Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Bankalardan kredi alamayan ve acil nakit ihtiyacı bulunan vatandaşlar bu kez “danışmanlık” adı altında faaliyet gösteren grupların hedefi oluyor. Sistem ise dikkat çekici bir yöntemle işliyor.
Bu gruplar, elektronik ürün satışı yapılmış gibi işlem düzenliyor. Vatandaş vadeli şekilde borçlandırılıyor; aynı gün ürün bedelinin yüzde 40’ına varan komisyon kesilerek para veriliyor. Bazı durumlarda ise ürünler alınıyor, ödeme dahi yapılmıyor.
İşte taksitli tefecilik dolandırıcılığının tüm detayları...
Dolandırıcılar yine bir yöntem daha buldu. Acil nakit ihtiyacı olup bankadan kredi alamayanlar kendilerini ‘danışmanlık şirketi’ olarak tanıtan bazı grupların ağına düşüyor. Bu kişi ve gruplar acil nakit ihtiyacı olanlara elektronik eşya satıyor gibi yapıp, onu aynı gün nakde çeviriyor ama o fiyattan yüzde 30-40 oranında kesinti yapıyor.
Modern tefecilik olarak adlandırılan sistem şöyle işliyor: Nakit ihtiyacı olan kişi, elektronik ürünler satın alıyor. Ürün mağazadan çıkar çıkmaz, danışmanlık şirketi ürünü piyasa değerinin altında nakde çeviriyor. Aradaki fark ise komisyon olarak kesiliyor. Örneğin 50 bin liralık bir elektronik ürünü alan kişi, o 50 bin lirayı taksitle ödüyor ama eline 30-35 bin lira ancak geçiyor.
60 BİN LİRALIK TELEFON ALDIM, 38 BİN TL VERDİLER
Sisteme dâhil olmak için tefecilerin şartları da var. En az 6 aylık SGK kaydı ve aktif icra dosyası bulunmamasını isteyen tefecilerin ağına düşen bir mağdur “Aslında başta cazipti ancak ağır bir yük hâline geldi” diyor. 32 yaşındaki vatandaş “Bankadan kredi alamadım. Çocuğum hastaydı, acil para lazımdı. Beni bir numara yönlendirdi. 60 bin liralık telefon aldım, elime 38 bin lira verdiler.
'BİZ SADECE ARACILIK EDİYORUZ, HERKES MEMNUN'
Konuyu daha iyi anlamak için müşteri gibi aradığımız bir numarada sürecin detayları açıkça anlatıldı. Telefonda konuştuğumuz ve ismini Mithat olarak söyleyen kişi “Biz danışmanlık yapıyoruz. Sizi ürün alabileceğiniz mağazaya yönlendiriyoruz. Ürünü alıyorsunuz, biz nakde çeviriyoruz. Tanıdığımız firmalardan, icra dosyanız yoksa 100 bin liraya kadar alım yaptırabiliyoruz. Komisyonumuz yüzde 20-30 civarında. 6 ay SGK’nız olsun, icranız olmasın yeterli” dedi. ‘Sorunsuz’ müşteri arayan bu kişiler “Biz sadece ürün alışverişine aracılık ediyoruz. Herkes memnun” diye savunuyor.
Türkiye gazetesinde yer alan habere göre; hukukçular ise büyük riske dikkat çekiyor. Çünkü ortada açık bir kredi sözleşmesi ya da finansal kuruluş yok. Vatandaş ürünü kendi adına alıyor ve borç doğrudan mağazaya karşı oluşuyor. Nakde çevirme işlemi kayıt dışı yapılıyor, ödeme aksadığında icra süreci başlıyor. Kişi de hem borçlu, hem cezalı duruma düşebiliyor.
Dahası, bazı durumlarda ürünün alındığı halde nakdin hiç ödenmediği ya da vaat edilenden çok daha düşük bir tutar verildiği iddiaları bulunuyor. Uzmanlar “Evet, kredi politikası ve artan faizler nakit ihtiyacı olanı zorluyor ama yüzde 30-40 komisyon oranları büyük tehlike oluşturuyor. Vatandaşlar bu tür tekliflere karşı dikkatli olmalı. Mafyavari oluşumların ağına düşüp aylarca sürecek borç sarmalına girmemek için bu tür tekliflere karşı dikkatli olunmalı” diyor.