Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Dünya nüfusunun yaş yapısında tarihi bir değişim yaşandı. U.S. Census tarafından yayımlanan yeni rapora göre, dünya genelindeki yaşlı nüfus kayıtlı tarihte ilk kez 5 yaşın altındaki çocukların sayısını geçti.
Onlarca yıldır devam eden değişimin arkasında ise düşen doğum oranları ve sağlık alanındaki gelişmelerle birlikte insanların daha uzun yaşaması bulunuyor. Uzmanlara göre yaşlanan nüfus yapısı önümüzdeki nesiller boyunca toplumları, ekonomileri ve sağlık sistemlerini yeniden şekillendirecek.
Raporda, dünyanın en kalabalık ülkeleri arasında hem nüfusu azalan hem de yaşlıların toplam nüfus içerisindeki payı artan ilk ülkelerin Rusya ve Japonya olduğu belirtildi. Rusya’nın nüfusu 1996 yılında, Japonya’nın nüfusu ise 2008 yılında gerilemeye başladı.
Raporda konuya ilişkin, "O zamandan bu yana başka ülkeler de onlara katılmış olsa da dünya nüfusunun genel olarak birkaç on yıl daha büyümeye devam etmesi bekleniyor" ifadelerine yer verildi.

Küresel nüfus yapısındaki değişimin temelinde uzun vadeli iki eğilim bulunuyor: Doğurganlık oranlarının düşmesi ve yaşam süresinin uzaması.
Rapora göre dünya genelinde insanlar artık daha az çocuk sahibi oluyor. Değişen yaşam tarzları, evliliklerin daha ileri yaşlara ertelenmesi, artan yaşam maliyetleri ve aile planlamasına erişimin kolaylaşması hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde doğum oranlarının önemli ölçüde azalmasına yol açtı.
Doğum oranları gerilerken tıp, beslenme, sanitasyon ve halk sağlığı alanlarındaki gelişmeler insanların önceki nesillere kıyasla çok daha uzun yaşamasını sağladı.
Yaşlanan nüfus uzun yıllar boyunca Japonya, Güney Kore ve bazı Avrupa ülkeleri gibi ağırlıklı olarak zengin ekonomilerin karşılaştığı bir sorun olarak değerlendiriliyordu. Ancak rapora göre aynı eğilim artık Asya ve Latin Amerika’daki gelişmekte olan bölgeleri de hızla etkiliyor.

Raporda yaşlılığın kendi başına zor olabileceğine dikkat çekilirken yaşlılık dönemini yoksulluk içinde geçiren, bağımsız şekilde yaşamını sürdüremeyen, yalnız yaşayan veya bakım konusunda aile üyelerine büyük ölçüde bağımlı olan kişiler açısından koşulların çok daha ağır hale geldiği belirtildi.
Ailelerin küçülmesi ve çocuk sahibi olmayan insanların sayısının artması da yaşlanan toplumlar açısından önemli bir sorun olarak değerlendiriliyor.

Rapora göre hükümetlerin yaşlıların günlük yaşamda giderek daha büyük bir nüfus grubunu oluşturduğu yeni demografik yapıya uyum sağlayabilmek için ekonomi politikalarını, konut programlarını ve sağlık hizmeti modellerini yeniden düzenlemesi gerekiyor.