Veliaht Prens Muhammed el-Senussi’nin çağrısının ardından Trablus’ta yürüyüş

Libya’da Veliaht Prens Muhammed el-Senussi’nin birlik, anayasal meşruiyet ve kapsayıcı sivil katılım vurgusu yaptığı konuşmasının ardından, başkent Trablus’ta gençlerin öncülüğünde yürüyüş düzenlendi.

Veliaht Prens Muhammed el-Senussi’nin çağrısının ardından Trablus’ta yürüyüş
KAYNAK:
Independent
|
GİRİŞ:
06.01.2026
saat ikonu 15:44
|
GÜNCELLEME:
06.01.2026
saat ikonu 15:47

Libya’nın bağımsızlığının 74. yıl dönümünden birkaç gün sonra, 29 Aralık’ta ulusa seslenen Veliaht Prens el-Senussi, ülkenin geleceğinin meşruiyet, ulusal uzlaşı ve barışçıl sivil katılımla inşa edilebileceğini ifade etti. Bu konuşmayı, 3 Ocak’ta söz konusu ilkelere destek amacıyla düzenlenen gençlik yürüyüşü izledi.

Konuşma, geleneksel olarak 24 Aralık’ta kutlanan Bağımsızlık Günü’nün ardından, Türkiye’de Libya ordusunun üst düzey isimlerinden Muhammed Ali Ahmed el-Haddad’ın vefatı nedeniyle ilan edilen ulusal yas sonrasında gerçekleştirildi. Veliaht Prens, Libya’nın kuruluş sürecinin egemenlik ve ortak ulusal hedefler temelinde şekillendiğini hatırlatarak, mevcut sorunların geçici ve parçalı çözümlerle değil, meşruiyete dayalı kapsamlı bir uzlaşıyla aşılabileceğini dile getirdi.

Veliaht Prens Muhammed el-Senussi’nin çağrısının ardından Trablus’ta yürüyüş

Gençlerin rolüne özel vurgu yapan el-Senussi, genç kuşakları barışçıl ve sorumlu sivil katılım yoluyla devletin yeniden inşasında temel aktörler olarak tanımladı. Gençlerin kamusal hayata etkin biçimde dahil edilmediği bir ortamda kalıcı istikrarın sağlanamayacağını belirtti.

Bu çağrının ardından Trablus’ta düzenlenen yürüyüşte, ulusal birlik, 1951 Bağımsızlık Anayasası ve anayasal monarşi vurgusu içeren pankartlar taşındı. Organizatörler, yürüyüşe yönelik ilginin fiili katılımın ötesinde olduğunu belirterek, barışçıl siyasi ifadelerin sınırlandırılmasına yönelik girişimlerin Libya’nın diyalog ve kapsayıcılık yönündeki beyanlarıyla çeliştiğini savundu.

"YÜRÜYÜŞ BİRLEŞTİRİCİ BİR ÇERÇEVE"

Yürüyüş, son haftalarda gerçekleştirilen bir dizi sivil toplantının devamı niteliğinde gerçekleşti. 15 Kasım’da yaklaşık bin kişinin katıldığı Ulusal Birlik ve Barış Toplantısı’nın ardından 22 Kasım’da ulusal kadın konferansı, 4 Aralık’ta ise gençlik konferansı düzenlendi. Bu toplantılarda yönetişim, ulusal kimlik ve devletin geleceği tartışılırken, 1951 Anayasası ve anayasal monarşi birleştirici bir çerçeve olarak öne çıktı.

Veliaht Prens el-Senussi konuşmasında, Birleşmiş Milletler gözetiminde hazırlanan 1951 Anayasası’nın parlamenter bir demokrasi tesis ettiğini, temel hak ve özgürlükleri güvence altına aldığını ve kadınlara siyasi hakları erken dönemde tanıdığını hatırlattı. Ayrıca anayasanın dini ve etnik azınlıklara yönelik koruyucu hükümler içerdiğini vurguladı.

Hukukçular ve anayasa uzmanları ise 1951 Anayasası’nın hukuka uygun bir süreçle yürürlükten kaldırılmadığını, 1969 darbesinin ardından askıya alınmasına rağmen meşru bir anayasa ile değiştirilmediğini ifade ediyor. Bu durum, anayasanın hâlen Libya’nın geçerli anayasal referansı olarak görülmesine yol açıyor.

GENÇLERDEN ANAYASA ÇAĞRISI

Gençlik organizatörlerinden Ahmed Bayoud, birçok genç için bu tartışmanın işleyen kurumlara ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir devlet özlemini yansıttığını söyledi. Bir diğer organizatör Ahmed Nbia ise anayasal monarşinin kişilerden ziyade kurumlar ve denge mekanizmalarıyla ilgili olduğunu vurguladı.

GÖZLEMCİLER TARAFINDAN YAKINDAN İZLENİYOR

Gelişmeler bölgesel gözlemciler tarafından da yakından izleniyor. Gözlemciler, barışçıl sivil ifadelerin sınırlandırılmasının desteği azaltmadığını, aksine hukuka uygun katılım alanlarının genişletilmesi gerektiğini ortaya koyduğunu belirtiyor.

Nüfusunun yarısından fazlası 30 yaşın altında olan Libya’da gençlik katılımı, sivil yaşamın belirleyici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. İşsizlik, kamu hizmetlerindeki gerileme ve ekonomik belirsizlikler, gençler arasında uzun vadeli kurumsal çözümlere yönelik talepleri güçlendiriyor.

Organizatörler, kalıcı uzlaşının yalnızca diyalogla değil, vatandaşların özellikle gençlerin anayasal yollarla barışçıl biçimde sürece katılabilmesiyle mümkün olacağını ifade ediyor. Önümüzdeki haftalarda gençlik ve sivil toplum gruplarının ulusal diyalog kapsamında yeni girişimler başlatması bekleniyor.

ETİKETLER
#Dünya
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.