Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Meclis’te AK Parti Grup Toplantısı öncesinde basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Tekin, MEB’in Ramazan ayı faaliyetlerine yönelik eleştiriler ve kamuoyunda gündeme gelen laiklik bildirisi hakkında açıklamalarda bulundu.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın Ramazan ayı kapsamında planladığı faaliyetlere ilişkin 81 ile gönderdiği yazının ardından “Laikliği Birlikte Savunuyoruz” başlıklı bir bildiri yayımlandı. Bildiride, Ramazan ayı etkinliklerine yönelik eleştiriler yer aldı. Bildiriye 168 kişi imza attı.

Bakan Tekin, bildiride etkinliklere katılan kişilere yönelik kullanılan bazı ifadelerin hakaret niteliği taşıdığını belirtti. Etkinliklere katılan çocuklar, gençler, öğretmenler ve idarecilerin haklarını korumak amacıyla adım atacaklarını daha önce dile getirdiğini aktaran Bakan Tekin, bu kapsamda hukuki sürecin başlatıldığını söyledi.

Milli Eğitim Bakanı Tekin, Türkiye’de hukuk kurallarını ve Anayasa’yı yorumlama konusunda kimsenin tekelinin bulunmadığını dile getirdi. 168 kişinin, toplumun dini inanç ve ibadetlerini kendi bakış açılarıyla tanımlayarak azınlık statüsüne soktuğunu belirten Bakan Tekin, bu ifadeler nedeniyle konunun yargıya taşındığını kaydetti.

Bildiriyi imzalayan 168 kişi hakkında dava açtıklarını açıklayan MEB Bakanı Yusuf Tekin, "Türkiye'de kimsenin hukuk kurallarını ve Anayasa'yı yorumlama tekeli yok. Bu etkinliklere katılan kişilere, gerici azgın azınlık gibi ifadelerle saldırmak bir hakarettir. Etkinliklere katılan çocuklarımız, gençlerimiz, öğretmenlerimiz ve idarecilerimizin hakkını korumak için böyle bir adım atacağımızı söylemiştim. Biz böyle bir adımı attık. Kimin gerici, kimin yobaz, kimin temel hak ve hürriyetler anlamında totaliter bir perspektif olduğunu göreceğiz." ifadelerini kullandı.

Bakan Tekin, açıklamasında Anayasa hükümleri, Milli Eğitim Temel Kanunu ve Bakanlığın görevleri çerçevesinde tüm vatandaşların temel hak ve hürriyetlerden azami ölçüde yararlanmasının esas olduğunu söyledi. Milli birlik ve dayanışmayı esas alan bir eğitim programı oluşturmanın görevleri arasında bulunduğunu ifade eden Tekin, yapılan düzenlemelerin kanunlara ve Anayasa’ya uygun olduğunu dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erdoğan, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında “Maarifin Kalbinde Ramazan” çerçevesinde etkinlikler düzenlenmesi için 81 ile yazı gönderdiğini belirtti. Yazı kapsamında Ramazan ayı boyunca öğrenciler için söyleşi programları düzenleneceğini, iftar sofraları kurulacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu etkinliklerin anayasal dayanağı bulunduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yazının gönderilmesinin ardından yayımlanan bildiriyi eleştirerek, laiklik kavramı üzerinden yapılan açıklamalara şu sözlerle tepki gösterdi:
Bu yazının gönderilmesinin hemen akabinde Ramazan-ı Şerif'ten sadece bir gün önce artık nesli tükenmekte olan bir takım yobaz çıktı o bayat "Laiklik elden gidiyor" şarkısını söyleyen zehir saçan baştan aşağı millete nefret kusan o malum bildirilerini yayınladı.

Bunlar Batı'da çocuklara yönelik her gün yenisi patlak veren skandallardan rahatsız olmazlar. Çocuklarımıza bu toprakların milli ve manevi değerleri anlatılacak olsa işte bundan hemen rahatsız olurlar. Biz bunların derdinin ne olduğunu çok iyi biliyoruz. Laiklik kavramının arkasına saklanarak on yıllar boyunca bu millete nasıl zulmettiklerini çok ama çok iyi biliyoruz. Bunların derdi laiklik değil. Hiçbir zaman da olmadı. Bunların derdi bu toprakların kutsallarıyla, değerleriyle. Bunların derdi bu milletin ta kendisidir. Hayırdır? Çocuklarımızın namazı, orucu öğrenecek olması sizi neden rahatsız ediyor? Çocuklarımızın ramazan süslemesi yapması sizi neden rahatsız ediyor. Çocuklarımızın teneffüs saatlerinde ilahiler söylemesi sizi neden rahatsız ediyor. Gençlerimizin dilinde küfür, hakaret yerine 'Allah' lafzının olması sizi neden rahatsız ediyor.