Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
New York’ta şehir merkezine araçla girişin ücretli hale getirilmesi, kısa sürede etkisini göstermeye başladı. 2025 Ocak ayından bu yana uygulanan sistemin sonuçları, Cornell Üniversitesi’nin yayımladığı ilk bilimsel araştırmayla ortaya kondu.
Dünyanın büyük kentlerinde trafik yükünü azaltmak için kullanılan bölgesel ücretli giriş modeli aslında yeni değil. İlk adım 2003’te Londra’da atılmıştı. Ardından Stockholm, Singapur ve Milano geldi. Son halka ise New York oldu. Şimdi gözler, bu modelin kent yaşamını gerçekten değiştirip değiştirmediğindeydi. İlk veriler, doğrusu, oldukça dikkat çekici.
Manhattan’da 60. Cadde’nin güneyini kapsayan Congestion Relief Zone (CRZ), yani Trafik Azaltma Bölgesi içinde araçlardan günlük 9 dolara kadar ücret alınıyor. Uygulamanın başlamasının ardından yapılan değerlendirmelerde, halkın yüzde 60’ının sistemin sürmesinden yana görüş bildirdiği aktarıldı.
Araştırma ise 6 aylık bir dönemde toplam 17.758 gözleme dayanıyor. Çalışmada hava kalitesi, hava durumu, araç akış hızı ve trafik hacmi gibi temel başlıklar incelendi.
Araştırmanın en çarpıcı sonuçlarından biri hava kalitesinde görülen düzelme oldu. Akciğer yoluyla vücuda giren ve sağlık açısından ciddi risk oluşturan PM 2.5 partikül maddelerinde yüzde 22’lik düşüş kaydedildi.
Üstelik bu iyileşme yalnızca ücretli bölgede kalmadı. Komşu alanlarda da benzer bir rahatlama görüldü. Yani uygulamanın etkisi, sınırları aşmış durumda.
Kent içindeki araç trafiğinde de gözle görülür bir gerileme yaşandı. Otobüslerde trafik yüzde 9, ağır kamyonlarda ise yüzde 18 azaldı. Buna karşılık şehir içindeki araçların ortalama hızı yüzde 11 arttı.
Bir başka dikkat çekici sonuç da toplu taşımada görüldü. Metro kullanım oranı yüzde 7 yükseldi. Otobüs hızlarında ise yüzde 17 ile yüzde 47 arasında artış yaşandı. Araçların daha az yakıt tüketmesi de cabası.
Verilere göre şehir genelinde gürültü ve kaza oranlarında da düşüş görüldü. Buna rağmen yaya trafiğinde ya da mağazaların müşteri sayısında kayda değer bir azalma yaşanmadı. Bu da, uygulamanın şehir merkezindeki ekonomik hareketliliği beklenildiği kadar olumsuz etkilemediğini gösteriyor.
Ücretli giriş uygulamasından elde edilen gelirin yıllık 500 milyon dolara ulaşması bekleniyor. Bu kaynağın metro yapımı ile toplu taşıma hizmetlerinin iyileştirilmesinde kullanılacağı belirtiliyor.
Şehir merkezine giden araç sayısı düştükçe, çevre bölgelerde de trafik rahatladı. Ücretli bölgede bu oran yüzde 25 olurken, Bergen bölgesinde yüzde 14, Bronx’ta yüzde 10, Manhattan dışı alanlarda yüzde 9, Staten Adası’nda ise yüzde 5 seviyesinde gerçekleşti.