Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatlarında son dönemde yaşanan baskının arkasında hangi faktörlerin öne çıktığına ilişkin değerlendirmelerde bulunan ekonomist Şirin Sarı, katıldığı bir programda altını baskılayan en temel unsurun yüksek faiz ortamı olduğunu söyledi.
Petrol fiyatları, dolar endeksi, jeopolitik gelişmeler ve merkez bankalarının politikalarının da altın üzerinde etkili olduğunu belirten Sarı, kısa vadede düzeltme sürecinin devam edebileceğini, buna karşın orta ve uzun vadede yükseliş beklentisinin korunduğunu ifade etti.
Son dönemde petrol fiyatlarının yükselmesi ve dolar endeksindeki güçlenmenin altın fiyatlarını baskıladığına dikkat çeken Sarı, altının birçok ekonomik ve jeopolitik gelişmeyi aynı anda fiyatladığını belirtti.
Altını baskılayan en önemli unsurun yüksek faizler olduğunu vurgulayan Sarı, "Aslında burada altını baskılayan temel unsur faizlerin yüksek olması. Çünkü altın taşındığı sürece yatırımcısına faiz ya da düzenli bir getiri sağlamaz.
Değer kazanabilmesi için fiyatının yükselmesi gerekir. Son dönemde ise dünyadaki yüksek faiz ortamı, özellikle ABD tahvillerini risksiz ve cazip bir yatırım aracı haline getirdi. Paranın önemli bir bölümü tahvillere yönelirken dolar endeksi de güçlendi. Dolayısıyla altını baskılayan temel etken Fed'in faiz politikası oldu." dedi.
Petrol fiyatlarındaki gerilemenin de altın üzerinde etkili olduğuna işaret eden Sarı, buna rağmen jeopolitik risklerin devam ettiğini belirterek şunları söyledi:
"Bunun yanında son haftalarda petrol fiyatlarının 70 dolar seviyelerine gerilemesi de etkiliydi. Ancak savaş ortamında ateşkes ilan edilse bile sürekli ihlaller yaşandı. Taraflar yeniden misilleme saldırıları gerçekleştirdi"
"Bu nedenle piyasalar savaşın kısa sürede sona ereceğine inanmadı. Petrol fiyatları gerilerken ülkeler enerji güvenliği amacıyla rezervlerini artırmaya yöneldi. Bunun için de dolar ihtiyacını karşılamak amacıyla altın satışları yaptılar. Dolayısıyla altını baskılayan birçok faktör aynı anda devreye girdi."
Önümüzdeki döneme ilişkin beklentilerini de paylaşan Sarı, petrol fiyatlarında yeniden sert yükseliş yaşanması halinde altındaki düşüş baskısının artabileceğini ifade etti.
"Eğer petrol fiyatları beklenmedik şekilde 120 doların üzerine çıkarsa altında daha sert düşüşler görebiliriz."
"iç piyasada gram altın daha dengeli kalabilir ancak ons altında 4.000 doların altına inilmesi halinde 3.500 dolara doğru bir geri çekilme yaşanabilir. Buna bir de Fed'in yeni faiz artırımları eklenirse düşüş senaryosu daha da güçlenebilir."
Bu görünümün altının artık yükselmeyeceği anlamına gelmediğini vurgulayan Sarı, yatırımcıların kısa ve uzun vadeli beklentileri birbirinden ayırması gerektiğini belirtti.
"Hayır. Burada kısa vadeyle orta ve uzun vadeyi birbirinden ayırmak gerekiyor. Kısa vadede düşüşleri konuşuyoruz. Çünkü son bir yılda altında olağanüstü bir yükseliş yaşandı ve ocak ayının sonundan itibaren doğal bir düzeltme süreci başladı."
"Güçlü yükselişlerin ardından düzeltme hareketleri piyasanın sağlıklı işleyişinin bir parçasıdır."
Orta ve uzun vadede altının yeniden yükseliş potansiyeli taşıdığını ifade eden Sarı, uzun vadeli yatırımcılar açısından mevcut sürecin fırsat oluşturabileceğini söyledi.
"Orta ve uzun vadede ise, yani iki yılın üzerindeki üç, beş ya da on yıllık perspektifte altında yeniden yükselişler görebiliriz. Bu dönem, altın yatırımcısının kademeli alım yapabileceği ya da henüz yatırım yapmamış olanlar için fırsat oluşturabilecek bir süreç olarak değerlendirilebilir."
"Dip arayışı üç ay da sürebilir, altı ay da sürebilir, bir yıl da sürebilir. Ancak uzun vadeli yükseliş beklentisi korunurken kısa vadede yatırımcının sabırlı olması gerekiyor."
Altındaki mevcut eğilimin büyük fonlar tarafından belirlendiğini belirten Sarı, satışların halen sürdüğünü ifade etti.
"Altının ana trendini büyük bankalar ve büyük fonlar belirliyor. Nitekim ETF'ler ve büyük yatırım fonları ocak ayının sonundan itibaren satışa başladı. Büyük fonların çıkışı halen devam ediyor. Bireysel yatırımcıların en dip ya da en zirve noktalarını yakalaması mümkün değildir. "
"Yapabilecekleri şey mevcut trend içinde varlıklarını korumaya ya da getiri elde etmeye çalışmaktır. Bu nedenle dip seviyeyi tam olarak yakalamaya çalışmak doğru bir yaklaşım değildir."
Jeopolitik risklerin yüksek seyrettiği mevcut ortamda altının önemini koruyacağını dile getiren Sarı, merkez bankalarının alımlarının da uzun vadeli görünümü desteklediğini söyledi.
"Bununla birlikte dünya bu kadar belirsiz, jeopolitik risklerin yüksek olduğu, sert liderlerin öne çıktığı ve savaş ihtimalinin sürekli gündemde kaldığı bir dönemde altın önemini koruyacaktır."
Ayrıca merkez bankaları da alımlarına devam ediyor. Başta Çin olmak üzere birçok merkez bankası önümüzdeki 12 aylık süreçte altın alımlarını sürdüreceğini açıkladı. Bu da uzun vadede altının görünümünü destekleyen önemli unsurlardan biri."
Geçmişte de benzer düzeltme süreçlerinin yaşandığını hatırlatan Sarı, 2008 küresel finans krizinin ardından ons altında görülen sert geri çekilmeyi örnek gösterdi.
"Benzer bir süreci 2008 küresel finans krizinin ardından da yaşamıştık. 2011 sonrasında ons altın yaklaşık yüzde 50 değer kaybetmiş, 1.920 dolar seviyelerinden 1.100 dolar civarına kadar gerilemişti. Bu tür hareketler piyasanın doğasında vardır. Dolayısıyla altındaki mevcut düzeltme de olağan bir süreçtir. Hatta daha sağlıklı ve kalıcı yükselişler için bu tür düzeltmelerin yaşanması gerekir."