Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Dünya, tam 40 gün sonra ilk kez biraz olsun rahat bir nefes aldı. Füze ve drone saldırılarının gölgesinde geçen haftaların ardından taraflar iki haftalık ateşkes konusunda anlaşmaya vardı. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik sert açıklamalarının zirveye çıktığı saatlerde gelen bu haber, küresel piyasalarda ve diplomasi trafiğinde adeta bir rahatlama yaptı.
28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan çatışma kısa sürede büyüdü. İran’ın misillemeleriyle Orta Doğu bir anda ateş çemberine döndü. İlk günlerde çatışmanın kısa süreceği düşünülüyordu. Ancak İran’ın hem İsrail’i hem de Körfez’deki ABD üslerini hedef alması, bu kez durumun farklı olduğunu gösterdi.
Savaş boyunca karşılıklı füze ve drone saldırıları durmadı. İran, İsrail ve Lübnan’da altyapı ciddi zarar gördü. Körfez’de ise tablo pek farklı değildi.
BAE, Katar, Kuveyt, Suudi Arabistan ve Bahreyn’deki ABD üsleri ve enerji tesisleri hedef alındı. Bölgedeki en kritik gelişmelerden biri de İran’ın Hürmüz Boğazı’nı tanker trafiğine kapatması oldu.
Bu hamle, petrol arzı üzerinden dünya ekonomisini doğrudan etkiledi. Küresel enerji piyasaları bir anda altüst oldu.
Çatışma günleri yalnızca askeri hareketlilikle hatırlanmayacak. Aynı zamanda yoğun bir diplomasi trafiği ve bilgi savaşı yaşandı.
Sosyal medyada dolaşan yapay zekâ üretimi videolar ve yanlış bilgiler, kamuoyunun gerçekleri takip etmesini ciddi biçimde zorlaştırdı. Özellikle savaşın kritik anlarında yayılan görüntüler ve söylentiler, krizin psikolojik boyutunu daha da büyüttü.
Savaşın başında Trump yönetimi İran’a birkaç gün süre tanımıştı. Bu süre daha sonra haftalara uzadı.
Diplomasi sahnesinde ise Pakistan’ın hazırladığı 10 maddelik barış planı öne çıktı. Türkiye ve Mısır’ın da destek verdiği girişimler sonunda taraflar iki haftalık ateşkes konusunda anlaşmaya vardı.
Trump saldırıları 15 günlüğüne durdurduklarını duyurdu. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması halinde İran’a yeni bir saldırı yapılmayacağını söyledi.
Savaşın küresel ekonomiye en hızlı yansıdığı alan enerji piyasaları oldu.
Normal şartlarda Brent petrol fiyatı, Amerikan ham petrolü WTI’dan daha yüksek seyreder. Ancak bu 40 günlük süreçte nadir görülen bir durum yaşandı ve WTI zaman zaman Brent’i geride bıraktı.
Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkiledi. Fiziksel petrol piyasasında bazı ham petrol türlerinin fiyatı 150 dolar seviyesine yaklaştı.
7 Nisan 2026 itibarıyla Kuzey Denizi Forties petrolü 146 dolara çıkarak 2008’de görülen tarihi rekoru neredeyse test etti.
Ortaya çıkan ilk veriler, savaşın ekonomik maliyetinin oldukça ağır olduğunu gösteriyor.
Operasyonun ilk 20 gününde askeri harcamalar 25 milyar doları geçti. Pentagon’un Kongre’den 200 milyar doların üzerinde ek bütçe talep ettiği belirtiliyor.
İlk 20 günde yaklaşık 6,4 milyar dolar harcandı. 40 günün sonunda askeri maliyetin 12,5 ila 15 milyar dolar arasında olduğu tahmin ediliyor.
Enerji tesislerine yönelik saldırılar ve petrol ihracatının durması nedeniyle doğrudan zarar 20 milyar doları aştı. Ekonominin bu süreçte yüzde 5 ile 8 arasında daraldığı tahmin ediliyor.
IMF ve Dünya Ticaret Örgütü verilerine göre savaş, küresel büyümeyi yüzde 0,3 ile 0,5 arasında aşağı çekti. Bu da dünya ekonomisinden yaklaşık 300-400 milyar doların silinmesi anlamına geliyor.
Körfez’deki belirsizlik yalnızca petrol fiyatlarını etkilemedi. Deniz taşımacılığı maliyetleri hızla yükseldi.
Navlun fiyatlarındaki artış gıda ve emtia fiyatlarını da yukarı çekti. Enerji maliyetlerindeki yükseliş nedeniyle ABD ve Avrupa’da enflasyon beklentileri yüzde 0,7 ile 1,1 arasında yukarı yönlü revize edildi.
Bugün gelen ateşkes haberi, füzesiz bir sabahın başlangıcı olabilir. Ancak ekonomik hasarın toparlanması kısa sürede gerçekleşmeyecek.
Yıkılan enerji tesisleri, limanlar ve altyapının yeniden inşası için milyarlarca dolarlık yatırımlar gerekecek. Tedarik zincirlerinin yeniden kurulması ve piyasalardaki güven ortamının geri gelmesi ise muhtemelen savaşın sürdüğü 40 günden çok daha uzun sürecek.