Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

İtalya’da uzun yıllardır uygulanan vatandaşlık sisteminde önemli bir dönemece girildi. Anayasa Mahkemesi, yurtdışında doğan kişilerin vatandaşlık hakkını sınırlayan 2025 tarihli yasaya ilişkin kararını açıkladı. Mahkeme, hükümetin çıkardığı düzenlemenin anayasaya aykırı olmadığı sonucuna vardı.

Kararda, Torino Mahkemesi tarafından iletilen anayasal itirazların bir bölümünün dayanaksız, bir bölümünün ise kabul edilemez olduğuna işaret edildi. Gerekçeli karar ise önümüzdeki haftalarda açıklanacak.
İtalya’da vatandaşlık sistemi yıllardır “ius sanguinis”, yani soy bağı ilkesine dayanıyordu. 1865 tarihli medeni kanuna göre, İtalyan bir ebeveynden doğan herkes otomatik olarak İtalyan vatandaşı sayılıyordu. Yeni düzenleme ise bu çerçeveyi belirgin biçimde daraltıyor. Artık yalnızca ebeveyni ya da büyükanne-büyükbabası İtalya’da doğmuş kişiler vatandaşlık hakkı elde edebilecek.

Bununla da sınırlı değil. Vatandaşlığın sonraki kuşaklara aktarılabilmesi için, bu hakkı devredecek ebeveynin ya da büyükanne-büyükbabanın, torunun doğduğu sırada yalnızca İtalyan vatandaşlığına sahip olması şartı aranacak. Yani çifte vatandaşlık açısından da iş daha zor, açıkçası oldukça zor.
İtalya’nın vatandaşlık kurallarını anlamak için ülkenin göç geçmişine bakmak gerekiyor. 1861 ile 1918 yılları arasında yaklaşık 16 milyon İtalyan, daha iyi bir yaşam umuduyla ülkesini terk etti. Bu insanların büyük kısmı vatandaşlığını korudu. Böylece hem aidiyet duygusu hem de vatandaşlık hakkı sonraki kuşaklara aktarıldı. Özellikle Amerika kıtasında yaşayan milyonlarca İtalyan kökenli kişi için bu sistem, sadece hukuki bir hak değil, aynı zamanda aile geçmişiyle kurulan güçlü bir bağ olarak görülüyordu.
Yurtdışında yaşayan İtalyan kökenliler açısından vatandaşlık başvurusu zaten başlı başına zorlu bir süreçti. Başvuru sahiplerinin, aile geçmişlerini kanıtlamak için doğum, evlilik ve ölüm belgelerini atalarının yaşadığı kasabalardan toplaması gerekiyordu. Üstelik bu belgelerin her biri için yüzlerce euro ödenebiliyordu. Konsolosluklarda bekleme süreleri bazı durumlarda 10 yıla kadar uzuyordu. Süreci hızlandırmak için dava açan ailelerin karşılaştığı maliyet ise on binlerce euroya kadar çıkabiliyordu. Yani hak vardı belki ama ona ulaşmak hiç de kolay değildi.

Uzmanlara göre bu düzenleme, özellikle Amerika ve Güney Amerika’da yaşayan milyonlarca İtalyan kökenlinin vatandaşlık alma ihtimalini ciddi biçimde azaltacak. Kararın, İtalya dışındaki geniş diaspora toplulukları üzerinde doğrudan etkili olması bekleniyor. Soy bağıyla vatandaşlık konusunda yaklaşık 160 yıldır süren yaklaşımın bu ölçüde sınırlandırılması, ülkede vatandaşlık anlayışında tarihi bir değişim olarak görülüyor.