Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Son günlerde altın piyasasında yaşanan sert yükseliş ve ani dalgalanmalar, yatırımcıların “dijital altın” olarak görülen Bitcoin ile kıyaslamalarını yeniden alevlendirdi. Altın, yalnızca üç günde Bitcoin’in toplam piyasa değerinin iki katından fazlasını ekledi.
Bitcoin ile altın arasındaki karşılaştırmalar, kripto paranın ilk günlerinden bu yana yapılıyor. Bitcoin’in geliştiricisi Satoshi Nakamoto, yıllar önce bu varlığı dünyada anında taşınabilen dijital bir altına benzetmişti. Hatta kripto dünyasının önemli isimlerinden Nick Szabo’nun Bitcoin’den önce ortaya attığı fikir bile “Bit Gold” adını taşıyordu.
Bitcoin’in “dijital altın” olarak anılması özellikle 2017’den sonra yaygınlaştı. Bitcoin ağında yaşanan blok boyutu tartışmalarının çözülmesiyle birlikte, bu varlığın bir ödeme aracından çok değer saklama aracı olarak konumlandığı daha net görüldü. Ödeme tarafında ise ağırlık, bugün merkezi yapısı nedeniyle tartışma konusu olan stablecoin’lere kaydı. Lightning Network ve Ark gibi ikinci katman çözümleriyle Bitcoin üzerinden ödeme denemeleri sürse de, gerçek şu ki çoğu kullanıcı Bitcoin’i uzun vadeli bir dijital birikim aracı olarak görüyor.
Uzun süredir yaygın olan görüş, devlet tahvillerinden çıkışın hızlanması halinde en hızlı yükselen “güvenli liman”ın Bitcoin olacağı yönündeydi. Ancak tablo böyle olmadı. Altın, geçtiğimiz yıl Bitcoin’i açık ara geride bıraktı. Dahası, son beş yıllık performansa bakıldığında altının Bitcoin’den daha iyi getiri sağlaması ilk kez görüldü.
Son birkaç gün ise adeta baş döndürücüydü. Altın, yalnızca 72 saat içinde piyasa değerine yaklaşık 3,5 trilyon dolar ekledi. Bu rakam, Bitcoin’in bugün yaklaşık 1,67 trilyon dolar seviyesinde olan toplam piyasa değerinin iki katından fazla. Kısacası altın, üç günde iki Bitcoin piyasası büyüklüğünde değer kazandı.
Bu yükselişin ortasında altın fiyatları perşembe günü neredeyse yüzde 10’luk sert bir düşüş de yaşadı. Ancak kısa sürede toparlanarak 5.350 dolar seviyelerine geri döndü. Bu ani iniş çıkışlar, yatırımcılara Bitcoin’in günlük sert dalgalanmalarını hatırlattı. Bazı yorumlara göre, kripto borsalarının popüler varlıklara hızla dahil olması bu tür hareketlerin habercisi olabiliyor. Örneğin Coinbase’in 2022’de NFT pazarına girmesi, birçok kişi tarafından piyasa zirvesinin sinyali olarak görülmüştü.
Bu hafta dikkat çeken bir başka gelişme ise stablecoin ihraççısı Tether’den geldi. Şirket, elinde yaklaşık 24 milyar dolarlık altın bulunduğunu açıkladı. Bu miktar, Tether’i merkez bankaları ve geleneksel finans kurumları dışındaki en büyük altın sahiplerinden biri konumuna taşıdı. Buna rağmen şirket, geleneksel finans dünyasında hâlâ mesafeyle karşılanıyor. Nitekim S&P Global’in stablecoin derecelendirme çerçevesinde Tether’e verdiği not, geçtiğimiz yılın sonlarında en düşük seviye olmuştu.
Altının Bitcoin’e kıyasla daha iyi performans göstermesinin nedenleri konusunda farklı görüşler var. Kimi uzmanlar kuantum bilgisayarların yapabileceği risklere dikkat çekerken, kimileri de merkez bankalarının altına olan ilgisinin Bitcoin’e kıyasla çok daha güçlü olmasını öne çıkarıyor.
Çin’in altın alımlarında öne çıkması, buna karşılık ABD’nin Bitcoin ve kriptoyu ekonomik gücünü destekleyecek bir araç olarak görmesi bu tartışmayı daha da derinleştiriyor.
Bitcoin’in küresel kriz anlarında “güvenli liman” olacağı tezi ise şimdilik beklenen karşılığı bulmuş değil. Son olarak Grönland çevresinde yaşanan jeopolitik gerilim sırasında Bitcoin’in bu rolü üstlenememesi, eleştirileri artırdı.