Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.

Mücevherde kırmızı alarm: İhracat kotaya takıldı!

Türkiye'nin en yüksek katma değer üreten sektörlerinden biri olan mücevherde alarm zilleri çalıyor. Düzenlenen basın toplantısında altın ithalat kotasının maliyetleri artırdığını belirten Mücevher İhracatçıları Birliği Başkanı Mustafa Özcan, sektörün 20 milyar dolarlık ihracat potansiyelinin risk altında olduğunu açıkladı.

Mücevherde kırmızı alarm: İhracat kotaya takıldı!
KAYNAK:
Bülten
|
GİRİŞ:
23.07.2026
saat ikonu 12:22
|
GÜNCELLEME:
23.07.2026
saat ikonu 12:22

Altın ithalatına getirilen kota uygulaması, Türk mücevher sektörünün küresel rekabet gücünü zayıflatıyor. Dünyanın en büyük üçüncü mücevher üreticisi konumundaki Türkiye'de altın ithalatına getirilen kota uygulaması ihracatı sert vurdu. Mücevher İhracatçıları Birliği'nin (MİB) açıkladığı verilere göre, 2026'nın ilk altı ayında sektör ihracatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 33 gerilerken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki düşüş yüzde 62'ye ulaştı.

Sektör temsilcileri, artan maliyetlerin yanı sıra kota nedeniyle oluşan belirsizliğin uluslararası müşterileri , ve Endonezya gibi rakip ülkelere yönlendirdiğini belirtti.

Mücevher İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Özcan, düzenlediği basın toplantısında ihracattaki sert düşüşün temel nedeninin altın ithalatına getirilen kota uygulaması olduğunu söyledi. Özcan, sektörün yalnızca artan maliyetlerle değil, uluslararası alıcılarda oluşan güven kaybıyla da mücadele ettiğini belirterek, Türkiye'nin net ihracatçı konumundan ithalatçı konumuna gerilediğini ifade etti.

Mücevherde kırmızı alarm: İhracat kotaya takıldı!

Türkiye'nin Hindistan ve İtalya'nın ardından dünyanın üçüncü büyük mücevher üreticisi olduğunu hatırlatan Özcan, son iki yılda sektörün önemli bir kan kaybı yaşadığını söyledi.

2025 yılında 7,9 milyar dolar olan sektör ihracatı, 2026'nın ilk altı ayında 2,9 milyar dolarda kaldı. Aynı dönemde toplam ihracat yüzde 33 azalırken, işlenmiş altın mücevher ihracatındaki gerileme yüzde 62'ye ulaştı.

Mücevherde kırmızı alarm: İhracat kotaya takıldı!

''ALTINDAKİ FİYAT FARKINI MÜŞTERİYE ANLATAMIYORUZ''

Mustafa Özcan, 2023 yılında cari açığı azaltmak amacıyla başlatılan altın ithalatı kotasının sektörün rekabet gücünü doğrudan zayıflattığını belirtti. Kota nedeniyle uluslararası piyasa fiyatı ile Türkiye'deki altın fiyatı arasında dönem dönem kilogram başına 15 bin dolara varan fark oluştuğunu söyleyen Özcan, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Mücevher sektörü kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik katma değeri üretiyor. Buna karşılık kota nedeniyle altının kilogram fiyatında zaman zaman 15 bin dolara varan farklar oluştu. Böyle bir maliyet farkını uluslararası alıcıya anlatmanız mümkün değil. Dünya piyasasında aynı ürünü daha uygun maliyetle temin edebilen müşteriler doğal olarak başka ülkelere yöneliyor."

Mücevherde kırmızı alarm: İhracat kotaya takıldı!

BELİRSİZLİK MÜŞTERİYİ TÜRKİYE'DEN UZAKLAŞTIRIYOR

Uluslararası alıcıların sipariş verirken teslim tarihindeki altın maliyetini öngöremediğini belirten Özcan, bunun uzun yıllar emek verilerek oluşturulan müşteri ilişkilerini zedelediğini söyledi:

"Bugün fiyat farkı olmayabilir ancak müşteri sipariş verdiğinde 45 gün sonra hangi maliyetle karşılaşacağını bilmiyor. Bu belirsizlik nedeniyle siparişlerini Çin'e, İtalya'ya veya Endonezya'ya kaydırıyor. Uluslararası ticarette süreklilik çok önemli. Bir müşteri Türkiye'den uzaklaştığında, fiyatlar normale dönse bile onu yeniden kazanmak kolay olmuyor."

Mücevherde kırmızı alarm: İhracat kotaya takıldı!

''KOTA İTHALATI AZALTMADI''

Özcan'ın verdiği bilgiye göre, cari açığı azaltmak amacıyla uygulamaya alınan kota sistemi, beklenen sonucun aksine ithalatı istenilen ölçüde düşürmedi.

Verilere göre; 2021 yılında 700 milyon dolar seviyesinde olan bitmiş takı ithalatı, 2024 yılında 6,6 milyar dolara yükseldi. Aynı süreçte Türkiye'nin önemli rakiplerinden İtalya'nın Türkiye'ye mücevher ihracatı da dikkat çekici şekilde arttı.

Türkiye'nin geçmişte net ihracatçı konumunda olduğunu hatırlatan Özcan, sektörün yeniden rekabet gücü kazanabilmesi için ham maddeye erişimin öngörülebilir hale getirilmesi gerektiğini söyledi.

İhracatçıların dünya pazarındaki rekabet gücünü zayıflatan ve ham maddeye erişimi zorlaştıran altın ithalatı kota uygulamasının dışında başka problemler de olduğuna işaret eden Özcan, "Üretimi doğrudan etkileyen Dahilde İşleme Rejimi (DİR) tarafında da büyük engellerle karşılaşıyoruz; aylık altın ithalatında kapasite kısıtlamaları bulunuyor, mevcut kapasiteler kullandırılamıyor ve ithalat öncesi gümrüklerden izin alma zorunluluğu gibi süreçler işimizi yavaşlatıyor. Operasyonel tarafta ise ürünlerin ayar raporu için Darphane'ye sevk edilmesi mecburiyeti, özel ayar evi raporlarının kabul edilmemesi ve hatta ATA Karnesi ile yurt dışına götürülen ürünlerden dahi ayar raporu istenmesi büyük bir vakit ve maliyet kaybı yaratıyor." dedi.

"20 MİLYAR DOLARLIK İHRACAT POTANSİYELİNE SAHİBİZ"

Türk mücevher sektörünün güçlü üretim alt yapısı, tasarım kabiliyeti ve yüksek katma değerli üretimiyle dünya pazarlarında önemli bir konuma sahip olduğunu belirten Özcan, yapısal sorunların çözülmesi halinde sektörün çok daha yüksek ihracat rakamlarına ulaşabileceğini söyledi:

"Bugün dünyanın en büyük üçüncü mücevher üreticisiyiz. Mücevher sektörü halihazırda kilogram başına ortalama 4 bin 500 dolar işçilik değeriyle Türkiye'nin en yüksek katma değer oluşturan sektörlerinden birisidir. Göbeklitepe'den Çemberlitaş'a uzanan 10.000 yıllık bir geçmişin mirasını taşıyoruz. Önümüzdeki dört yıl için öncelikli hedefimizi, sektörde yaşanan yüzde 37,6'lık ihracat düşüş trendini hızla tersine çevirmek ve üretim ve ihracatta Hindistan ve İtalya'nın ardından 3’üncü büyük ülke olma konumumuzu kalıcı hale getirmek olarak belirledik. Kaybettiğimiz net ihracatçı unvanını geri kazanmak istiyoruz. Yol haritamızın ana hatlarını; ithalat kotaları, DİR kısıtlamaları ve vergi yükleri gibi darboğazları kamu otoriteleriyle koordineli çalışarak aşmak oluşturuyor. En büyük gücümüz olan 250 binin üzerindeki istihdamımızı koruyarak sektörümüzü hak ettiği zirveye tekrar taşıyacağız. Altın ithalatındaki kota başta olmak üzere üretimi ve ihracatı zorlaştıran yapısal engellerin kaldırılması halinde sektörümüzün 20 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşabilecek potansiyele sahip olduğuna inanıyoruz."

''ALTIN ESASLI MUHASEBE SİSTEMİ''

Sektörün finansal yapısını koruyabilmesi için en büyük ve acil beklentilerinin "Altın Esaslı Muhasebe" sistemine geçilmesi olduğunu söyleyen Özcan, şunları söyledi:

"Şu anki düzende, altındaki kur veya enflasyon kaynaklı değer artışı "kâr" olarak görülüp üzerinden vergilendirme yapılıyor, bu da şirketlerimizin fiziki sermayesini doğrudan eritiyor. Destekler konusunda ise, mücevher sektörünün maalesef döviz dönüşüm desteğinden çıkartıldığını görüyoruz. Sektörün yeniden motive edilmesi ve sermayesinin korunması için altın esaslı muhasebenin yasalaşması ve çıkartıldığımız döviz dönüşüm desteklerinin ihracatçıya tekrar sunulması en etkili model olacaktır."

ETİKETLER
#İtalya
#Çin
#Mustafa Özcan
#Mücevher İhracatçıları Birliği
#Altın Ithalatı Kotası
#Aktüel
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.