Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Banyo ve mutfak temizliğinde hepimizin kafasına kazınmış çok yanlış bir ezber vardır: "Klor kokusu gelmiyorsa orası temizlenmemiştir." Özellikle fayansların arasındaki o beyaz dolgu maddelerinin (derzlerin) zamanla kararması, küflenmesi ve sararması, bizi istemsizce o zehirli çamaşır suyu şişelerine sarılmaya iter. Ocağı, banyoyu çamaşır suyuyla doldurup nefes nefese kalarak dakikalarca fayans fırçalamak hem ciğerlerinize hem de evinizin havasına yaptığınız büyük bir ihanettir. Dahası, çamaşır suyu derz aralarını temizlemez, aksine zamanla onları eriterek daha çok kir tutmalarına neden olur. Eğer astım krizleri geçirmeden, gözleriniz yaşarmadan o derzleri ilk günkü beyazlığına kavuşturmak istiyorsanız, ihtiyacınız olan tek şey kimya derslerinden fırlamış, tamamen doğal ve şaşırtıcı derecede güçlü bir tepkimedir.
Karbonat (Sodyum Bikarbonat) bir bazdır, beyaz sirke (Asetik Asit) ise bir asittir. Bu ikisini sıvı halde bir araya getirdiğinizde çok şiddetli bir kimyasal reaksiyon başlar ve ortaya Karbondioksit (CO2) gazı çıkar. Çocukken yapılan yanardağ deneylerindeki o köpürmenin kaynağı olan bu gaz çıkışı, mikroskobik düzeyde muazzam bir "kaldıraç" etkisi oluşturur. Çamaşır suyu kirleri kimyasal olarak "yakıp" rengini açarak (ağartarak) temizlediği illüzyonunu oluştururken; sirke ve karbonat reaksiyonu o siyahlaşmış kiri, küfü ve sabun kalıntılarını fiziksel olarak yerinden söker ve yüzeye iter. Bu tamamen doğal tepkime, solunum yollarınızı yakmadan banyonuzu dezenfekte etmenin en zekice yoludur.
Çamaşır suyu (Sodyum Hipoklorit), son derece aşındırıcı ve korozif bir kimyasaldır. Fayansların arasındaki derz dolgusu, çimentomsu ve gözenekli bir yapıya sahiptir. Siz derzleri temizlemek için o oluklara çamaşır suyu döküp fırçaladığınızda, o an için beyazlık elde edersiniz.
Ancak gerçekte olan şey şudur: Çamaşır suyu, derz dolgusunun kimyasal yapısını zayıflatır ve mikro çatlaklar oluşturur. Yüzeyi aşınan derz, bir sonraki sefere çok daha hızlı kirlenir, içine daha derin küf alır ve en nihayetinde ufalanarak dökülmeye başlar. Bir süre sonra fayans aralarının boşaldığını ve su sızdırdığını fark edersiniz. Ayrıca sıcak suyla yıkanan bir banyoda kullanılan çamaşır suyu, buharlaşarak zehirli klor gazına dönüşür. Kapalı bir alanda bu gazı solumak, akciğer dokularında kalıcı hasarlara ve alerjik astıma yol açar.
Derz aralarındaki o inatçı kirlerden kurtulmak için bu iki malzemeyi doğru sırayla kullanmak şarttır. Eğer karbonat ve sirkeyi bir kapta karıştırıp fırçayla sürmeye çalışırsanız, köpürme işlemi (yani temizleme gücü) kapta gerçekleşir ve fayansa sürdüğünüzde hiçbir işe yaramaz. Kimyasal patlamanın tam olarak kirin üzerinde gerçekleşmesi gerekir.
Önce Macunu Yapın: Küçük bir kasenin içine bolca karbonat dökün. Üzerine çok az miktarda normal su ekleyerek karıştırın. Amacımız akışkan bir sıvı değil, diş macunu kıvamında, yoğun bir "Karbonat Macunu" elde etmektir.
Derzlere Sürün: Eski bir diş fırçasını veya derz fırçasını kullanarak, hazırladığınız bu kalın macunu kararmış olan fayans aralarına bolca sürün. Karbonat, hafif aşındırıcı (zımpara) yapısıyla en üstteki yağ ve sabun kalıntısına tutunacaktır.
Asıl sihir şimdi başlıyor. Karbonat macununu tüm derzlere sürdükten sonra, boş bir fısfıs (sprey) şişesinin içine "Beyaz Sirke" doldurun (Elma veya üzüm sirkesi renk bırakabilir, temizlik için daima şeffaf beyaz sirke kullanılmalıdır).
Sprey şişesindeki sirkeyi, derzlerin üzerine sürdüğünüz karbonat macununun üzerine cömertçe sıkın. Sıktığınız an, o şiddetli "tıss" sesini duyacak ve macunun kabarıp yoğun bir şekilde köpürdüğünü göreceksiniz. Bu köpürme işlemi, karbonat ve sirkenin reaksiyona girerek milyonlarca minik karbondioksit balonu üretmesidir. O balonlar patlarken ve yükselirken, derzin o derin gözeneklerine sıkışmış olan siyah küfü, mantarı ve kiri yerinden sökerek yüzeye taşır. Sirke aynı zamanda güçlü bir doğal asit olduğu için kireci anında çözer ve küf sporlarının hücresel zarını parçalayarak onları öldürür.
Köpürme işlemi bittikten ve reaksiyon durduktan sonra (yaklaşık 10-15 dakika bekleyin), aynı diş fırçasını alıp derzleri çok hafifçe fırçalayın. Çamaşır suyunda olduğu gibi kolunuzu koparana kadar bastırmanıza gerek kalmadığını, kirlerin adeta eriyip suya karıştığını fark edeceksiniz.
Son olarak bölgeyi sıcak suyla durulayın veya ıslak bir mikrofiber bezle silin. Banyonuz kuruduğunda, fayans aralarınızın ilk ustanın yaptığı günkü gibi bembeyaz, pürüzsüz ve tertemiz olduğunu göreceksiniz. Üstelik geride ne boğazınızı yakan o zehirli klor kokusu kalacak, ne de derzleriniz aşınmış olacak. Doğanın bize sunduğu bu basit kimya, en pahalı temizlik ürünlerinden bile daha kusursuz bir iş çıkarır.