Ayaklarda oluşan sertleşmeler ve küçük küçük şişlikler yaşam kalitesini de doğrudan etkiliyor. Yürümeyi bile zorlaştıran siğil ve nasır şikayeti olanlar, çareyi artık doğada aramaya başladı. Kimyasal içerikli ilaçlar yerine doğal ve kalıcı çözüm arayanlar, doğru yöntemleri ve bitkileri araştırıyor. Peki ayak sağlığında kritik rol oynayan siğil ve nasırdan kurtulmak mümkün mü? Nasırlı siğil nasıl geçer? Doğada bulunan bu şifayla siğil ve nasırlarınıza elveda diyeceksiniz. Detaylar haberimizde…
Cilt problemlerine karşı en güçlü antibiyotikler ve asitler doğada bulunuyor. Siğiller, HPV virüsünün neden olduğu viral enfeksiyonlar olurken nasır tamamen sürtünme kaynaklı oluşmaktadır. Ayaklarında oluşan siğil ve nasırlardan bıkanlar için doğada öne çıkan bazı formüller bulunuyor.

İncir Sütü
Dalından koparılan ham incirin sütü, siğil tedavisinde asırlardır kullanılmaktadır. İçerdiği yakıcı enzimlerle siğil dokusunu eritir ve virüsün yayılmasını da engeller. Bu beyaz süt, siğilin köküne kadar nüfuz ederek sorunlu olan hücreleri sağlıklı deriden ayırır. Düzenli kullanımda, cerrahi müdahaleye bile gerek kalmadan siğili kurutarak, kendiliğinden düşmesini sağlar.

Sarımsak ve Limon
Sarımsak, doğanın sunduğu en güçlü antiviral ve antibiyotiklerdendir. Ezilmiş sarımsağı siğil üzerine koyup sarmak, virüse karşı savaş açar ve hızla küçültür. Bununla beraber bağışıklık hücrelerini de o bölgeye toplar. Nasırlar içinse limon kabuğunun asidik yapısı ve sirke karışımı, en inatçı nasır tabakalarını bile yumuşatabiliyor. Bu karışım sadece yüzeyi temizlemez, aynı zamanda cildin pH dengesini de korur ve yeni nasır oluşumunu engeller.

Söğüt Kabuğu
Söğüt kabuğu suyu ise doğal salisilik asit içeriyor. Söğüt kabuğundan elde edilen bu öz, nasırın kök salmış sert tabakasını yavaş yavaş ve nazikçe soymaya yardımcı oluyor. Ayrıca alt katmandaki taze cildi korur. Söğüt kabuğunun iltihap giderici özelliği vardır. Bu özelliği sayesinde nasırın çevresinde oluşan kızarıklık ve ağrılı zonklamayı da oldukça azaltır.

Birçok kişi bu iki sorunu birbirine karıştırsa da ikisi arasında temel farklar oldukça belirgindir. Nasır, genellikle baskının en çok olduğu bölgelerde oluşur. Mesela parmak üstü veya tabanlarda fazlasıyla nasır görülebiliyor. Nasır üzerine basıldığında keskin bir ağrı verir.

Siğiller ise karnabahara benzeyen pürüzlü bir görüntü verir. En belirgin farkı, siğilin üzerinde görülen minik siyah noktalardır. Ayrıca siğiller bulaşıcıdır ve hızla yayılabilir. Siğilin aksine nasırda ise bulaşma olmaz.

Nasırı kesmek, koparmak veya törpülemek yapılacak en büyük hatalardan biridir. Nasır koparıldığı zaman, cildin altındaki canlı doku zarar görür ve enfeksiyon kapabilir.
Özellikle diyabet hastalarında bu durum iyileşmeyen yaralara ve kangrene kadar yol açabilir. Ayrıca nasır koparıldığı zaman, daha kalın ve sert bir şekilde geri gelir.

Elma sirkesi asidik yapısıyla siğilin kurumasını sağlayabilir. Ancak kişinin bağışıklığı düşükse sirke ile üstten yok edilen siğil, yeniden ortaya çıkabilir.
Ponza taşı sadece banyo sonrası yumuşamış ölü deriyi hafifçe temizlemek için kullanılmalıdır.
Virüs cilt altında bazen kalabiliyor. Bağışıklık düştüğünde siğil aynı ya da farklı bir yerde yeniden çıkabilir.