Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Ortadoğu’da yükselen gerilim, Hürmüz Boğazı’na yönelik riskler ve ABD’den gelecek enflasyon verileri küresel piyasalarda tansiyonu artırırken, ekonomist Bayram Başaran petrol, altın ve enflasyon cephesine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Başaran, hem enerji fiyatlarında hem de değerli metallerde yukarı yönlü hareketin süreceğini savunurken, piyasalardaki oynaklığın daha da artabileceğini söyledi.
"Amerika’da enflasyon yükselmeye başlayacak diye söylemiştik. Yükseliyor. Ben bu ay faiz artışı beklemiyorum açıkçası. Enflasyon yüksek gelecek ve bu Fed’in elini çok zayıflatacak. Faiz artırımı yönünde baskı oluşacak ama ben Temmuz gibi bekliyorum. Çünkü mevcut Fed Başkanı enflasyonu faizle kontrol etme sistemini çok benimsemiyor gibi görünüyor.”
Fed üzerindeki baskının artacağını söyleyen Başaran, "Dolayısıyla orada bir gerginlik olacak ve piyasa ciddi bir çalkantıya girecek. Zaten piyasalar şu an çalkantıya girmiş durumda. Amerika’daki hisse senetleri, Avrupa’daki hisse senetleri aşağı doğru sert düşüyor. Petrol fiyatları tekrar yükselmeye başladı. Bu nedenle Fed üzerinde faiz artırımı yönünde ciddi baskılar olacak ama ben Fed’in hemen faiz artıracağı kanaatinde değilim" dedi.
Başaran, UBS tarafından yapılan tahminlere de dikkat çekerek altın ve gümüşte yeni zirvelerin masada olduğunu söyledi:
“Altın için yeni zirve beklentisini koruyorlar. 5600 dolar demişlerdi. Gümüş için de 100 dolar deniliyor. ”
Piyasalardaki sert hareketlerin arkasında ABD kaynaklı gelişmelerin bulunduğunu savunan Başaran, petrol ve altının artık birlikte yükseldiğini belirtti.
“Piyasalarda çok ciddi oynaklık var. Bu oynaklığın sebebi biraz Amerika tarafından kaynaklanan manipülasyonlar. Şimdi petrol ve altın fiyatları daha yukarıda dengelenmeye başladı. Petrol 100 dolara çıktığında altın fiyatları 4600 doların altına iniyordu. Şimdi altın fiyatları 4700-4730 dolar arasında, petrol fiyatları ise 110 dolara çıkmış durumda. Yani denge yukarıda oluşmaya başlıyor. Bu da enflasyonu daha kalıcı hale getiriyor.”
Çin’in altın alımlarına hız verdiğini söyleyen Başaran, merkez bankalarının ve yatırımcıların güvenli liman arayışında olduğunu ifade etti:
“Altına yönelik beklentiler yukarı yönlü gidiyor. Petrol ve altın birlikte yükseliyor. Çin son bir ayda 8 ton altın aldı. Son dört yılın en yüksek aylık alımını yaptı ve son dört yılda toplam 372 ton altın aldı. Altın almaya da devam ediyor.”
Başaran şöyle konuştu: “Hindistan’ın yaptığı ‘altın talep etmeyin’ çağrısı ise ters tepti. Altın talebi daha da arttı. Çünkü Hindistan’da da bizdeki gibi ekonomiyi yöneten siyasetçilere güven yok. Bankacılık krizleri yaşandı. İnsanlar paralarını çekememe korkusu yaşadı ve yastık altına yönelmeye başladı.”
Enerji piyasalarında arz sorunlarının büyüdüğünü belirten Başaran, Saudi Aramco açıklamalarına işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bütün bunlara baktığınız zaman altının yukarı gitmemesi için bir sebep yok. Ekonomiler düzelmiyor, petrol tarafı kötüye gidiyor. Aramco’nun az önce bir açıklaması düştü. Haftada 100 milyon varillik azalma olduğunu söylüyorlar. Son bir ayda toplam 1 milyar varillik düşüş var. Bu çok ciddi bir eksilme. Dolayısıyla bütün ekonomiler hem maddi sıkıntı hem de enerji sıkıntısı yaşamaya başlıyor.”
“Bu da petrol fiyatlarının ve enflasyonun dünya genelinde ciddi şekilde artacağını gösteriyor. Bundan korunmanın alternatifi olarak insanlar altını görüyor. Önümüzdeki dönemde bu çalkantının Haziran’dan sonra daha çok altına kayacağını düşünüyorum.”
Başaran, güvenli liman talebinin güçlendiğini ifade ederek "Bir de Trump’ın açıklamaları var. ‘Barış ya da ateşkes en kırılgan döneminde’ diyor. Bu açıklamalar petrolü yukarı itti ama aynı zamanda güvensizlik nedeniyle altını da yukarı taşıdı. Hem petrol hem altın birlikte yükseliyor" dedi.
Önümüzdeki süreçte jeopolitik risklerin devam edeceğini söyleyen Başaran "Önümüzdeki günlerde güvensizliklerin daha da artacağı kanaatindeyim. Körfez’de çok büyük savaşlar çıkacak demiyorum ama çatışmalar olacaktır. Bu da hem petrolü hem altını birlikte yukarı taşıyacak gibi görünüyor. Normalde ters çalışan bu iki emtianın denge noktası daha yukarıda oluşuyor" şeklinde konuştu.
“Ben 4700 doların üzerinde bir altın fiyatında ve 100 dolar civarında bir petrol fiyatında yeni bir denge oluşacağını düşünüyorum.”
5600 dolar beklentisinin abartılı olmadığını savunan Başaran, "Hayır, yıl sonu için söylemiyorum. Ama ben 5500-5600 dolar aralığını mümkün görüyorum. Çünkü ekonomiler önümüzdeki dönemde daha da kötüye gidecek. Bütün hisse senetleri şu an çakılmış durumda.”
“Ben altın ve gümüşün yılın ikinci yarısında 5000 dolara doğru gideceği kanaatindeyim. Şu anki veriler de bunu gösteriyor. Ağustos-Ekim arasında bu seviyelerin görülebileceğini düşünüyorum.”