Yapımcı Erol Köse’nin vefatının ardından, senarist Gani Müjde’den dikkat çeken bir açıklama geldi. Müjde, geçmişte Köse ile yaşadığı bir olayı artık hatırlamadığını itiraf etti. Müjde, yapımcı için, “Böyle anılmak en büyük ceza” ifadelerini kullanarak, hem şaşkınlık uyandırdı hem de olayın üzerindeki uzun süren sessizliği bozmuş oldu.
Gani Müjde‘nin Erol Köse paylaşımı şaşırttı:
“Hiçbir yakınlığım, husumetim ve nedeni yokken tam durduk yere bana büyük harflerle sallamıştı. Avukatımı aradım, ‘Boşver dedi dava açarsak reklamını yapmış oluruz’. Sonra bana niye salladığını bile unuttum. Ölümüyle aklıma geldi. Hakkında yazılanları ateşi bol olsun temennilerini okudum. Üzüldüm. Böyle anılmak en büyük ceza olsa gerek dedim kapattım defteri.”

Ünlü yapımcı Erol Köse, Sarıyer Maslak’taki rezidansın 16. katından düşerek yaşamını yitirdi.

Yapımcı Erol Köse, 21 Eylül 1965’te Elazığ’da dünyaya geldi. Altı yaşında ailesiyle birlikte Ankara’ya taşındı. Ankara’da Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde eğitim görürken, derslerin kendisine kolay gelmesi nedeniyle farklı alanlara yönelmek istedi.

Bir arkadaşıyla birlikte Amerikan Kültür’de dans kursuna yazılan Köse, burada hayatının dönüm noktasıyla karşılaştı. Dans kursunda tanıştığı Erşan Başbuğ, Köse’ye, “Sen Şarlo’ya benziyorsun, bir şov hazırlayalım seninle” diyerek onu sahne dünyasına adım attırdı. Bu teklif, Köse’nin hobi olarak başladığı şov kariyerinin başlangıcı oldu.
Köse ve arkadaşlarının çabalarıyla ortaya ‘Komedi Dans Üçlüsü’ çıktı. Bu grup, Köse’nin sahne deneyimini artırmasının yanı sıra, ilerleyen yıllarda müzik ve televizyon sektörüne adım atmasına da zemin hazırladı. Böylece, tıp fakültesi öğrencisi olarak başlayan yolculuk, Köse’yi Türkiye’nin tanınan yapımcılarından biri haline getirdi.
Erol Köse, sahne dünyasında ‘Komedi Dans Üçlüsü’ ile başladığı kariyerin ardından, grubun dağılmasıyla “sektörde nasıl kalacağını” düşünmeye başladı. Bu süreçte şans ona gülümsedi: Şarkıcı Deniz Arcak, Köse’den kendi albümünü yapmasını istedi ve böylece Köse’nin yapımcılık serüveni başlamış oldu.

Arcak’ın albümünü başarıyla tamamladıktan sonra, genç yetenek Tarkan’ın albümünü de üreterek müzik sektöründe adını duyurdu. 1996-2002 yılları arasında ise Ayna ile çalışarak yapımcılığa devam etti. Bu dönemde, Türkiye müzik sektörünün en önemli ve etkili prodüktörlerinden biri haline geldi.
Yapımcılık kariyeri sırasında çalıştığı sanatçıların ünü, Yeşim Salkım’ın eşi Hakan Uzan’ın da dikkatini çekti. Salkım’ın aracılığıyla Uzan ile tanışan Köse, kısa süre sonra Uzan’ın müzik şirketinde ortaklık teklifi aldı ve şirkete yüzde 51 payla ortak oldu. Bu ortaklık sürecinde, Uzan ailesiyle birlikte Türkiye’nin çeşitli şehirlerinde Rumeli konserleri düzenledi. Yaklaşık 1,5 yıl süren iş birliği, Köse’nin sektördeki etkisini güçlendirdi.

Kariyerinin yanı sıra özel hayatında da çalkantılar yaşayan Köse, hayatı boyunca iki kez saldırıya uğradı; bir kez topuğundan, bir kez de bacağından iki kurşunla yaralandı. İki evlilik yapan Köse’nin bir kız çocuğu bulunuyor.
Bu yaşananlar, Köse’nin hem iş dünyasında hem de özel hayatında pek çok zorlukla karşılaştığını, ancak bu deneyimlerin onun kariyerini ve Türkiye müzik sektöründeki yerini şekillendirdiğini gösteriyor.