Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD BU KEZ İSRAİL'E REST ÇEKİYOR
ABD ve İran arasında aylardır devam eden savaş 19 Haziran Cuma günü imzalanacak anlaşmayla resmen sona erecek. Alınan uzlaşma kararını tüm dünya memnuniyetle karşılarken, İsrail durumdan rahatsız olduğunu açık açık belirtti. Dün yaptığı açıklamada 'İsrail bensiz bir hiç' diyen Trump bu kez ortağına gözdağı verirken, İsrail'in 'anlaşma metni görmeliyiz' talebini reddetti. Suudi medya kuruluşu El Arabiya, 14 maddelik anlaşma metninin sızdığını iddia ederek maddeleri tek tek açıkladı. Tüm dünya anlaşmanın imzalanmasını beklerken Trump yen bir açıklama yaptı. ABD'nin İran'dan 300 milyar dolar tazminat talep edeceği haberlerini yalanlayan Trump, anlaşma maddelerini beğenmedikleri takdirde yeniden füze saldırısı yapabileceklerini söyledi. Gece saatlerinde mutabakat zaptının elektronik ortamda ABD ile İran arasında imzalandığı duyuruldu.
İşte ABD-İran geriliminde anlaşma sürecinde son durum...

TRUMP'IN İMZA ATTIĞI GÖRÜNTÜLER YAYINLANDI
Beyaz Saray, ABD Başkanı Donald Trump’ın Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile bir araya geldiği yemek sırasında İran’la varılan anlaşmayı imzaladığı anların görüntülerini yayınladı.
ABD ve İran arasında varılan mutabakatın resmiyete dökülmesinin yankıları sürerken,
Beyaz Saray ABD Başkanı Donald Trump’ın İran anlaşmasını imzaladığı anların görüntülerini yayınladı. G7 Liderler Zirvesi kapsamında Fransa’da bulunan Trump’ın, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile Versay Sarayı’nda bir araya geldiği yemek sırasında anlaşma metnini imzaladığı görüldü. Macron başta olmak üzere salonda bulunanların gelişmeyi alkışlarla karşılaması dikkat çekti.
ŞERİF'TEN TÜRKİYE DAHİL ÜLKE LİDERLERİNE TEŞEKKÜR
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD Başkanı Donald Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın "İslamabad Mutabakat Anlaşması"nı elektronik ortamda imzaladığını duyurarak, "İslamabad Mutabakatı derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran Hürmüz Boğazı’nı hemen yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır" açıklamasında bulundu. Şerif, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelerin liderlerine anlaşmaya giden süreçteki katkılarından dolayı teşekkür etti.
Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ABD ve İran arasında varılan mutabakatın iki ülkenin devlet başkanları tarafından imzalandığını doğruladı. Sosyal medya hesabı üzerinden açıklamalarda bulunan Şerif, "ABD ile İran arasındaki tarihi ‘İslamabad Mutabakat Anlaşması’nın elektronik ortamda imzalandığını duyurmaktan onur duyuyorum. Mutabakat, her iki ülkenin saygın devlet başkanları tarafından imzalanmış ve arabulucu olarak tarafımdan da onaylanmıştır" dedi. Anlaşmanın ABD ve İran hükümetlerinin en üst düzey yetkilileri tarafından imzalanmasının tarafların diplomasiye olan bağlılığını gösterdiğini vurgulayan Şerif, "İslamabad Mutabakatı derhal yürürlüğe girecek ve ilk adım olarak İran Hürmüz Boğazı’nı hemen yeniden açacak, ABD ise deniz ablukasını derhal kaldıracaktır" ifadelerini kullandı.
Şerif, anlaşmaya giden sürece katkı sunan aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelere teşekkür ederek, "Bu noktaya ulaşılmasında Katar liderliğinin gösterdiği samimi çabaları ve yapıcı tutumu özellikle takdir etmek isterim. Ayrıca Suudi Arabistan, Türkiye ve Mısır liderliklerine de bu husustaki vazgeçilmez rolleri ve paha biçilmez katkılarından dolayı en yüksek takdirlerimi sunarım" dedi. Pakistan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Asım Münir’in de süreçte belirleyici bir rol oynadığını hatırlatan Şerif, "Bu Mutabakat Zaptı’nın, tüm bölge için daha fazla anlayış, karşılıklı saygı ve ortak refahın kalıcı bir temelini oluşturmasını dilerim" temennisinde bulundu.
14 MADDENİN DETAYLARI BELLİ OLDU
Üst düzey ABD’li bir yetkili, mutabakat metninin detaylarını düzenlediği telekonferansta ilk kez basın mensuplarına açıkladı. ABD basınında yer alan haberlere göre; İran'ın bu mutabakatla nükleer silaha sahip olmayacağını kabul ettiğini belirten yetkili, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılacağını söyledi.
ABD'li yetkilinin basın mensuplarına okuduğu 14 maddelik mutabakat zaptında şu maddelerin yer aldığı görüldü:
"1) ABD ile İran ve mevcut savaştaki müttefikleri, bu Mutabakat Zaptı’nı (MOU) imzalayarak, Lübnan dahil tüm cephelerdeki askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirildiğini ilan eder; bundan böyle birbirlerine karşı herhangi bir savaş veya askeri operasyon başlatmayacaklarını, birbirlerine karşı güç kullanmaktan veya güç kullanma tehdidinde bulunmaktan kaçınacaklarını ve Lübnan’ın toprak bütünlüğünü ve egemenliğini güvence altına alacaklarını taahhüt eder. Nihai anlaşma, Lübnan dahil olmak üzere tüm cephelerdeki savaşın kalıcı olarak sona erdirilmesini ve bu paragrafın diğer hükümlerini teyit edecektir.
2) ABD ve İran, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmamayı taahhüt eder.
3) ABD ve İran, en fazla 60 gün içinde nihai anlaşmayı müzakere edip sonuçlandırmayı taahhüt eder. Bu süre, tarafların mutabık kalması halinde uzatılabilir.
4) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının hemen ardından, ABD İran’a yönelik deniz ablukasını ve her türlü engellemeyi kaldırmaya başlayacak ve deniz ablukasını 30 gün içinde tamamen sona erdirecektir. Bu süre zarfında gemi trafiği İran tarafından yeniden tesis edilen savaş öncesi trafik hacmine orantılı olacaktır. ABD ayrıca, nihai anlaşmanın imzalanmasından sonraki 30 gün içinde İran sınırları yakınındaki kuvvetlerini geri çekecektir.
5) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından İran, ticari gemilerin İran Körfezi'nden Umman Denizi'ne ve tersi yönde, yalnızca 60 gün süreyle, ücretsiz ve güvenli bir şekilde geçiş yapabilmeleri için elinden gelen tüm çabayı göstererek gerekli düzenlemeleri yapacaktır. Ticari gemilerin trafiği derhal başlayacak ve İran tarafından teknik ve askeri engellerin kaldırılması ve mayın temizliği gerekliliği göz önünde bulundurularak, bu düzenlemeler 30 gün içinde yürürlüğe girecektir. İran, geçerli uluslararası hukuk düzenlemeleri ve Hürmüz Boğazı kıyı devletlerinin egemenlik hakları doğrultusunda diğer Basra Körfezi kıyı devletleriyle görüşerek Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki idare ve denizcilik hizmetlerini belirlemek üzere Umman ile diyalog kuracaktır.
6) ABD, bölgesel ortaklarıyla birlikte İran’ın yeniden inşası ve ekonomik kalkınması için en az 300 milyar dolarlık kesin ve karşılıklı olarak üzerinde mutabık kalınan bir plan hazırlamayı taahhüt etmektedir. Bu planın uygulanmasına yönelik mekanizma, 60 gün içinde imzalanacak nihai anlaşmanın bir parçası olarak kesinleştirilecektir. İlgili finansal işlemler için gerekli olan tüm lisanslar, muafiyetler ve izinler ABD tarafından verilecektir.
7) ABD, nihai anlaşmanın bir parçası olarak, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararları, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Yönetim Kurulu kararları ve birincil ve ikincil tüm tek taraflı ABD yaptırımları dahil olmak üzere, İran’a yönelik her türlü yaptırımın üzerinde mutabık kalınan bir takvime göre sona erdirilmesini taahhüt eder. İran ve ABD, yukarıda bahsedilen yaptırımların kaldırılması meselesinin kritik önemini kabul etmekte ve bu konularda karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde bu meseleleri derhal ele alma niyetlerini beyan eder.
8)İran, nükleer silah temin etmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit eder. ABD ve İran, yedinci paragrafta belirtilen takvime uygun olarak, karşılıklı olarak mutabık kalınacak bir mekanizma çerçevesinde, zenginleştirilmiş nükleer malzeme stoklarının akıbetini, UAEA gözetimi altında yerinde seyreltme yoluyla gerçekleştirilecek asgari yöntemle çözüme kavuşturmak üzere anlaşmıştır. Taraflar ayrıca, nihai anlaşmada üzerinde mutabık kalınacak tatmin edici bir çerçeve temelinde, zenginleştirme meselesini ve İran'ın nükleer ihtiyaçlarıyla ilgili karşılıklı olarak kararlaştırılan diğer konuları görüşmeyi kabul etmiştir. Nihai anlaşma, bu paragrafın hükümlerini teyit edecektir. ABD ve İran, yukarıda belirtilen nükleer meselelerin kritik önemini kabul etmekte ve bu konular üzerinde karşılıklı mutabakat sağlamak amacıyla müzakerelerde söz konusu meseleleri derhal ele alma niyetlerini ifade etmektedir.
9) Nihai anlaşma imzalanana dek, ABD ve İran mevcut durumu korumayı kabul eder. İran nükleer programının mevcut durumunu koruyacak, ABD ise herhangi bir yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgeye ilave asker konuşlandırmayacaktır.
10) ABD, bu mutabakat zaptının imzalanmasından yaptırımların sona ermesine kadar, ABD Hazine Bakanlığı’nın İran ham petrolü, petrol ürünleri ve türevlerinin ihracatı ile bankacılık işlemleri, sigortacılık, nakliye vb. dahil tüm ilgili hizmetler için muafiyetler sağlayacağını taahhüt eder.
11) ABD, bu mutabakat zaptının yürürlüğe girmesiyle birlikte İran’a ait dondurulmuş veya kısıtlanmış fon ve varlıkların kullanıma tam olarak açılmasını taahhüt eder. ABD ile İran, müzakereler sırasında bu fonların serbest bırakılmasına ilişkin usuller üzerinde karşılıklı olarak mutabık kalacaktır. Bu fonlar, ister asıl hesaptan ister havale yoluyla elde edilsin, İran Merkez Bankası tarafından belirlenen nihai lehtara yapılacak ödemeler için tam olarak kullanılabilir hale getirilecektir. ABD, buna uygun olarak gerekli tüm lisans ve izinleri vermeyi taahhüt eder.
12) ABD ve İran, bu mutabakat zaptının başarılı bir şekilde uygulanmasını ve nihai anlaşmaya gelecekte uyulmasını izlemek üzere bir yürütme mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır.
13) Bu mutabakat zaptının imzalanmasının ardından, zaptın 1, 4, 5, 10 ve 11. maddeleri uygulanmaya başlanacak ve bunların yürürlükte kalmaya devam etmesi şartıyla, ABD ve İran nihai anlaşma için diğer paragraflar üzerinde müzakerelere başlayacaktır.
14) Nihai anlaşma, bağlayıcı bir BM Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanacaktır."
İMZALAR ELEKTRONİK ORTAMDA ATILDI
ABD kaynaklı haber sitesi Axios, ABD ile İran'ın mutabakata zaptını elektronik ortamda imzalandığını duyurdu. Haber sitesi, anlaşmanın imzaların ardından yürürlüğe girdiğini duyurdu.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran ve ABD'nin üzerinde anlaşmaya vardığı mutabakat zaptının her iki ülkenin devlet başkanları tarafından dijital olarak resmen imzalandığını ve yürürlüğe girdiğini açıkladı.
HİZBULLAH LİDERİ: ANLAŞMA BÜYÜK ZAFER
Hizbullah lideri Naim Kasım, ABD-İran arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptına ilişkin, "İran halkını, liderliğini ve özgürlüğü destekleyen herkesi bu büyük zafer nedeniyle tebrik ediyoruz. Bu savaşın amacı rejimi yenilgiye uğratmaktı. Bu amaç ve İran’a yönelik sömürgecilik planları başarısızlıkla sonuçlandı" dedi.

TRUMP: ANLAŞMA 48 SAAT İÇİNDE İMZALANACAK
ABD Başkanı Donald Trump, "İran anlaşması önümüzdeki 48 saat içinde imzalanacak" dedi. Trump, Körfez bölgesindeki ABD ordusunun ne kadar süre daha bölgede kalacağına ilişkin bir soruya, "Henüz bunu düşünmedik. Muhtemelen bir süre daha kalacak. Kalmak için iyi bir yer." cevabını verdi.

İRAN’DAN ABD MUTABAKATI AÇIKLAMASI: "İSVİÇRE’DEKİ İMZA TÖRENİ ERTELENMEYECEK!"
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran-ABD mutabakat zaptının imza töreninin erteleneceği yönündeki iddialar hakkında, “İsviçre’deki toplantıya ilişkin programımızda herhangi bir değişiklik söz konusu değil.” dedi.
İran devlet televizyonuna göre, Bekayi, cuma günü İsviçre’de imzalanacak olan İran-ABD mutabakatına ilişkin açıklamalarda bulundu.
Mutabakat zaptının imza töreninin erteleneceği yönündeki iddialar hakkında konuşan Bekayi, “İsviçre’deki toplantıya ilişkin programımızda herhangi bir değişiklik söz konusu değil.” ifadesini kullandı.
Bekayi ayrıca, mutabakat zaptının iki ülke lideri tarafından imzalanması gibi bir fikrin söz konusu olduğunu ve bu konunun inceleme aşamasında bulunduğunu söyledi.
İsrail’in Lübnan’a yönelik işgal girişimini sürdürmesinin mutabakat zaptının ihlali anlamına geleceğini vurgulayan Bekayi, ülkesinin konuyla ilgili gerekli önlemleri de alacağını belirtti.
Bekayi, ABD’nin Hürmüz Boğazı’nda uyguladığı deniz ablukasının ise 30 gün içinde kaldırılması gerektiğini aktardı.
Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin belirli bir süre zarfında normale dönmesi yönünde karar alındığı bilgisini veren Bekayi, boğazın yönetimi amacıyla Umma ile işbirliği yapılacağını ve gerekli görülmesi halinde diğer bölge ülkeleriyle de görüş alışverişinde bulunulacağını dile getirdi.

İSRAİL LÜBNAN'I FOSFOR BOMBASIYLA VURDU
İsrail ordusunun, ateşkese ve ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetinin kırsal alanını topçu atışları ve fosfor bombasıyla hedef aldığı bildirildi.
Birleşmiş Milletler (BM), Lübnan ile İsrail arasındaki ateşkese ve ABD ile İran arasında varılan mutabakata rağmen İsrail ordusunun Lübnan'a yönelik saldırı ve ihlalleri sürdürdüğünü belirterek, hafta başından bu yana bölgede ateş açmaların "kademeli olarak" arttığı uyarısında bulundu.

TRUMP: ANLAŞMASAK İRAN'I 2 YIL DAHA BOMBALARDIK
ABD Başkanı Trump, G7 Liderler Zirvesi için bulunduğu Fransa'da İran'la yapılan anlaşmayla ilgili konuşarak "Anlaşma tam istediğimiz gibi oldu. Anlaşmasaydık İran'ı 2 yıl daha bombalayabilirdik." dedi.
"Mutabakat zaptının bir örneğini İsrail'e gönderdik." diyen Trump İran'da rejim değişikliği için çalışmadıklarını belirtti. Trump ayrıca "Mutabakat zaptı 60 gün içinde tamamlanmazsa bombalamaya geri döneriz. Fakat bu yapmak istediğim bir şey değil." dedi.
İsrail Başbakanı Netanyahu ile Lübnan konusundaki anlaşmazlıklarına değinen ABD Başkanı, "Netanyahu bazen heyecanlanıyor ama iyi bir ortak. Lübnan konusunda küçük bir anlaşmazlık yaşıyoruz." ifadelerini kullandı.
Trump, "İran’ın bu anlaşma kapsamında elde edeceği herhangi bir finansal teşvik, liyakat esasına bağlı olacak ve bu yardım, bizden gelmeyecek. Bizim herhangi bir şey vermemize gerek olmayacak. Yatırıma ihtiyaçları olacak çünkü yaklaşık 1,5 trilyon, belki de 2 trilyon dolar değerinde hasar verdik ve birilerinin onlara yardım etmesi gerek" dedi.
''HİNDİSTAN'A SALDIRI OLURSA KORURUZ''
ABD Başkanı Donald Trump yaptığı yeni açıklamada, "Anlaşmayı imzalayacaklarını düşünüyorum. Eğer yapmazlarsa da sorun değil. O zaman süreci yeniden başlatmak zorunda kalacağız. Ama biz kaybetmeyiz. Dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz." dedi.
Hindistan ile ilgili konuşan Trump, "İsrail’in kendisini korumasını istiyorum fakat bunu yaparken sağduyulu davranmasını da istiyorum. Hindistan saldırıya uğrarsa, yardım etmek için yanlarında oluruz" dedi.
BARIŞ TÖRENİ İSVİÇRE'DE
İran ve ABD’nin üzerinde anlaşmaya vardığı mutabakat zaptının imza törenine sayılı günler kalırken, İsviçre Dışişleri Bakanlığı, imza töreninin yapılacağı yeri açıkladı. Bakanlık, imza töreninin İsviçre’nin Nidwalden kantonundaki Lucerne Gölü'ne bakan Bürgenstock kasabasında yapılacağının aktardı. İmza törenin daha önce Cenevre yapılması bekleniyordu.
Yer konusunda anlaşmaya varmadan önce ABD, İran, Pakistan ve Katar ile "yakın temas" halinde olduklarını ifade eden Bakanlık, "İmza töreni 19 Haziran Cuma günü Nidwalden kantonundaki Bürgenstock’ta gerçekleştirilecek. Bu yer, Pakistanlı ve Katarlı arabulucuların yanı sıra ABD ve İran tarafından da önerildi" dedi.
İsviçre hükümeti, imza töreninin yapılacağı alanı yaklaşık 2 bin askerin koruyacağını ve güvenliği sağlamak amacıyla 18 Haziran’dan 20 Haziran’a kadar Bürgenstock Dağı üzerinde uçuşa yasak bölge ilan edileceğini belirtti.
TRUMP'TAN TAZMİNAT İDDİALARINA CEVAP
Donald Trump, ABD ile İran arasındaki anlaşmanın ardından yeni bir açıklama yaptı. Anlaşmayla birlikte petrol fiyatlarının çakıldığını belirten Trump, anlaşmayla birlikte Hürmüz Boğazı'nın kısmen açıldığını hatırlattı. ABD'nin İran'dan 300 milyar dolar tazminat talep edeceği yönündeki iddiaları yalanlayan Trump, İran'a yatırımı engellemeyeceklerini söyledi. Laf arasında İran'ı tehdit etmekten çekinmeyen Trump, "Anlaşma metnini beğenmezsem füzeyi yerler" ifadelerini kullandı.
LÜBNAN'A SALDIRILAR SÜRÜYOR
İsrail, İran ve ABD arasında varılan anlaşmaya ve devam eden ateşkese rağmen Lübnan’a yönelik saldırılarında devam ediyor. Lübnan basını, İsrail ordusunun Mansouri, Aaziyyeh ve Barashit kasabalarına hava saldırıları düzenlediğini belirterek, saldırılarda çok sayıda kişinin yaralandığı aktarıldı.
HÜRMÜZ, NÜKLEER SİLAHTAN DAHA GÜÇLÜ
ABD istihbarat değerlendirmesi hakkında bilgi sahibi olan ve ismi paylaşılmayan kaynaklar, CNN'e konuya ilişkin açıklama yaptı.
Kaynaklar, 19 Haziran'da imzalanacak mutabakatın detaylarından bağımsız olarak Hürmüz Boğazı'nın "fiili kontrolünün İran'a verildiğini" savunarak bunun herhangi bir nükleer silahtan daha güçlü bir silah olduğunu belirtti.
ABD'nin, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı "bundan sonra istediği gibi açıp kapatabileceği" yönünde istihbarat değerlendirmesi yaptığını öne süren kaynaklar, ABD/İsrail-İran Savaşı'nın, Tahran yönetiminin Hürmüz Boğazı'na ilişkin taktiklerini değiştirmesine yol açtığını iddia etti.
Öte yandan, ismi paylaşılmayan üst düzey ABD'li yetkili, İran'ın, Hürmüz Boğazı açık olmadan ABD ile mutabakattaki maddelerden fayda sağlayamayacağını belirtti.
"TAHRAN YÖNETİMİNİ DEVİRMEYE ÇALIŞACAĞIZ"
İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakata rağmen Tahran yönetimini devirmeye çalışacaklarını söyledi.
İsrail'de yayın yapan Kanal 14 televizyonuna konuşan Bakan Smotrich, ABD-İran mutabakatının yanı sıra Gazze Şeridi'ne ve Lübnan'ın güneyine düzenledikleri saldırılara ilişkin konuştu.
ABD-İran mutabakatına rağmen Tahran yönetimini devirmeleri gerektiğini ileri süren Smotrich, "Bunun gerçekleşmesi için kendi yöntemlerimizle çalışmaya devam edeceğiz." dedi.
Smotrich, ABD-İran mutabakatının Tel Aviv yönetimi için "kötü" olduğunun altını çizdi.
Lübnan'da sürdürdükleri saldırı ve işgale ilişkin ise Smotrich, "Lübnan'dan çekilme olmayacak. Ne cuma günü ne de ondan sonra. Hizbullah silahsızlandırılmadığı sürece, gerektiği kadar, uzun yıllar boyunca orada kalacağız. İsrail ordusunun Lübnan'daki tam hareket özgürlüğünü koruyoruz." ifadesini kullandı.
ANLAŞMA METNİ SIZDIRILDI
Son alarak Suudi Arabistan merkezli El Arabiya, "anlaşmanın maddeleri" dediği bir metin yayımladı. Buna göre mutabakat 14 maddeden oluşuyor.
İlk olarak, Lübnan dahil tüm cephelerde savaşın sona erdiği teyit ediliyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu bu iddiayı yalanlamış, Hizbullah ile savaşının süreceğini duyurmuştu. Bir diğer maddede ise İran ve ABD'nin birbirlerine müdahale etmeyeceklerini teyit ediyor. Mutabakat zaptında 60 gün içerisinde müzakerelerin tamamlanacağı da yer alıyor.
Hürmüz Boğazı'na ilişkin ise 3 madde yer alıyor. Bunlar, ABD'nin deniz ablukasını kaldırması, Hürmüz Boğazı'nın tam kapasiteyle 30 gün içinde açılması, İran'ın tüm mayınları temizlemesini içeriyor.
Al Arabiya'nın iddiasına göre, İran'ın ekonomik talepleri de yerine getiriliyor. İran'ın yeniden inşası için 300 milyar dolar ödenmesi, tüm yaptırımların kaldırılması, İran'ın petrol ve petro kimya ürünleri satışının kolaylaştırılması ve donmuş varlıkların serbest bırakılması mutabakat metninde yer alıyor.
Diğer maddeler ise İran asla nükleer silah üretmeyecek, iki ülke anlaşma nihai sonuca varana kadar mevcut pozisyonlarını koruyacak bir uygulama mekanizması kurulacak.
Bu maddelerin uygulandığı teyit edilirse geri kalan maddelere ilişkin bir nihai anlaşma için müzakerelere başlanacak. Nihai anlaşma, BM Güvenlik Konseyi'nin bağlayıcı bir kararıyla onaylanacak.
Anlaşma maddelerine dair iddialara henüz resmi bir yanıt gelmedi. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medyadan paylaştığı mesajında İran'a 300 milyar dolarlık yardımın verilmeyeceğini yazdı. Bu nedenle anlaşma maddeleri belirsizliğini koruyor.

İSRAİL METNİ İSTEDİ, ABD REDDETTİ
İsrail'in anlaşmanın imzalanması öncesinde ABD ile İran arasında varılan mutabakat metnini görme talebinde bulunduğu, ABD'nin ise bu talebi geri çevirdiği iddia edildi.
TRUMP'TAN '2. AŞAMAYA GEÇİYORUZ' AÇIKLAMASI
ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen G7 zirvesi marjında Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani ile görüşmesinin ardından Orta Doğu gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Trump, "(İran'ın nükleer programı) Bunu geliştirmeyecekler, satın almayacaklar ve onunla hiçbir şey yapmayacaklar. Yaparlarsa da akıl almaz sonuçlara katlanmak zorunda kalırlar." dedi.
İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde Orta Doğu'nun istikrarını tehdit edeceğini savunan Trump, "Eğer nükleer silaha sahip olsalardı, İsrail'i yok ederlerdi. Orta Doğu'yu da yok ederlerdi ve muhtemelen bize de saldırırlardı." değerlendirmesinde bulundu.
İran ile varılan mutabakatın, "adil bir anlaşma" olduğunu söyleyen Trump, "Bu iyi bir anlaşma. Bu arada İran'a herhangi bir mali kaynak aktarmıyoruz. İran'a para yatırmak ya da mali destek sağlamak gibi bir yükümlülüğümüz de bulunmuyor." dedi.
Trump, İran'la yapılan "büyük savaşın" yanı sıra "sürekli boy gösteren küçük bir diken" diye tanımladığı Hizbullah ile de "küçük bir savaş" sürdüğünü dile getirdi.
Suriye'de "büyük sorumluluk üstlendiğini" söyleyen Trump, "Şu anda Suriye'yi yöneten kişi, benim Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan ve diğer bazı isimlerle birlikte oraya koyduğum bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda olağanüstü bir iş çıkardı." dedi.
