyüyerek devam etmesi hedefleniyor. Burada eğitim, sadece müzikal bir donanım kazandırmakla kalmıyor; geleneğin gelecekle buluştuğu bu anlayışta müzik edep, nezaket ve asaletle birlikte düşünülüyor. Sahneye çıkan bir çocuğun sadece iyi bir icracı değil, duruşuyla da bir sanatçı olması amaçlanıyor. Palet Türk Müziği İlkokulu, yeteneği olan tüm çocukları bu renkli ve derinlikli çatının altında buluşturmak için yola çıkmış bir kurum. Bir çocuğun yolu bir müzik okuluna düşüyor ve o çocuk, notaların arasından yürüyerek kendini buluyor. Ülkemde böyle güzel şeyler oluyor. İnsan bunun tesadüf değil, bilinçli bir iradenin ürünü olduğunu hissediyor.

Sabah’tan Funda Karayel’in haberine göre; Emine Erdoğan’ın hitabında dikkatimi çeken yerler şöyle; kendi müziğimizi evrensel olanla birlikte dinlemenin insana eve dönüş hissi verdiğini, Türk müziğinin ortak değerlerimiz arasında bizi birleştiren temel unsurlardan olduğunu vurguladı ve ekledi çünkü o evde anlaşıldığımızı, kabul gördüğümüzü, oraya ait olduğumuzu biliriz. İşte bu yüzden müzik, toplumu birbirine görünmez bağlarla bağlayan, farklılıkları duyguların odasında eriten ve milli kimliğin oluşumunda temel bir rol üstlenen, vazgeçilmez bir unsurdur. Milli kimlik krizi derinleşiyor, tüketim odaklı bir toplum modeli yaygınlaşıyor ve kültür emperyalizmi her an yeni bir zihni daha işgal ediyor. Dünyayı bir günde değiştirmenin imkanı elbette yok.

Ama dünyanın bizi değiştirmesini tanınamaz hale getirmesini önlemenin yolları var. Bunların en başında da kültür sanat alanına yapılacak nitelikli yatırımlar geliyor. Çünkü sanat yaşadıkça, insanlara dokundukça, ufuklarını genişletip ruhlarını güzelleştirdikçe, dünya da güzelleşiyor. Bugün küresel bir fenomene dönüşen bazı müzik türlerinin başta çocuklar ve gençler olmak üzere insanları nasıl şiddete yönelttiğini hep birlikte görüyoruz. Ne yazık ki tüm dünyada gençler ağır hakaretler, çirkin düşünceler, cinsel içerikler ve şiddet içeren sözlerin kullanıldığı bir müzik furyasıyla kuşatılmış durumdalar. Kimlik arayışındaki birçok genç, rol modellerini böyle bir dünyada arıyorlar. Yapılan araştırmalar, gençlerin günde ortalama 2 saat müzik dinlediğini ve müzik kliplerinin yüzde 75’inin uygunsuz haller, şiddet, alkol ve sigara kullanımına özendiren unsurlar içerdiğini söylüyorlar.

Halbuki müzik ruhun gıdasıdır. Ancak görüyoruz ki sanatsal bağlamından koparılan medeniyet kökleri kurutulmuş müzik, yeri geliyor ruhun zehri de olabiliyor. O nedenle kültür-sanat hayatımızı zenginleştirecek ve kültürel mirasımızla gençler arasında köprüler kuracak bir çaba içinde olmalıyız. Şahsen mimarisi, çalışma atölyeleri, müzesi son derece iyi kurgulanmış müfredatı ve öğrencilerine sunduğu sayısız imkanla Palet Türk Müziği İlkokulu’nun örnek bir kültür yatırımı olduğu kanaatindeyim. İnanıyorum ki buradan mezun olacak evlatlarımız Türk müziğine can suyu olacaklardır.

YETEV Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Bilal Erdoğan’ın konuşmasından aklımda kalanlar ise şöyle: “Bir çocuğun müzik yeteneği olacağı düşünülse muhtemelen yönleneceği istikamet Batı müziği üstatları olacak. İstiyoruz ki eşit şartlarda rekabet edebilelim ve 6 yaşında yeteneği keşfedilmiş çocuklarımız Türk müziğiyle, müzik eğitimine başlasınlar. Her yıl binin üzerinde bize kâh başvuranlar, kâh bizim Üsküdar ilçesinde yaptığımız taramalarda bulduğumuz yetenekli çocuklar içerisinden sadece 24 tanesini okulumuza alıyoruz. Yeteneğe göre karar veriyoruz, ailenin maddi durumuna göre de burslandırıyoruz. Burada Türk müziğinin geleceğine dair çalıştaylar yaptık, yapmaya devam ediyoruz.”