Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatları haftanın ikinci işlem gününe yukarı yönlü ama temkinli bir başlangıç yaptı. Piyasada tansiyon biraz düşmüş görünüyor. Özellikle Orta Doğu kaynaklı arz endişelerinin kısmen hafiflemesi, yatırımcıların nefes almasını sağladı. Yine de asıl belirleyici başlık şimdiden belli: merkez bankaları.
Spot altın yüzde 0,4 artışla ons başına 5 bin 23,19 dolara yükseldi. ABD’de nisan vadeli altın kontratları da yüzde 0,5 değer kazanarak 5 bin 27,20 dolara çıktı.
Ons altında görülen bu hareket, iç piyasaya da yansıdı. Gram altın yeni güne yüzde 0,5 yükselişle 7 bin 145 lira seviyesinden başladı.
Cnbc-E’de yer alan habere göre analistler, haftanın ilk işlem gününde görülen geri çekilmenin ardından altının yeniden toparlanma eğilimine girdiğine işaret ediyor.
Bu toparlanmada jeopolitik cepheden gelen açıklamalar da etkili oldu. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi’nin Hürmüz Boğazı’na ilişkin mesajları, piyasalardaki risk algısını bir miktar aşağı çekti. Bunun ardından petrol fiyatlarında geri çekilme yaşandı, ABD tahvil getirileri düştü, dolar da son dönemdeki kazanımlarının bir kısmını geri verdi.
Arakçi, Hürmüz Boğazı’nın tamamen kapatılmadığını söyledi. Bazı gemilerin geçiş yaptığı da bildirildi. Ancak tablo hâlâ oldukça kırılgan. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş, küresel enerji arzında ciddi aksamalara yol açmayı sürdürüyor.
Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerinde kalması da bunun en net göstergelerinden biri. Boğazın büyük ölçüde kapalı olması nedeniyle tankerlerin haftalardır beklediği belirtiliyor. Bu da küresel arz tarafında şimdiye kadarki en ciddi baskılardan birine işaret ediyor.
ABD Başkanı Donald Trump ise Hürmüz Boğazı’nın açılması için diğer ülkelere çağrıda bulunmayı sürdürüyor. Ancak bu çağrıya yeterli destek gelmemesinden şikâyet ettiği aktarılıyor.
Altın açısından denklem aslında tanıdık. Yüksek petrol fiyatları; ulaşım ve üretim maliyetlerini artırıyor, bu da enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yapıyor. Altın da böylesi dönemlerde geleneksel olarak güvenli liman olarak öne çıkıyor.
Ama işin bir de öbür tarafı var. Faizlerin yüksek kaldığı bir ortamda, getiri sağlayan varlıklar yatırımcı için daha cazip hale geliyor. Bu da altına yönelik talebi sınırlayabiliyor. Yani altın bir yandan jeopolitik risklerden destek bulurken, diğer yandan faiz cephesinden baskı görüyor. Biraz ikili bir tablo var açıkçası.
Uzmanlara göre önümüzdeki günlerde ABD-İran savaşına ilişkin haber akışı ile petrol fiyatlarının seyri, altın üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.
Piyasaların asıl odağı ise bu hafta açıklanacak faiz kararları. ABD Merkez Bankası’nın çarşamba günü faizleri sabit bırakması bekleniyor. Ancak karar kadar verilecek mesajlar da kritik. Özellikle daha “şahin” tonda bir duruş, altın fiyatları üzerinde baskı yapabilir.
Fed’in yanı sıra İngiltere, Euro Bölgesi, Japonya, Avustralya, Kanada, İsviçre ve İsveç merkez bankaları da İran savaşı sonrası ilk toplantılarını bu hafta gerçekleştirecek. Bu nedenle yalnızca altın değil, tüm emtia ve döviz piyasalarında yoğun bir bekleyiş var.
Değerli metaller tarafında yükseliş yalnızca altınla sınırlı kalmadı. Spot gümüş yüzde 0,6 artışla 81,28 dolara çıktı. Platin yüzde 2,2 yükselerek 2.161,35 dolara, paladyum ise yüzde 1,4 değer kazanarak 1.620,45 dolara ulaştı. Bu tablo, yatırımcının güvenli liman arayışının geniş bir alana yayıldığını gösteriyor.