Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, petrol fiyatlarının aşırı yükselmesi halinde ekonominin nasıl etkilenebileceğini anlamaya yönelik bir çalışma yürütüyor. Özellikle petrolün varil fiyatının 200 dolara ulaşması gibi uç bir senaryonun ABD ekonomisi için ne anlama geleceği analiz ediliyor.
Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre, bu çalışma aslında rutin ekonomik değerlendirmelerin bir parçası. Yani ortada kesin bir tahmin yok. Amaç, olası en kötü senaryolara karşı hazırlıklı olmak.
Yetkililer, özellikle uzun sürebilecek bir çatışma ihtimalinin enerji fiyatlarını ciddi şekilde etkileyebileceğini düşünüyor. Bu yüzden Beyaz Saray’ın tüm ihtimalleri masada tutmak istediği belirtiliyor.
Kaynakların aktardığına göre, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent daha savaş başlamadan önce petrol fiyatlarının yükselebileceği konusunda endişelerini dile getirmişti. Bessent’e göre artan enerji fiyatları ekonomik büyümeye zarar verebilir.
Üst düzey Hazine yetkilileri de son haftalarda petrol ve benzin fiyatlarındaki dalgalanmalarla ilgili kaygılarını Beyaz Saray’a iletti.
Ancak Beyaz Saray’dan gelen açıklamalar daha temkinli. Sözcü Kush Desai, petrolün 200 dolara çıkacağına dair özel bir çalışma yapılmadığını söyledi. Desai’ye göre yönetim her zaman farklı fiyat senaryolarını değerlendiriyor, fakat şu anda böyle bir ihtimal üzerine yoğunlaşılmış bir analiz bulunmuyor.
Ayrıca Desai, “Epic Fury Operasyonu”nun kısa vadeli ekonomik etkileri konusunda Hazine Bakanı Bessent’in endişeli olmadığını da vurguladı.
İran savaşının ekonomik etkileri giderek daha görünür hale gelirken, Wall Street cephesinde ise tablo biraz daha karamsar. Birçok finans kurumu ABD ekonomisine yönelik büyüme tahminlerini aşağı çekmeye başladı. Aynı zamanda enflasyon ve işsizlik beklentileri yukarı yönlü revize ediliyor. Bu da resesyon ihtimalinin arttığı yorumlarına yol açıyor.
Goldman Sachs’a göre petrol fiyatlarındaki yükselişin etkisiyle ABD’de önümüzdeki 12 ay içinde resesyon yaşanma ihtimali yüzde 30’a kadar çıktı. Banka ayrıca işsizlik oranının şubat ayında yüzde 4,4 seviyesindeyken, 2026 sonuna kadar yüzde 4,6’ya yükselebileceğini öngörüyor.
Ekonomistler, petrol fiyatlarındaki artışın enflasyonu da yukarı çekebileceği görüşünde. Birçok kuruma göre bu yıl enflasyonun Fed’in hedefi olan yüzde 2 seviyesinden ziyade yüzde 3’e daha yakın gerçekleşmesi muhtemel.
Bu durum ise doğrudan hane halkının harcanabilir gelirini azaltabilir. Oxford Economics’in baş ABD ekonomisti Nancy Vanden Houten’a göre savaşın etkisi ekonominin birçok alanında hissedilmeye başladı.
Vanden Houten durumu oldukça basit bir örnekle anlatıyor:
“Etkisini görmek için aslında çok uzağa gitmeye gerek yok. Yerel bir benzin istasyonunun önünden geçmeniz yeterli.”
ABD’de vergi iadelerine ilişkin ilk veriler de ekonomideki temkinli tabloyu destekliyor. Morgan Stanley ekonomistleri, iadelerin geçen yıla göre yüzde 12 arttığını tahmin ediyor. Ancak bu artış beklentilerin altında kaldı. Banka daha önce yüzde 15 ile yüzde 25 arasında bir artış öngörüyordu. Bu nedenle Morgan Stanley, 2026 yılı için tüketici harcamaları artış tahminini yüzde 2’den yüzde 1,7’ye düşürdü.
BlackRock Başkanı Rob Kapito ise yatırımcıların İran savaşının yapabileceği riskleri yeterince ciddiye almadığını düşünüyor. Kapito’ya göre savaş kısa sürede sona erse bile enerji piyasasında yaşanan tedarik kesintilerinin etkisi uzun süre hissedilebilir. “Yarın savaşın bittiğini açıklasak bile petrol fiyatı 150 dolara çıkabilir” diyen Kapito, tedarik zincirlerinin yeniden tam kapasiteye dönmesinin zaman alacağını vurguluyor.