Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Lüks bir restoranda önünüze gelen o dumanı tüten "Günün Çorbası", beş yıldızlı bir otel odasında kendinizi krallar gibi hissettiğiniz o gösterişli yatak örtüsü veya mağazada o elbiseyi denediğinizde aynada kendinizi aniden film yıldızı gibi kusursuz görmeniz... Dışarıdan bakıldığında her şeyin müşteri memnuniyeti için kusursuzca tasarlandığı o ışıltılı hizmet sektörünün, aslında kapalı kapılar ardında bambaşka bir matematiği vardır. Karlılığı artırmak, zaman kazanmak ve tüketicinin algısını yönetmek için uygulanan bu taktikler, sektör çalışanları arasında yazılı olmayan kurallardır. Kendi aralarında birer sır gibi sakladıkları, ancak anonim platformlarda ifşa ettikleri bu gerçekleri öğrendiğinizde, bir daha asla o "Günün Menüsü"nü sipariş etmeyecek veya oteldeki o cam bardaktan su içmek istemeyeceksiniz.
Hizmet sektörü, bir "illüzyon" sanatıdır. Müşteri olarak bir bedel ödersiniz ve karşılığında size sadece bir ürün değil, bir "deneyim" satılır. Bu deneyimin kusursuz görünmesi için arka planda inanılmaz bir zaman ve maliyet baskısı vardır. Günde yüzlerce odanın temizlendiği bir otelde veya binlerce tabağın çıktığı bir mutfakta, her şeyin evinizdeki gibi steril ve taze olmasını beklemek maalesef bir ütopyadır. Çalışanlar, vardiyayı zamanında bitirmek ve şeflerinden fırça yememek için bazı "kestirme yollara" başvurmak zorundadır. Satış danışmanları ise tamamen sizin psikolojinizi manipüle etmek üzere eğitilirler. İşte bir daha dışarıda vakit geçirirken aklınızın bir köşesinde bulunması gereken o çarpıcı sektör sırları.
Şık bir restorana oturduğunuzda, garson yanınıza gelip son derece havalı bir ses tonuyla "Bugün şefimizin size özel tavsiyesi..." diyerek bir yemek önerir. Çoğu müşteri, bunun o gün için özel olarak alınan en taze malzemelerle yapıldığını düşünerek bu teklife sıcak bakar.
Ancak mutfak gerçeği çok daha acımasızdır. "Günün Çorbası", "Şefin Spesiyali" veya "Günün Menüsü" denilen yemekler, genellikle restoranın elinde kalan, son kullanma tarihi yaklaşan veya bir önceki günden artan malzemelerin ziyan olmaması (fire verilmemesi) için oluşturulmuş kurtarıcı tariflerdir. Örneğin; hafta sonu satılmayan biftek parçaları, pazartesi günü harika bir sosla "Günün Spesiyali Etli Krep" olarak karşınıza çıkabilir. Şef, elindeki stoğu eritmek zorundadır ve garsonlara o yemeği satmaları için genellikle prim verilir veya hedef konur. Gerçekten taze ve iyi bir şey yemek istiyorsanız, menünün sabit ve en çok sipariş edilen demirbaşlarından şaşmayın.
Beş yıldızlı bir otele girdiğinizde her şeyin pırıl pırıl parladığını görürsünüz. Lavabonun yanındaki o ters çevrilmiş, şık cam su bardakları size "Tertemizim" mesajı verir. Ancak otel temizlik görevlilerinin itiraflarına göre, o bardaklar asla bulaşık makinesinde yıkanmaz. Kat görevlileri zamanla yarıştıkları için (bir oda için ortalama 20-30 dakikaları vardır), o bardakları genellikle banyodaki lavaboda, çoğu zaman tuvaleti veya aynayı sildikleri o aynı nemli bezle hızlıca parlatıp yerlerine geri koyarlar. Eğer otel odasında su içecekseniz, bardağı mutlaka önce kendiniz kaynar su ve sabunla yıkayın veya tek kullanımlık karton bardak isteyin.
İkinci büyük tehlike ise yatağın ayak ucuna serilen o şık, desenli "Runner" (Yatak örtüsü) ve kırlentlerdir (dekoratif yastıklar). Çarşaflar ve yastık kılıfları her müşteriden sonra istisnasız 90 derecede yıkanırken, o ağır yatak örtüleri ve dekoratif yastıklar sadece gözle görülür bir leke varsa yıkamaya gönderilir. Bazen aylarca yıkanmadan yüzlerce farklı müşterinin ayakkabısına, valizine veya tenine temas etmiş olabilirler. Odaya girdiğinizde yapmanız gereken ilk şey, o dekoratif örtüyü ve yastıkları katlayıp dolaba kaldırmaktır.
Bir kıyafet mağazasında beğendiğiniz bir ürünün bedeni reyonda kalmadığında, satış danışmanına "Acaba depoda var mıdır?" diye sorarsınız. Danışman son derece kibar bir şekilde "Hemen arkaya (depoya) gidip sizin için kontrol edeyim" der ve 5 dakika sonra elleri boş dönerek "Maalesef kalmamış" der.
Mağaza çalışanlarının en çok başvurduğu bu beyaz yalanın arkasında aslında "dinlenme" ihtiyacı yatar. Çalışanlar, o ürünün depoda olmadığını %99 ihtimalle zaten biliyordur. Ancak "Yok" deyip kestirip atmak müşteriyi sinirlendireceği için, depoya giderler. O 5 dakikalık süre, çalışanın gürültüden uzaklaşıp su içtiği, telefonuna baktığı veya sadece derin bir nefes alıp dinlendiği altın değerinde bir moladır. Onlar arkada sizin için koli devirmiyor, sadece psikolojik olarak kendilerini şarj ediyorlar.
Bir mağazanın deneme kabinine girdiğinizde giydiğiniz pantolonun sizi inanılmaz ince, uzun ve kusursuz gösterdiğini fark edersiniz. Mutlulukla o ürünü satın alıp eve geldiğinizde kendi yatak odanızdaki aynaya bakarsanız büyük bir hayal kırıklığı yaşarsınız. Acaba mağazada kilo mu vermiştiniz?
Tabii ki hayır. Perakende devleri, deneme kabinlerindeki aynaları asla duvara tam 90 derece dik açıyla monte etmezler. Aynalar, üstten geriye doğru birkaç milimetrelik bir açıyla (hafifçe geriye yatık) yerleştirilir. Bu "Eğimli Ayna" hilesi, perspektif kuralları gereği optik bir illüzyon oluşturarak bacaklarınızı daha uzun, belinizi ise daha ince gösterir. Ayrıca kabin içindeki ışıklar, selülitleri ve kusurları gizleyecek, cilt tonunuzu daha sıcak gösterecek özel sarı/pembe LED'lerden seçilir. Siz o elbiseyi değil, o aynadaki kusursuz yansımanızı satın alırsınız.
"Sezon Sonu Büyük İndirimi" gibi dönemlerde %70 indirimle aldığınız o marka tişörtün veya ayakkabının, sadece iki yıkamada renginin solması veya dikişlerinin atması bir şanssızlık değildir.
Birçok büyük hazır giyim markası, özellikle bu dev indirim kampanyaları ve "Outlet" mağazaları için "Özel Üretim" yapar. Mağazada normal sezonda 2.000 TL'ye satılan bir ürünle, indirim çadırında 500 TL'ye düşmüş gibi gösterilen ürünün tasarımı tamamen aynıdır; ancak kumaşın iplik kalitesi, gramajı ve dikiş sıklığı çok daha düşüktür. Etikette aynı marka yazsa da, siz aslında o ürünün daha düşük maliyetli, ucuzlatılmış bir klonunu satın alırsınız. İndirimli ürün alırken, "Zaten bu kadar ucuzlamıştı" yanılgısına düşmeyin; o ürünün gerçek maliyeti ve ederi zaten o ödediğiniz indirimli fiyattır.