Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Almanya merkezli savunma şirketi Helsing tarafından geliştirilen HX-2 saldırı dronları, Ukrayna’daki saha testlerinde ciddi teknik sorunlar yaşadı. Test sonuçlarının ardından Ukrayna’ya yönelik yeni siparişler durduruldu.
Son yıllarda insansız hava araçları, modern savaşın en belirleyici unsurlarından biri haline geldi. Özellikle Ukrayna’daki çatışmalar, dronların düşük maliyetle nasıl büyük etki yapabildiğini açıkça gösterdi. Bu tablo, Avrupa’daki savunma teknolojisi girişimlerini de Ukrayna’ya yönelik çözümler geliştirmeye itti.
Ancak sahadaki gerçek koşullar, sunumlarda anlatılanlarla her zaman örtüşmüyor. Helsing’in amiral gemisi olarak tanıttığı HX-2 saldırı dronları da bu gerçeğin son örneklerinden biri oldu.
Ukrayna ordusunun cephe hattına yakın bölgelerde yaptığı testlerde HX-2 dronlarının performansı beklentilerin oldukça altında kaldı. Edinilen bilgilere göre dronların yalnızca yüzde 25’i sorunsuz şekilde havalanabildi.
Daha kalkış aşamasında yaşanan teknik arızalar, sistemin operasyonel güvenilirliğine dair ciddi soru işaretleri doğurdu. Bu tablo sonrası HX-2 için verilen siparişler durduruldu. Almanya cephesi de, Ukrayna’dan yeni bir talep gelene kadar Helsing’e ek sipariş vermeme kararı aldı.
Bloomberg’e konuşan üç ayrı kaynağa göre HX-2’ler, cephe hattında yoğun şekilde kullanılan elektronik harp sistemleri karşısında da zorlandı. Elektronik karıştırma nedeniyle dron ile operatör arasındaki bağlantının sık sık koptuğu, bunun da görevlerin yarıda kalmasına yol açtığı ifade ediliyor.
Bu durum, Helsing’in HX-2’yi tanıtırken özellikle vurguladığı “elektronik harbe dayanıklı yapay zekâ altyapısı” iddiasıyla açıkçası pek örtüşmüyor.
Ukraynalı askerlerin değerlendirmeleri de oldukça net. Daha önce kullanılan HF-1 modeliyle ilgili konuşan bir Ukraynalı Hava Kuvvetleri subayı, Die Welt’e yaptığı açıklamada ilk ayları “tam bir fiyasko” olarak tanımlıyor. “Ortada çok az iş var ama pazarlama müthiş,” sözleri, sahadaki hayal kırıklığını özetler nitelikte.
Ukraynalı askerlerin değerlendirmeleri de oldukça net. Daha önce kullanılan HF-1 modeliyle ilgili konuşan bir Ukraynalı Hava Kuvvetleri subayı, Die Welt’e yaptığı açıklamada ilk ayları “tam bir fiyasko” olarak tanımlıyor. “Ortada çok az iş var ama pazarlama müthiş,” sözleri, sahadaki hayal kırıklığını özetler nitelikte.
Helsing ise eleştirileri büyük ölçüde kabul etmiyor. Şirketten yapılan açıklamada, Alman Savunma Bakanlığı’na ait olduğu belirtilen sunumdan haberdar olunmadığı ifade edilirken, özellikle kalkışlardaki yüksek başarısızlık oranı reddediliyor.
Helsing, resmi olarak belgelenmiş ilk uçuş verilerinin “cesaret verici” olduğunu savunuyor. Şirkete göre HX-2, elektronik harp koşulları dâhil olmak üzere gerçek savaş ortamında da yüksek isabet oranlarına ulaşabilecek kapasiteye sahip.
Aralık 2024’te tanıtılan HX-2, sabit kanat yapısını dört pervaneli dikey kalkış sistemiyle birleştiriyor. 100 kilometreye kadar menzilde hedefleri vurabilen bir saldırı dronu olarak tanımlanan sistemin; terminal güdüm, orta safha yönlendirme ve görsel hedef tespiti olmak üzere üç ayrı yapay zekâ bileşeni taşıdığı belirtiliyor.
Ne var ki Ukrayna’daki saha testleri, bu sistemlerin pratikte ne kadar işlevsel olduğu sorusunu ciddi biçimde gündeme getirmiş durumda.