Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

ABD Başkanı Donald Trump'ın Venezuela'ya yönelik askeri müdahalesi sonrası "ulusal güvenlik" amacıyla ülkesinin ele geçirmesi gerektiğini savunduğu Grönland'ın ismini açıklamak istemeyen 3 kaynak tarafından maliyeti değerlendirildi.
Washington yönetiminin Grönland'ı olası "satın alma girişiminde" 700 milyar dolar kadar ödeme yapmak zorunda kalabileceğini ileri süren kaynaklar, bu tahmini meblağın akademisyenler ve eski ABD'li yetkililer tarafından oluşturulduğunu aktardı.
ABD'li bir kaynak, iki ülke arasındaki mevcut anlaşma uyarınca ABD'nin Grönland'a daha fazla birlik sevk edebileceğini, askeri ve güvenlik kapasitelerini genişletebileceğini ileri sürdü.

Söz konusu bedelin, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) 901 milyar dolar olarak açıkladığı yıllık savunma bütçesinin yarısından fazlasını aştığı ifade ediliyor.
Grönland Başbakanı Jens-Frederik Nielsen, Grönland'ın, Danimarka Krallığı'nın bir parçası olduğunu ve satılık olmadıklarını söylemişti.
Grönland'ın Sanayi, Ham Madde, Maden, Enerji, Kolluk Kuvvetleri ve Eşitlik Bakanı Naaja Nathanielsen de "Amerikalı olmaya hiç niyetimiz yok. Bu bizim amaçladığımız veya olmaya çalıştığımız bir şey değil. Biz sadece işbirliği için çalışıyoruz. Kendimizi Amerikalı olarak görmüyoruz ve Danimarka Krallığı'nın parçası olmaktan mutluyuz." demişti.

ABD Başkanı Trump, Grönland ile ilgili sorulara, "Grönland'ı almazsak, Rusya veya Çin alacak. Ben başkan olduğum sürece bu olmayacak. Askeri varlık yeterli değil. Mülkiyete sahip olmanız gerekiyor." ifadelerini kullanmıştı.
Çin ve Rusya'ya ait denizaltı ve diğer savaş gemilerinin Grönland çevresinde varlık gösterdiğini belirten Trump, buna müsaade etmeyeceklerini, "bir şekilde Grönland'ı alacaklarını" söylemişti.
Trump, Grönland'ı almak istemelerinin NATO ülkelerinin birliğini olumsuz etkileyip etkilemeyeceği sorusuna ise "Bizim onlara ihtiyacımızdan çok onların bize ihtiyacı var." sözleriyle cevap vermişti.
Danimarka'ya bağlı özerk bölge olan Grönland ise daha önce ABD tarafından gelen ve egemenliğin devredilmesini de içeren yaklaşımları reddetmişti.
