Türkiye’de hemen hemen iki kişiden biri basur hastası oluyor. Basurla karşılaşan bireyler doktora gitmekten ya çekiniyor ya da korkuyor. Ancak bu korku daha kötüsü olan kalın bağırsak hastalığına neden olabilir. Üstelik doğru teşhis edilmediğinde hayati risklerde barındıran bu problemi Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, doktora gitmeyi ertelemenin hastalığını ilerlettiğini açıklarken olabilecek durumları da anlattı. İşte detaylar…
Toplum iki kişiden birinin ortak sorunu olan basur, son yıllarda oldukça dikkat çekiyor. Üstelik doğru tedavi ya da erken tedavi yöntemleri uygulanmazsa da kanserin habercisi olabiliyor. Sadece yaşam koşullarını etkileyen değil, doğru teşhis edilmediğinde hayati riskler barındıran bir problemdir.

Basur nedir?
Basur, anüs ya da rektumun içindeki ya da çevresindeki anal yastıklarının iltihaplanması ve şişmesidir. Bu duru ise dışkıların dışarı atılmasına yardım eden bölümün parçası olup çeşitli nedenlerden dolayı tahriş olur. Özellikle de dışkılama sırasında şişer ve kimisinin de anüsünden sarkar.

Basur neden olur?
Anal bölgede basınç yaparak damarların şişmesine neden olan hamilelik, kabızlık, kısa sürede çok fazla dışkılama ya da ıkınma, aşırı kilo alma, ağır kaldırma gibi nedenler basura neden olabilir.

Basurun belirtileri nelerdir?
Basur sorunu meydana gelirken kişilerde görülen belirtiler makatta ya da dışkı da açık ve kırmızı renkte kanama, ele gelen kitle, kaşıntı ya da akıntı gibi durumlar basurun belirtileri arasında yer alır. Toplumda hemen hemen herkesin başına gelen basur, utanma ya da korkma durumlarında kansere de yol açabiliyor. Bu durum hakkında Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca şunları ifade ediyor;

“Hemoroid tamamen ‘yoktan çıkan’ bir hastalık değil, hepimizde olan damar yapılarının hastalıklı hale gelmesidir. Hayatının bir döneminde bu sorunu yaşayan insanların oranı hem Türkiye’de hem de dünyada %40-50’lere kadar çıkabiliyor.”
Ayrıca her kanamanın basur olmadığını da ifade eden Prof. Dr. Karaca, “Anal fissür (çatlak), fistül ve apse hemoroidle sıklıkla karıştırılır. Ancak daha önemlisi, kalın bağırsak kanseri gibi ciddi hastalıklar da bazen ‘basur sandım’ diye geçiştirilebiliyor. Bu yüzden kendi kendine teşhis koymak büyük bir risk taşıyor.” ifadelerini vurguluyor.

Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca, basur konusunda yaptığı açıklamalarla bu hastalığı yaşayan herkesin yapması gerektiğini açıkladı. Üstelik toplumda meydana gelen utanma ya da çekinme korkusuyla basur olduğunu düşünenler doktora gitmeyerek de büyük bir hata yaptıklarının farkına varamıyorlar.

Basur sanılan belirtiler aslında kanserinde habercisi olabilir. Türkiye’de hastaların doktora gitme oranının düşük olduğunu ifade eden Prof. Dr. Karaca, “İnsanlar utanma veya korkuyla doktora gitmeyi geciktiriyor. Oysa erken teşhis, ameliyat ihtiyacını büyük ölçüde ortadan kaldırır.” Diyerek cerrahi müdahalenin oldukça önemli olduğunu ifade ediyor.

Ayrıca basurdan da korunmanın yollarını anlatan Türk Cerrahi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Serdar Karaca; “Bol su içmek, lifli beslenmek, tuvalette uzun süre kalmamak ve şikâyet başladığında bir uzmana başvurmak gibi küçük alışkanlık değişiklikleriyle hastalığı kontrol altında tutmak mümkündür.” diyor.

Sonuç olarak basur ya da basurun belirtileri çık da hafife alınacak bir durum değil. Ayrıca doktorlardan utanma ya da çekinme duygusu da devreye girerse sağlık alanında önü alınamaz hastalıklara da yol açabilir. Bu sebeple eğer anlattığımız belirtileriniz varsa bir uzman isimle görüşmeniz makul olacaktır.