Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın tarihinde ilk kez 5000 doların üzerine çıktı. Gümüş şahlandı, platin, paladyum ve bakır gibi değerli metaller de jeopolitik risklerin etkisiyle yükselmeye devam ediyor. Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, katıldığı bir televizyon programında piyasalara ilişkin çok kritik açıklamalarda bulundu.
Küresel piyasalarda artan jeopolitik riskler ve belirsizlikler, emtia piyasalarında tarihi bir fiyatlamayı beraberinde getirdi. Altın tarihinde ilk kez 5.000 dolar seviyesinin üzerine çıkarken, gümüşte de sert yükseliş dikkat çekiyor. Platin, paladyum ve bakır gibi diğer değerli ve endüstriyel metallerde de yukarı yönlü hareket sürüyor.
Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, katıldığı televizyon programında altın ve gümüşteki sert yükselişi değerlendirerek piyasalara ilişkin kritik uyarılarda bulundu.
“Şu an altın fiyatlarında yaklaşık %2,26’lık bir yükseliş görüyoruz. Gümüş tarafında ise fiyatlar 108 doların üzerine çıktı, şu sıralar 107,93 seviyelerinde. Buradaki yükseliş oranı da %5,28 civarında” diyen Ergezen, haftaya son derece güçlü bir başlangıç yapıldığını vurguladı.
Altındaki yükselişin arkasındaki temel nedenlere değinen Ergezen, ana unsurun faiz indirimi beklentileri olduğunu belirtti. Özellikle ABD’de Donald Trump’ın yeniden gündemde olan politikaları ve küresel siyasette artan tansiyonun risk algısını beslediğini ifade etti.
“Fed başkanının değişecek olması, Grönland meselesi, Çin ile ilişkiler ve İran konusunun yeniden masaya gelmesi piyasalardaki endişeleri artırıyor. Bu risk algısı da doğrudan kıymetli metallere yarıyor” diyen Ergezen, beklentilerin çok üzerinde bir fiyatlama yaşandığını söyledi.
Bu yıl için birçok analistin altın tarafında 4.750–5.000 dolar bandını hedef olarak belirlediğini hatırlatan Ergezen, “Henüz ocak ayındayız ama bu seviyelere şimdiden ulaşmış durumdayız” ifadelerini kullandı.
Geçmiş dönemlerle kıyaslandığında mevcut yükselişin çok daha sert olduğuna dikkat çeken Ergezen, “Daha önce de hızlı yükselişler gördük ama bu kez ivme çok daha güçlü. Önceki dönemlerde bu ölçekte bir momentum yoktu” dedi.
Özellikle haftanın başında ABD ve Trump cephesinden gelen haber akışının fiyatlamalar üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayan Ergezen, fiziksel piyasadaki tabloya da dikkat çekti.
Ergezen, "Fiziksel piyasada hem altına hem de gümüşe talep son derece güçlü. Arz bu talebe yetişemiyor. Spot ve vadeli piyasalar arasında ciddi marjlar oluştu. Bu durum kendi kendini besleyen bir kısır döngü yaratıyor ve fiyatları daha da yukarı taşıyor" dedi.
Bu ortamda fiyat hedefi vermenin sağlıklı olmadığını belirten Ergezen, "Şu anda hedef konuşmak çok zor çünkü piyasa hedefleri sürekli aşıyor. Momentum çok güçlü. Kaldıraçlı işlemler ve ETF’lere olan ilgi de yükselişi besliyor. Bu nedenle ‘nereye kadar gider?’ sorusundan ziyade trendi takip etmek önemli. Destekler ve trendler bozulmadığı sürece eldeki pozisyonları taşımak daha mantıklı"
Jeopolitik risklerin sadece altın ve gümüşü değil, diğer metalleri de desteklediğini belirten Ergezen, “Platin ve paladyum zaten ön planda. Bunun yanında bakır, nikel, demir cevheri ve alüminyum gibi endüstriyel metallerde de yukarı yönlü hareketler görüyoruz” dedi.
Son dönemde gümüşteki sert yükselişin ardından endüstriyel metallere de güçlü alımlar geldiğini ifade eden Ergezen, “Trend güçlü kaldığı sürece net bir geçiş beklemiyoruz. Ancak zaman zaman gümüş ETF’lerinden çıkan paranın alternatif endüstriyel metallere yöneldiğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Gümüşün son dönemde altına kıyasla çok daha güçlü bir performans sergilediğini vurgulayan Ergezen, altın/gümüş rasyosuna dikkat çekti.
“Geçen yıl nisan–mayıs döneminde bu rasyo 105’in üzerindeydi. Bugün ise 50’nin altına, hatta 47 seviyelerine kadar geriledi. Bu, gümüşün altına karşı ne kadar güçlü olduğunu net şekilde gösteriyor.”
Ancak bu seviyelerin artık bir denge noktası olabileceğini belirten Ergezen, “Bundan sonra gümüşün çok daha agresif bir şekilde altını geçmesi temel açıdan çok sağlıklı olmayabilir” dedi.
Gümüşteki yükselişin arkasında Uzakdoğu’dan gelen güçlü talebin bulunduğunu belirten Ergezen, yenilenebilir enerji, elektrikli araçlar, çip üretimi ve yapay zekâ yatırımlarının gümüş talebini ciddi şekilde artırdığını söyledi.
“Uzakdoğu’da fiziksel gümüş fiyatları, ekran fiyatlarının üzerinde. Arada ciddi marjlar var. Fiziksel talep çok güçlü ve stoklar hızla azalıyor” diyen Ergezen, bu durumun fiyatları yukarı iten temel unsurlardan biri olduğunu vurguladı.
Kısa vadede geri çekilme ihtimalinin zayıf olduğunu söyleyen Ergezen, bunun tamamen ortadan kalkmadığını da ekleyerek "Momentum çok güçlü olduğu için satışlar şu an güçlü taleple karşılanıyor. Ancak fiyatlar sonsuza kadar yükselmez. Dengeleri değiştirecek bir haber akışı gelirse kar satışları hızlanabilir" dedi.
Özellikle ABD ve Çin’den gelecek büyüme verilerinin kritik olduğunu belirten Ergezen, “Çin büyüme verileri gümüşten çıkışları ve alternatif emtialara yönelimi tetikleyebilir” dedi.
Japonya’ya da ayrı bir parantez açan Ergezen, “Japonya’da tahvil faizlerinin yükselmesi kısa vadede panik satışlarına yol açabilir. Bunun etkisi, son dönemde çok değer kazanmış gümüş gibi kıymetli metallerde sert satışlar veya trend bozulmaları şeklinde görülebilir” uyarısında bulundu.