Kalp kapak hastalıkları yalnızca tıbbi bir sorun değil, hastalar için uzun ve yıpratıcı bir yaşam mücadelesi anlamına geliyor. Özellikle ileri yaşta ve daha önce ameliyat geçirmiş bireylerde bu süreç çok daha ağır ilerleyebiliyor. Daha önce iki kez kalp ameliyatı olan Zülbiye Yahşi için üçüncü operasyon ihtimali hem fiziksel hem de psikolojik açıdan ciddi bir yük oluşturdu. Umut ve kaygının iç içe geçtiği bu zorlu süreç, Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’nde Prof. Dr. Cengiz Köksal ve ekibinin gerçekleştirdiği başarılı operasyonla yeni bir başlangıca dönüştü.
69 yaşındaki Zülbiye Yahşi, daha önce aort ve mitral kapak ameliyatı geçirmesine rağmen şikâyetlerinin yeniden başlaması üzerine Medipol Acıbadem Bölge Hastanesi’ne başvurdu. Günlük yaşamında yürüyemez, merdiven çıkamaz hale geldiğini anlatan Yahşi, “Dışarıdan bakıldığında bir şeyim yoktu ama nefes alamıyordum.

İş yapamıyor, kısa mesafeleri bile yürüyemiyordum” dedi. Ameliyata giden zorlu sürecini anlatan Yahşi, “Daha önce yaşadıklarım yüzünden çok korkuyordum. Ancak hocamız her şeyi detaylı anlattı. Göğüs altından küçük bir kesiyle ameliyat oldum. Çok rahat geçti, iyileşme sürecim de beklediğimden çok daha iyi oldu. Şu an rahatça hareket edebiliyorum” ifadelerini kullandı.
Hastanın durumunun son derece riskli olduğunu belirterek Prof. Dr. Köksal, “Zülbiye Hanım bize geldiğinde ileri derecede nefes darlığı vardı. Daha önce iki kez kalp ameliyatı geçirmişti ve bu kez triküspit kapağında ileri derecede kaçak vardı. 69 yaşında üçüncü bir kalp ameliyatı gerçekten çok ciddi riskler barındırır” dedi.

Riskleri azaltmak için kapağı değiştirmek yerine tamir etmeyi tercih ettiklerini belirten Prof. Dr. Köksal, “Kapağın değiştirilmesi hem hayati riskleri artırır hem de hastanın ömür boyu daha yüksek doz kan sulandırıcı kullanmasına neden olur. Bu da ciddi kanama riskleri doğurur” diye belirtti.

Uygulanan yöntemin Türkiye’de geliştirildiğini vurgulayan Prof. Dr. Köksal, “Hastamızın triküspit kapağını, kendi geliştirdiğimiz ve ‘Made in Türkiye’ ismini verdiğimiz mitralizasyon yöntemiyle tamir ettik. Ayrıca ameliyatı sağ koltuk altından, endoskopik yöntemle ve kalbi durdurmadan gerçekleştirdik” diye konuştu.
Bu yöntemin özellikle ileri yaş ve daha önce kalp ameliyatı geçirmiş hastalar için büyük avantaj sağladığını belirten Prof. Dr. Köksal, sözlerini şöyle tamamladı: “Küçük kesi, kalbi durdurmadan ameliyat ve kapak tamiri; teknolojinin bize sunduğu üç büyük avantaj. Yaşı kaç olursa olsun, her hastaya özel planlama yapıyoruz. En çok faydayı da bu hasta grubu görüyor.”