Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD bankacılık sektöründe uzun süredir beklenen karar çıktı. Fed ve Federal Mevduat Sigorta Kurumu FDIC, ülkenin en büyük sekiz bankasının hazırladığı “living will” yani yaşayan vasiyetname planlarını uygun buldu.
JPMorgan Chase, Bank of America, Citigroup, Goldman Sachs, Bank of New York Mellon, Morgan Stanley, State Street ve Wells Fargo’nun sunduğu planlarda herhangi bir “eksiklik veya kusur” tespit edilmedi.
Bu onay, bankalar için sadece teknik bir düzenleyici süreç anlamına gelmiyor. Aslında karar, hissedarlar açısından da oldukça önemli. Çünkü “kusurlu” etiketiyle karşılaşmayan bankalar, sermaye fazlalarını yatırımcılara aktarma konusunda daha geniş bir hareket alanı kazandı.
JPMorgan Chase 50 milyar dolarlık yeni hisse geri alım programı başlatırken, Bank of America programını 40 milyar dolara çıkardı ve temettü oranını yüzde 8 artırdı. Citigroup ise 30 milyar dolarlık yeni bir paket açıkladı. Bloomberg verilerine göre bu büyük bankalar, yalnızca 2026’nın ilk çeyreğinde 33 milyar dolarlık hisse geri alımı yaptı.
Kararın açıklandığı gün bankacılık dünyasında bir başka dikkat çeken gelişme daha yaşandı. Fed’in yeni başkanı Kevin Warsh, Beyaz Saray’da yemin ederek görevine başladı. Bankacılık düzenlemelerinin gevşetilmesini savunan Warsh’un göreve gelişi, sektörde açıkçası yeni bir dönemin işareti olarak görülüyor.
Yeni projeksiyonlara göre sermaye gereksinimlerindeki gevşeme, bankaların ana sermaye yükümlülüklerinde yüzde 4,8’lik azalma sağlayabilir. Analizlere göre bu adım, ABD ekonomisine 2,6 trilyon dolarlık yeni kredi kapasitesi ve 140 milyar dolarlık serbest sermaye kazandırabilir.
Piyasalar kararı iyimser karşılasa da tartışma tamamen kapanmış değil. Uzmanlara göre sermaye kurallarının esnetilmesi, konut ve ticari kredilere erişimi kolaylaştırabilir. Ancak işin diğer tarafında, olası bir ekonomik sarsıntıda bankaların daha ince bir güvenlik tamponuyla kalma riski var.