Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Hindistan'da altın teminatlı kredi piyasası hızla büyürken, milyonlarca borçlunun mali durumuna ilişkin veriler endişe yarattı. Hindistan Merkez Bankası (RBI) lisanslı kredi bürosu CRIF High Mark'ın raporuna göre, altın kredisi piyasasının büyüklüğü Haziran 2026 sonunda 21,7 trilyon rupiye ulaştı.
Ancak bu büyümenin arkasında ciddi bir sorun var. Kredi kuruluşları, verdikleri borç karşılığında müşterilerin altınlarını teminat olarak tutsa da kredi kullanan kişilerin önemli bir bölümünün diğer borçlarını ödemekte zorlandığı görülüyor. Son uyarı ise ülkenin finans kuruluşlarından Piramal Finance'ten geldi.
Piramal Finance Genel Müdürü ve Üst Yöneticisi Jairam Sridharan, 19 Ekim'de düzenlenen finansal sonuç toplantısında altın kredilerindeki hızlı büyümeye dikkat çekti.
Investing.com tarafından yayımlanan toplantı tutanağına göre Sridharan, son bir yılda sektör genelinde kullandırılan altın kredilerinin yüzde 15 ila 23'ünün, mevcut kredilerinden en az birinde 90 gün veya daha fazla ödeme gecikmesi bulunan müşterilere verildiğini açıkladı. Ortaya çıkan tabloyu "Şoke edici derecede yüksek bir rakam" sözleriyle değerlendiren Sridharan, 2026 mali yılında bu durumdaki kişilere yaklaşık 4,7 trilyon rupi tutarında altın kredisi kullandırıldığını belirtti.
Piramal Finance'in kendi müşterilerinde ise ekim ayı itibarıyla bu oranın yüzde 1'in altında olduğunu aktaran Sridharan, şirketin 90 günden fazla gecikmiş borcu bulunan kişilere altın kredisi vermediğini söyledi.
CRIF High Mark'ın üç aylık How India Lends raporları da altın kredisi piyasasındaki risklerin boyutunu ortaya koyuyor. Verilere göre, 2026 mali yılında öncelikli sektör kapsamındaki krediler hariç yaklaşık 24 trilyon rupi tutarında altın kredisi onaylandı. Bu krediler de hesaba katıldığında toplam tutar yaklaşık 32 trilyon rupiye ulaştı.
Piramal Finance'in açıkladığı 4,7 trilyon rupilik riskli müşteri kredisi, söz konusu toplamların yüzde 15 ila 19'una karşılık geliyor.
Bununla birlikte onaylanan kredi tutarlarının mevcut borçların yenilenmesini de içerebileceği belirtiliyor. Dolayısıyla ödeme güçlüğü yaşayan müşterilere verilen yeni kredilerin gerçek payı daha düşük olabilir.
Piramal Finance'in müşteri verileri de dikkat çekici bir değişime işaret ediyor. Sridharan'ın açıklamasına göre, iki yıl önce şirketin müşterilerinin yüzde 20 ila 25'inin başka bir finans kuruluşundan altın kredisi bulunuyordu. Bugün ise bu oran bütün ürün gruplarında yüzde 35'in üzerine çıktı. Buna rağmen Sridharan, mevcut müşteri portföylerinde altın kredisi sahibi olmanın tek başına daha yüksek risk anlamına gelmediğini belirtti.
Altın kredisi piyasasına yeni giren Piramal Finance'in eylül sonu itibarıyla bu alandaki kredi portföyü 65 crore rupi seviyesinde bulunuyor. Şirket, 100 olan şube sayısını Mart 2027'ye kadar 200'e çıkarmayı hedefliyor.
Piyasadaki riskler yalnızca Piramal Finance'in açıklamalarıyla sınırlı değil. TransUnion CIBIL'in nisan ayında yayımladığı rapor da benzer bir tablo ortaya koydu.
Ocak-Haziran 2024 döneminde en az bir kez altın kredisi kullanan 33,5 milyon kişinin yaklaşık 3,1 milyonunun, yani yüzde 9'unun, kredi başvurusundan önceki üç ay içerisinde en az bir borcunun ödemesini 90 gün veya daha fazla geciktirdiği belirlendi. Üstelik bu kişilerin sonraki dönemdeki mali durumları da endişe verici.
Kasım 2025 itibarıyla daha önce ciddi ödeme gecikmesi yaşayan müşterilerin yaklaşık yüzde 44'ünün kredi kayıtlarında aktif borcu kalmadı. Ödeme geçmişinde böyle bir sorun bulunmayanlarda ise bu oran yüzde 28 oldu. CIBIL, bu farkın bazı borçluların resmi kredi sisteminin dışında kalma riskiyle karşı karşıya olduğunu gösterdiğini belirtti.
Raporda, ödeme güçlüğü yaşayan belirli bir kesim için altının artık "son çare olarak başvurulan kredi aracına" dönüştüğüne dikkat çekildi.
Kredi bürosunun verilerine göre, altın kredisi kullanan kişi başına ortalama borç tutarı Aralık 2022'de 190 bin rupi seviyesindeyken Aralık 2025'te 310 bin rupiye yükseldi. Borçluların mevcut yükümlülükleri de giderek ağırlaşıyor.
2022'de yeni altın kredilerinin yaklaşık yarısı, toplam borcu 100 bin rupinin üzerinde bulunan kişilere verilmişti. 2025'te ise bu oran yüzde 74'e çıktı.
Aynı dönemde altın kredisi kullananların neredeyse yarısının, herhangi bir teminata dayanmayan başka borçlarının da bulunduğu tespit edildi.
Araştırmada altın kredilerindeki borç miktarı ile ödeme güçlüğü arasındaki ilişki de incelendi. Buna göre altın kredisi borcu 250 bin rupiyi aşan müşterilerin ödemelerinde gecikmeye düşme olasılığı, bu seviyenin altında borcu bulunanlara göre yaklaşık 2,2 kat daha yüksek çıktı. Veriler, altın teminatının kredi kuruluşlarına güvence sağladığını ancak borçluların mali sorunlarını ortadan kaldırmadığını gösteriyor.