Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Christa Pike 1995 yılında ABD'nin Tennessee eyaletinde işlediği cinayet nedeniyle idam cezasına çarptırıldı. 30 yıldır hücrede olan Pike, iğne ile yapılan infaz girişimi sonrasında nefes almaya devam etmesiyle tekrar gündeme geldi. 200 yıl sonra idama çarptırılan ilk kadın olan Pike'ın infaz girişimi tamamlanmadı. Peki Christa Pike kimdir, hangi suçu işledi ve neden idam cezası aldı? İşte Christa Pike davasının ayrıntıları…

Christa Gail Pike, 10 Mart 1976’da Batı Virginia’da dünyaya geldi. Tennessee’nin Knoxville kentindeki Job Corps eğitim programına katılan Pike, 1995 yılında aynı programda eğitim gören 19 yaşındaki Colleen Slemmer’ın öldürülmesiyle gündeme geldi.
Pike, cinayeti işlediği sırada 18 yaşındaydı. Slemmer’ın öldürülmesiyle ilgili soruşturmada Pike’ın yanı sıra Tadaryl Shipp ve Shadolla Peterson’ın da olaya dahil olduğu belirlendi. Pike, 1996 yılında birinci derece cinayet ve cinayet işlemek için komplo kurmaktan suçlu bulunarak ölüm cezasına çarptırıldı. Tennessee Ceza İnfaz Kurumu kayıtlarına göre Pike, halen eyalette ölüm hücresindeki tek kadın mahkumdu.
Olay, 12 Ocak 1995’te Knoxville’de meydana geldi. Mahkeme kayıtlarına göre Pike, Slemmer’ı ıssız bir bölgeye götürdü. Pike, Tadaryl Shipp ve Shadolla Peterson’ın da dahil olduğu saldırı sonucunda Slemmer hayatını kaybetti.
Dava dosyasına göre cinayet sırasında Slemmer’a uzun süre fiziksel saldırıda bulunuldu. Kurbanın göğsüne pentagram çizilmesi ve Pike’ın Slemmer’ın kafatasından bir parçayı alması, davanın kamuoyunda geniş yankı bulmasına neden olan ayrıntılar arasında yer aldı. Soruşturmada cinayetin arka planında Pike’ın Slemmer’ın erkek arkadaşı Shipp ile ilgilendiğini düşünmesinin etkili olduğu yönündeki iddialar da gündeme geldi.

Pike, Mart 1996’da görülen davada birinci derece cinayet ve cinayet işlemek için komplo kurmaktan suçlu bulundu. Jüri, cinayetin niteliği ve davada ortaya konulan deliller doğrultusunda Pike hakkında ölüm cezası kararı verdi. Tennessee Yüksek Mahkemesi de sonraki süreçte mahkumiyet ve cezayı onadı.
Pike’ın suç ortağı Tadaryl Shipp ise cinayet sırasında 17 yaşında olduğu için ölüm cezasına çarptırılmadı ve müebbet hapis cezası aldı. Shadolla Peterson ise davada işbirliği yaptı ve daha hafif bir cezaya mahkum edildi.
Tennessee Yüksek Mahkemesi, Pike’ın infaz tarihini 30 Eylül 2026 olarak belirlemişti. İnfazın gerçekleşmesi halinde Pike, Tennessee’de iki yüzyılı aşkın sürenin ardından idam edilen ilk kadın olacaktı. İnfaz günü ABD 6. Bölge Temyiz Mahkemesi, Pike’ın başvurusunu değerlendirmek amacıyla infazı geçici olarak durdurdu. Savunma ekibi, Pike’ın çocukluk döneminde maruz kaldığı ağır istismar ve ruhsal sorunlara ilişkin bilgilerin önceki yargılama sürecinde yeterince dikkate alınmadığını savunuyordu. Ancak ABD Yüksek Mahkemesi, Altıncı Daire’nin verdiği durdurma kararını kaldırdı. Böylece Tennessee’nin infazı gerçekleştirmesinin önü açıldı.

Christa Pike’ın infaz girişiminin ardından hayatta kaldığı bildirildi. 30 Eylül 2026’da Tennessee’de zehirli iğneyle gerçekleştirilen infaz sırasında iki doz ilaç uygulanmasının ardından Pike’ın hayat belirtileri göstermeye devam ettiği ve daha sonra hastaneye sevk edildiği açıklandı. Tennessee Ceza İnfaz Kurumu, infaz protokolünün uygulandığını ve Pike’ın cezaevi dışındaki bir sağlık kuruluşuna götürüldüğünü duyurdu.
Reuters’ın aktardığına göre infaz girişimi sırasında tanıklar Pike’ın nefes alma ve horlama benzeri sesler çıkardığını bildirdi. Pike, infaz girişiminin ardından tıbbi müdahale için hastaneye nakledildi.
Pike’ın infaz süreci, yaklaşık 30 yıl boyunca devam eden temyiz ve hukuki başvuruların ardından 30 Eylül 2026’da yeni bir aşamaya taşındı. Savunma ekibi, Pike’ın çocukluk dönemindeki istismar geçmişinin ve ruhsal durumunun ölüm cezası verilirken yeterince değerlendirilmediğini savunuyor. Avukatları, bipolar bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu tanıları bulunan Pike'ın geçmişinin dikkate alınmasını istedi. İnsan hakları savunucuları da infaza karşı çıkarak yaşadığı travmaların ve suç işlendiği sıradaki genç yaşının göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.