Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Savaş çıktı altın fiyatları beklenen ivmeyi yakalayamadı. Peki bu oyalanmanın sebebi ne? Savaş ortamında parasını korumak isteyen yatırımcı nasıl hamleler yapmalı? Ekonomist Şirin Sarı katıldığı bir televizyon kanalında piyasalara dair ezber bozan açıklamalarda bulundu. Uzman isim, yatırımcılar için çok önemli uyarılar gerçekleştirdi. İşte detaylar...
"Finansal piyasalarda ‘beklentiler satın alınır, gerçekleşmeler satılır’ diye bir söz vardır. Aslında ons altın tarafında bunu yaşıyoruz" diyen Sarı, altın fiyatlarındaki durum hakkında bilgi verdi.
Ocak ayında İran-İsrail ve ABD arasında bir çatışma ihtimalinin fiyatlanmaya başladığını hatırlatan Sarı, o dönemde altının günlük 100 dolara yaklaşan yükselişler kaydettiğini söyledi. Ancak beklentinin gerçekleşmesiyle birlikte piyasada tam tersi bir hareket görüldüğünü belirterek, "6.000 dolarlara doğru giden bir altın görmektense altında bir gerileme söz konusu oldu" dedi.
Savaşın ilk günlerinde altının kısa süreli bir sıçrama yaptığını belirten Sarı, "Pazartesi günü ilk etkiyle birlikte %2,5’luk bir yükseliş gördük fakat bu hareket daha sonra tamamen %2,5’luk bir düşüşe yerini bıraktı" dedi.
Ons altının 5.420 dolar seviyelerinden 5.000 doların altına kadar gerilediğini ifade eden Sarı, haber akışının piyasalarda çok hızlı fiyatlandığını söyledi.
Ekonomist Sarı’ya göre savaşın küresel ekonomi üzerindeki en kritik etkilerinden biri enerji piyasasında yaşanıyor. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gelişmeler petrol fiyatlarını doğrudan etkiliyor.
Petrol fiyatlarının 80 doların üzerine yerleştiğini belirten Sarı, enerji maliyetlerindeki artışın özellikle Avrupa ekonomisi için risk oluşturduğunu söyleyerek "Enerji tarafını konuşuyorsak Avrupa cephesinde zaten Rusya ile gaz ve enerji tedariği konusunda ilişkilerin bozulması vardı" dedi.
Bu nedenle Avrupa’nın LNG’de Katar’a, petrol tarafında ise Hürmüz Boğazı’na bağımlı hale geldiğini belirten Sarı, savaşın uzaması halinde ekonomik verilerin olumsuz etkilenebileceğini dile getirdi.
Savaşın etkilerinin yalnızca bölgesel olmadığını vurgulayan Sarı, Çin ekonomisinin de enerji ve tedarik zinciri maliyetlerinden olumsuz etkilenebileceğini ifade ederek "Çin, İran’ı en fazla destekleyen ve İran ekonomisinin direnmesini sağlayan ülkelerden biri" dedi.
Enerji maliyetlerindeki artış ve lojistik risklerinin Çin’in üretim maliyetlerini yükseltebileceğini söyleyen Sarı, savaşın küresel ekonomiye faturasının giderek büyüdüğünü belirtti.
Altın fiyatlarında teknik olarak önemli eşiklere dikkat çeken uzman isim, 5.000 dolar seviyesinin kritik bir destek olduğunu söyledi ve "Yukarıda 5.200 dolar seviyesi, aşağıda ise 5.000 dolar seviyesi önemli" diyerek hedefleri belirledi.
Bu seviyenin üzerine çıkılması halinde yeni zirvelerin görülebileceğini belirten Sarı, fiyatların 5.800 hatta 6.000 dolar seviyelerine kadar yükselebileceğini ifade etti.
Sarı’ya göre altın fiyatlarındaki zayıf performansın arkasındaki önemli faktörlerden biri de bazı ülkelerin rezerv satışları.
“Geçtiğimiz ay Rusya Merkez Bankası’nın altın satışları vardı.”
Polonya’nın da savaş hazırlıkları kapsamında altın sattığını belirten Sarı, savaş finansmanı için rezervlerin kullanılmasının piyasada satış baskıya neden olduğunu açıkladı.
Enerji fiyatlarındaki artışın enflasyonu yeniden yukarı çekebileceğini belirten Sarı, bunun ABD Merkez Bankası’nın faiz politikası üzerinde etkili olabileceğini söyleyerek "Önceden Haziran konuşuluyordu, sonra Temmuz denildi, şimdi ise Eylül konuşulmaya başlandı" dedi.
Petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması durumunda faiz indiriminin tamamen gündemden düşebileceğini ifade eden Sarı, güçlü nakit ortamının altını baskılayabileceğini belirtti ve Mart ve Nisan ortasına kadar satışların görülebileceğinden bahsetti.
Savaş dönemlerinde altın genellikle ilk tercih olsa da son dönemde farklı varlıkların da öne çıktığını belirten Sarı "Şu anda Japon yeni ve İsviçre frangı bile altına karşı güvenli liman olarak tercih ediliyor" dedi ve çok farklı bir öngörüde bulundu.
Savaşın ilk günlerinde Türkiye’de iç piyasa fiyatlarının hızlı yükseldiğini belirten Sarı, Kapalıçarşı ile uluslararası piyasalar arasında ciddi fark oluştuğunu söyleyerek "Uluslararası piyasalardan kilo başına 10-12 bin dolara kadar fark oluştu" dedi ve durumun ciddiyetini belirtti.
Bu farkın daha sonra hızla kapandığını ancak iç piyasada altın bozdurmak isteyenlerin sayısının arttığını ifade etti.
Sarı, yatırımcıların tüm varlıklarını altına yönlendirmesinin riskli olabileceğini vurguladı. Günlük %2 ila %5 arasında değişen sert hareketlerin güvenli liman algısını zayıflatabileceğini belirtti.
Gümüş piyasasında da volatilitenin yüksek olduğunu belirten Sarı, portföyde küçük bir pay ayrılmasının daha doğru olacağını söyledi.
Uzun vadede yeşil enerji yatırımlarının gümüş talebini artırabileceğini ifade eden Sarı, ancak mevcut savaş ortamında yenilenebilir enerji projelerinin ikinci plana atıldığını sözlerine ekledi.