Ramazan ayında iftardan sonra gelen ani yorgunluk birçoğumuz için kaçınılmazdır. Peki, siz iftardan sonra gelen ani yorgunluğun gerçek sebebinin ne olduğunu biliyor musunuz? Ramazan ayında gün içerisinde ve iftardan sonra yorgun düşmemek, sahur ve iftar öğünlerinizi doğru stratejilerle yönetmekten geçer. Sizde iftardan sonra enerjim düşmesin ve yorgun hissetmeyeyim istiyorsanız, doğru yerdesiniz. Ramazanda iftardan sonra koltuğa yığılıp kalıyor ve kendinizi yorgun hissediyorsanız, dikkat! İftardan sonra gelen ani yorgunluğun gerçek sebebi belli oldu. İşte iftardan sonra gelen ani yorgunluğun gerçek sebebi…
Ramazanda birçok vatandaş gün boyu halsiz kalır ve iftardan hemen sonra ise ani bir yorgunluğun içerisinde kendini bulur. Fakat iftardan sonra yorgun ve halsiz hissetmenin birçok sebebi vardır. Özellikle Ramazan ayında bedeni korumak, tamamen sahur ve iftar sürecini doğru yönetmekle alakalıdır. Doğru stratejilerle yönetilen iftar ve sahur öğünü gün boyu sizi enerjik tutmaya yardımcı olur.

Ramazan ayında iftardan sonra gelen ani yorgunluk birçoğumuz için kaçınılmazdır. Sizde Ramazanda iftardan sonra koltuğa yığılıp kalıyor ve kendinizi yorgun hissediyorsanız, bir noktada kesinlikle yanlış bir şey yapıyorsunuzdur. Genellikle iftardan sonra gelen ani yorgunluk hissi, ağırlık, uyku hali ve zihinsel bulanıklık ‘yemek çarptı’ şeklinde adlandırılır ve geçiştirilir.

Fakat iftardan sonra gelen ani yorgunluğun arkasında birçok zararlı etken bulunmaktadır. Sizin ‘yemek çarptı’ olarak adlandırdığınız durum aslında vücudunuzun sizi uyardığı metabolik bir zincir reaksiyondur. Oruç tutulan süre zarfında vücut, gün boyu alarmdadır fakat kontrollüdür. Gün boyu vücut ne kadar halsiz kalsa da iftardan sonra enerjisinin artacağını düşünür. Fakat vücut, iftardan hemen sonra enerjik olmak ve güç sağlamak yerine aniden yorgun ve bitkin düşer.

İftardan sonra vücudun aniden yorgun düşmesi tamamen beslenme şeklinizle ve alışkanlıklarınızla alakalıdır. İftarda vücuda hızlı bir şekilde karbonhidrat girdiğinde; kan şekeri hızla yükselir, güçlü insülin yanıtı oluşur, glukoz hücrelere çekilir ve reaktif düşüş başlar.

Tam da bu aşamada kan akımı mide-bağırsak sistemine yönelir. Karın boşluğundaki iç organlarda dolaşım artar. Aynı zamanda beyne giden relatif kan akımı azalır. Bu durum ise vücudun sindirime öncelik vermesine ve ani yorgunlukların yaşanmasına yol açar.
İftardan sonra ani yorgunluğunuzun ve enerjisizliğinizin tek sebebi çok yemeniz değil, neler yediğinizdir. Ramazan ayında yanlış sırayla beslenmek ve hızlı yemek yemek kan şekerinde ani dalgalanmaları beraberinde getirir. Bu da enerji düşüşünü, isteksizliği ve yorgunluğu ortaya çıkarır.

Bu noktada iftardan sonra yorgun düşmek istemiyor ve enerjinizi artırmak istiyorsanız, beslenme düzenine mutlaka uymalısınız. İftarda oruç açarken, öncelikle su ve çorba tercih etmeli, protein ve sebze ağırlıklı besinler tüketmeli, yavaş ve bilinçli beslenmeli, aynı zamanda en son karbonhidrat almalısınız. Aksi taktirde iftar sonrası ani yorgunluk ve enerji kaybı kaçınılmaz olacaktır.

Sizde Ramazan ayında bedeninizin daha rahat olmasını ve akşamları daha verimli bir vakit geçirmek istiyorsanız, iftarda neler yediğinize ve nasıl beslendiğinize mutlaka dikkat etmelisiniz. Dikkat etmediğiniz taktirde ani uyku hali, halsizlik, konsantrasyon kaybı, mental bulanıklık ve “yerimden kalkamıyorum” hissiyle sürekli mücadele edersiniz.