Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Emtia Piyasaları Uzmanı Zafer Ergezen, katıldığı televizyon programında küresel enerji piyasalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Savaşın seyrine bağlı olarak enerji fiyatlarında yukarı yönlü risklerin devam ettiğini vurgulayan Ergezen, “Bu savaş sürdükçe ve enerji sahaları vurulmaya devam ederse, yani tansiyon yüksek kalırsa maalesef daha yüksek fiyatlar görme ihtimali hala var” dedi.
Petrol fiyatlarına değinen Ergezen, Brent petrolde savaşın ilk günlerinde görülen 120 dolar seviyesine henüz ulaşılmadığını hatırlatarak, "Arzın artırılması ve stratejik rezervlerin kullanılması bunu engelliyor. Ama açık söyleyeyim, stratejik rezervler olmasaydı bugün 120 doların üzerine çıkmış olurduk" ifadelerini kullandı.
Savaş uzadıkça enerji maliyetlerinin küresel ölçekte arttığını belirten Ergezen, bunun fiyatlar üzerinde kalıcı baskı oluşturduğunu dile getirdi.
Türkiye açısından arz sorunu bulunmadığını, farklı kaynakların devrede olduğunu aktaran Ergezen, Avrupa tarafında ise durumun daha kritik olduğunu söyledi. Özellikle Katar’daki tesislerin devre dışı kalmasının etkisine dikkat çekerek, “Avrupa’da depolar zaten düşüktü, şimdi %30’un altına inmiş durumda. Bu kritik bir eşik ve henüz kış koşullarının tamamen bittiğini söyleyemeyiz” dedi.
Enerji arzındaki daralmanın yalnızca ısınma değil, sanayi üretimi açısından da ciddi risk oluşturduğunu belirten Ergezen, “Doğal gaz sadece ısınma için değil, endüstride de yoğun şekilde kullanılıyor. Bu da enflasyon, yüksek faiz ve ekonomik yavaşlama risklerine bir de tedarik sıkıntısını ekliyor” diye konuştu.
Doğal gaz fiyatlarının, Rusya-Ukrayna savaşı dönemindeki zirvelere yaklaştığını ifade eden Ergezen, özellikle Hürmüz Boğazı’nın kritik rolüne dikkat çekerek "Dünya doğal gaz ticaretinin yaklaşık %20’si bu boğazdan geçiyor. Kapalı kalması küresel arzı ciddi şekilde etkiliyor" dedi.
Enerji sahalarına yönelik saldırıların piyasalar üzerindeki baskıyı artırdığını vurgulayan Ergezen, “Enerji yollarının kapanması başka bir şey, sahaların vurulması çok daha farklı. Şu an o kritik çizginin tam kenarında dolaşıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Hürmüz Boğazı açılsa bile piyasalarda hızlı bir normalleşme beklenmemesi gerektiğini söyleyen Ergezen, "Asıl soru tedarik tarafında hasar var mı? Petrol ve doğal gaz sahalarında üretim ne zaman başlayacak? Bunları bilmeden fiyatların hızla geri gelmesini beklemek gerçekçi değil" DEDİ.
Öte yandan altın piyasasına da değinen Ergezen, fiyatlardaki geri çekilmede yalnızca jeopolitik gelişmelerin değil, ABD Merkez Bankası’nın para politikası mesajlarının da etkili olduğunu belirterek "Powell’ın şahin açıklamaları doların güçlenmesine ve altın tarafında satışlara neden oldu” diyen Ergezen, ons altında 4850–4950 dolar bandının kritik olduğunu ifade etti. “4850 doların altında kalındığı sürece baskı devam edebilir" diye ekledi.
Genel tabloya bakıldığında, enerji piyasalarında savaşın etkisiyle artan belirsizliklerin küresel ekonomide kırılganlığı artırdığı ve fiyatlar üzerinde yukarı yönlü risklerin sürdüğü görülüyor.