Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ABD ve İsrail'in İran politikasındaki temel motivasyonuna dair Türkiye Gazetesi Yazarı Sevil Nuriyeva'ya dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Rus Bakan Lavrov, ''iki ülkenin politika odağının nükleer sorun mu, bölgesel güç dengesi mi, yoksa Çin ve Rusya'yı çevreleme yönündeki daha geniş bir stratejinin parçası mı?'' sorusuna verdiği cevapla dikkat çekti.

Lavrov, tüm bu faktörlerin bir arada olduğunu ifade ettiği açıklamasında, konuyu jeopolitik açıdan şu şekilde değerlendirdi:
''ABD, Biden döneminde bile 'şer ekseni' tabirinden ziyade, 'Batı'nın hakimiyetine meydan okuyan devletler ekseni'nden söz etmeye başladı. Bu eksene Rusya, Çin, İran, Kuzey Kore ve bazen de Rusya'nın müttefiki Belarus dahil ediliyor. Bu yaklaşım, mevcut ve gizlenmiyor. Ciddi Amerikalı ve İngiliz siyaset bilimcilerinin yazılarını okursanız, bu analizi açıkça görebilirsiniz. Diğer yandan, ekonomik ve enerji faktörleri de devreye giriyor.''
ABD lideri Trump'ın emriyle Venezuela'ya düzenlenen ve devrik lider Nicolas Maduro ile eşi Cilia Flores'in alıkonmasıyla sonlanan saldırıya dikkat çeken Rus Bakan Lavrov, Trump'ın ''Uluslararası hukukun tüm normlarını -üst düzey devlet yetkililerinin dokunulmazlığı dahil- hiçe sayarak'' hareket ettiğini söyledi. Venezuela'ya yapılan operasyonun hukuk dışı olduğunu ifade eden Lavrov, Trump'ın bu süreçte ''Venezuela petrolüne ihtiyacımız var'' sözlerini hatırlattı. İran petrolünün de aynı mantıkla önem taşıdığını söyleyen Lavrov, İran'ın petrol kaynağına sahip ülkeler arasında başı çektiğini vurguladı.

''Neredeyse eminim ki Amerikalılar, bu petrol akışlarını da kontrol etmek ister.'' diyen Lavrov, Venezuela'dan farklı olarak İran'ın zaman zaman ABD'ye karşı koz olarak kullandığı Hürmüz Boğazı'na da dikkat çekti ve ''Burada Hürmüz Boğazı gibi petrol rotalarının güvenliği açısından kritik jeostratejik bir nokta var. Dolayısıyla bu da, özellikle Trump yönetiminin açıkça beyan ettiği çıkarlar göz önüne alındığında, politikanın bir parçası muhtemelen.'' dedi.
Tahran'daki rejime dair de konuşan Bakan Lavrov, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ''İran, İsrail'in varlığına yönelik bir tehdittir.'' sözlerine dair ''Son zamanlarda Başkan Putin ile Başbakan Netanyahu arasında bir dizi temas oldu. Ayrıca bizim de İranlı liderlerle düzenli temaslarımız var.''
Rusya'nın hem İsrail hem de İran ile iyi ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Lavrov, arabuluculuk teklifinde bulundu. 2015 yılını hatırlatan Rus Bakan, ''O dönemde Rusya, İran'ın nükleer programı konusunda anlaşmaya varılmasında kilit rol oynadı; fazla zenginleştirilmiş uranyumun ülkemize taşınması da dahil olmak üzere, mutabık kalınan miktarın üzerindeki fazlalıkların güvenli bir şekilde uzaklaştırılmasını sağladı.'' ifadelerini kullandı.
Şimdi de benzer bir rol üstlenmeye hazır olduklarını belirten Lavrov, ''İsrailliler, İranlılar ve Amerikalılar bunu biliyor. Ve elbette, geçtiğimiz yaz olduğu gibi, nükleer tesislerin bombalandığı on iki günlük savaş sırasında olduğu gibi, durumun yeniden tırmanmasını önlemeye yardım etmekten memnuniyet duyarız.'' dedi.

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı'nın (IAEA) kontrolündeki tesislere saldırılar söz konusu olduğu zamana dikkat geçen Lavrov, ''Bu arada, bu Ajans, tüzüğüne ve Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşması (NPT) normlarına yönelik bu kaba ihlallere karşı tutumunu hiçbir şekilde göstermedi.'' ifadelerini kullandı.
''Felaket olmadan atlatıldığı için şanslıyız'' diyen Lavrov, ''Çünkü yasal nükleer malzemeler -ki bunlar NPT tarafından yasaklanmamıştır- özellikle toprağın derinliklerine nüfuz eden mühimmatlarla vurulmaya başlanırsa, potansiyel bir tehdit oluştururlar.'' diyerek uyarıda bulundu.
İran'a yönelik yeni bir saldırının 'kaçınılmaz' olduğuna dair tahminlere rağmen, sağduyu ve ileri görüşlülüğün galip gelmesi taraftarı olduğunu belirten Lavrov, Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da itidal çağrısında bulunmasına dikkat çekti ve arabuluculuk teklifini yineledi:
''Sayın Başkan Erdoğan'ın da 'en kötü senaryodan kaçınılmalı' ve 'Türkiye, Rusya gibi arabuluculuk rolü oynamaya hazırdır' şeklindeki çağrılarını duydum. Yani bu konuda da, pek çok diğer konuda olduğu gibi, görüşlerimiz birbirine yakın.''