Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Sabah evden tam vaktinde çıkacakken montunuzun fermuarı sıkışır, misafirlerinize harika bir sos hazırlayacakken o kavanoz kapağı inatla açılmaz veya en sevdiğiniz ayakkabınız tam topuğunuzdan vurarak o günü size zehreder. Günlük hayat, aslında bu küçük ama inanılmaz derecede sinir bozucu krizlerle doludur. Çoğu zaman kaba kuvvet uygulayarak veya sinirlenerek çözmeye çalıştığımız bu sorunların, evdeki çok basit malzemelerle uygulayabileceğiniz fiziksel ve kimyasal kısa yolları vardır.
Bazen en karmaşık sorunların çözümü, gözümüzün önünde duran en basit eşyalarda gizlidir. Hayat kurtaran ipuçları dediğimiz bu yöntemler, aslında eşyaların varoluş amaçlarının dışında, onların fiziksel özelliklerinden (sürtünme, emicilik, genleşme) faydalanma sanatıdır. Bir ekmek içinin mikroskobik bir süpürgeye, bir buz küpünün ise halı tamircisine dönüşebileceği bu küçük sırlar, sizi hem ekstra masraftan kurtaracak hem de kriz anlarında soğukkanlılığınızı korumanızı sağlayacaktır. İşte hayat kalitenizi anında artıracak o muazzam taktikler.
Aceleyle evden çıkarken montunuzun, çantanızın veya pantolonunuzun fermuarı aniden kumaşa takılır veya dişler birbirine geçer. Çekip zorlamak fermuarı tamamen bozar. Bu durumda imdadınıza sıradan bir kurşun kalem yetişir. Kurşun kalemin ucu (grafit), doğadaki en mükemmel ve en kuru yağlayıcılardan biridir. Kalemin ucunu, fermuarın sıkıştığı dişlerin üzerine ve metalin etrafına bolca sürtün. Grafit tozu, metal dişlerin arasındaki sürtünmeyi anında sıfıra indirir. Fermuarı birkaç kez çok hafifçe ileri geri oynattığınızda, sanki yeni yağlanmış gibi yağ gibi kayıp açıldığını göreceksiniz.
Fabrikada vakumlanarak kapatılmış bir salça veya turşu kavanozu bazen ne kadar güç uygularsanız uygulayın açılmaz. Elleriniz kayar, bileğiniz ağrır. Bıçağın ucuyla havasını almaya çalışmak ise tehlikelidir. Çözüm, sürtünme katsayısını artırmaktır. Evdeki kalın bir paket lastiğini alın ve metal kapağın etrafına sıkıca geçirin. Lastik, elinizle metal arasındaki o kaygan yüzeyi ortadan kaldırır ve mükemmel bir tutuş sağlar. Çok az bir kuvvet uyguladığınızda bile kapağın "tık" diye açıldığını göreceksiniz. Eğer lastik yoksa, kapağın omuz kısmını 30 saniye kadar sıcak suyun altında tutun. Sıcaklık metali genleştirecek ve kapağın camdan ayrılmasını sağlayacaktır.
Evinizde bir değişiklik yapıp ağır bir koltuğun veya masanın yerini değiştirdiğinizde, halının üzerinde o eşyanın ayaklarının bıraktığı derin, ezik çukurlar kalır. Ne kadar süpürürseniz süpürün o eziklik geçmez. O çukurların üzerine birer adet buz küpü bırakın ve erimesini bekleyin. Buz yavaşça eridikçe, ezilmiş ve susuz kalmış halı lifleri o suyu ağır ağır emer. Suyla dolan lifler tıpkı bir sünger gibi şişer ve eski hacmine kavuşur. Buz tamamen eridiğinde, o bölgeyi sert bir fırçayla veya eski bir diş fırçasıyla hafifçe kabartın. O derin göçüklerden eser kalmadığını göreceksiniz.
Duvara bir tablo asmak için küçük bir çiviyi tutarken, çekicin parmağınıza inme korkusu herkesin malumudur. Hele ki çivi çok küçükse, parmaklarınızı hedef olmaktan kurtarmak neredeyse imkansızdır. Bunun için bir çamaşır mandalı veya sık dişli bir tarak kullanın. Çiviyi mandalın ucuyla sıkıca tutun veya tarağın iki dişi arasına sıkıştırın. Elinizi güvenli bir mesafede tutarak çekici rahatça vurun. Çivi duvara sabitlendikten sonra mandalı çekip alın ve işlemi tamamlayın. Sıfır risk, kusursuz sonuç.
Yeni aldığınız ve çok severek giydiğiniz o ayakkabı, günün ortasında topuğunuzu sürtünmeden dolayı su toplamış bir işkence aletine çevirebilir. Yara bandı yapıştırmak çoğu zaman işe yaramaz çünkü yürürken o da kayıp çıkar. Ayakkabıyı giymeden önce, topuğunuza veya sürtünme ihtimali olan bölgelere şeffaf jel deodorant (roll-on veya stick) sürün. Deodorant, cildinizin üzerinde görünmez, kaygan ve koruyucu bir bariyer oluşturur. Ayakkabının sert kısmı derinize sürtünmek yerine bu kaygan bariyerin üzerinden akıp geçer. Su toplamasına ve tahrişe karşı en etkili ve en gizli yöntemdir.
Yemek yerken en sevdiğiniz gömleğe veya pantolona bir damla yağ sıçradığında ıslak mendille silmek yapılan en büyük hatadır. Su, yağı iter ve lekeyi kumaşın daha da derinlerine hapseder. Böyle bir kriz anında yapmanız gereken şey emilimi sağlamaktır. Lekeye anında beyaz okul tebeşiri sürün veya üzerine bolca bebek pudrası dökün. Tebeşir tozu ve pudra, inanılmaz derecede yüksek bir emiciliğe sahiptir. Kumaşın lifleri arasına giren yağı saniyeler içinde yukarı çekip kendi içine hapseder. Birkaç saat bekledikten sonra tozu silkeleyin ve kıyafetinizi makineye atın. Lekenin tamamen yok olduğunu göreceksiniz.