Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Son günlerde deniz yolculuğu sırasında tespit edilen şüpheli vakalarla yeniden tartışılmaya başlanan hantavirüs, özellikle bulaşıcılık riski ve ağır seyreden vakalar nedeniyle dünya genelinde yakından takip ediliyor.
Hantavirüs, kemirgenler aracılığıyla insanlara bulaşabilen RNA yapısına sahip viral enfeksiyon grubunu ifade ediyor. İlk kez tanımlandığı bölgeden adını alan bu virüs, farklı coğrafyalarda farklı klinik tablolar oluşturabiliyor.
Avrupa ve Asya’da daha çok böbrekleri etkileyen kanamalı ateş tablosu görülürken Amerika kıtasında akciğerleri hedef alan pulmoner sendrom daha sık ortaya çıkıyor. Virüsün oluşturduğu tablo, bulaşan alt tipe göre değişiklik gösterebiliyor.

Son dönemde uzmanların dikkat çektiği nokta, hantavirüs vakalarının küresel hareketlilik nedeniyle daha geniş takip altında tutulması gerektiği yönünde. Özellikle kapalı ve ortak kullanım alanlarının yoğun olduğu ortamlarda ortaya çıkan şüpheli vakalar sonrası sağlık otoriteleri, kemirgen kontrolü ve hijyen önlemlerinin önemini yeniden vurguluyor. Hastalığın nadir görülmesi, riskin göz ardı edilmesi gerektiği anlamına gelmiyor.
Hantavirüsün temel bulaş yolu enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürükleriyle kirlenmiş ortamlarda oluşan partiküllerin solunmasıdır. Virüs taşıyan fare veya sıçanların bulunduğu kapalı alanlarda temizlik sırasında havaya karışan mikroskobik parçacıklar enfeksiyon riskini artırabiliyor.

Bunun yanı sıra kemirgenlerin temas ettiği yüzeylere dokunup ardından ağız, burun veya göz bölgesine temas edilmesi de bulaş zincirine neden olabiliyor. Kemirgen ısırıkları yoluyla bulaş oldukça nadir kabul ediliyor. Gıda yoluyla bulaş ihtimali ise sınırlı görülüyor.
Çiftlik hayvanları ya da evcil hayvanlar doğrudan taşıyıcı olarak değerlendirilmese de enfekte materyali pasif olarak taşıyabiliyor. Bu nedenle özellikle depo, bodrum, kırsal yaşam alanları ve uzun süre kapalı kalmış ortamlarda temizlik öncesi koruyucu önlem alınması öneriliyor.
Hantavirüsün büyük çoğunluğu insandan insana bulaşmıyor. Uzmanlar, yaygın hantavirüs türlerinde enfeksiyonun kişiden kişiye temasla geçmediğini belirtiyor. Bu nedenle günlük sosyal temas, tokalaşma veya aynı ortamda bulunma tek başına risk oluşturmuyor.
Hastalığın temel kaynağı kemirgenlerle bağlantılı çevresel maruziyet olarak kabul ediliyor. Ancak bazı Güney Amerika kökenli alt tiplerde çok nadir de olsa insandan insana bulaşma ihtimali üzerinde duruluyor. Bu durum genellikle yakın ve uzun süreli temas gerektiriyor.
Son günlerde gündeme gelen vakalar sonrası sağlık otoriteleri bu ihtimalin istisnai olduğunu vurgularken, standart izolasyon ve gözlem uygulamalarının yeterli olduğu belirtiliyor. Geniş çaplı insandan insana bulaşma senaryosu için güçlü bir kanıt bulunmuyor.