Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatları kritik seviyede sıkışıp kaldı. Ortadoğu'da devam eden jeopolitik gelişmelerin emtia piyasalarında sert fiyatlamaları beraberinde getiriyor. Ekonomist Şirin Sarı, küresel piyasalarda yaşanan son gelişmeleri değerlendirerek petrol, altın ve gümüş piyasalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Ortadoğu'daki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarında kısa sürede sert dalgalanmalar yaşandığını ifade eden Sarı, Brent petrolde teknik seviyelerin önem kazandığını belirtti.
"Ortadoğu'daki gelişmeler dolayısıyla bu hafta 90 dolarların altına indiğini gördük ama 100 dolarlardan geldi ve çok kısa süre içerisinde bu hareketliliğin olduğunu gördük. Bu hafta emtialar açısından da çok kritik bir hafta olmuş olacak. Özellikle 86 doların üzerindeki Brent petrolde 135 dolarlara kadar yukarı yönde bir ivme söz konusu olabilir."
Altın fiyatlarının son dönemde önemli bir bant içerisinde hareket ettiğini söyleyen Sarı, fiyatların hem aşağı hem de yukarı yönlü denemeler gerçekleştirmesine rağmen kalıcı olamadığını vurguladı.
"Altın tabii bunların etkisi altında çok ciddi baskılandığını görüyoruz. 4000 dolar seviyesinin altını dört kez test etti. Oralarda kalıcı olamadığını gördük. Hafta başında ve geçtiğimiz hafta 4150 dolar seviyelerinin üzerini test etti ama o tarafta da kalıcı olamadığını gördük. O yüzden 4000–4200 bandı içerisinde yatay bir hareketin içerisinde. Bu bandı nereden terk edeceği çok önemli olmuş olacak."
Sarı "4200'lerin üzerinde 4400'lere kadar bir marj olması, hatta 4400'lerin üzerinde 4800 dolar seviyelerine kadar da yükselebilecek umutlarımızın yükselmesi orada yükselişi beraberinde getirecek" dedi.
Ancak mevcut görünümün aşağı yönlü riskleri daha fazla öne çıkardığını belirten Sarı, Fed politikaları ve doların güçlenmesinin altın üzerinde baskı oluşturduğunu söyledi.
"Fakat daha çok baskının olduğunu görüyoruz. Eğer masada faiz artırımları varsa, dolar endeksinin 101 seviyelerinin üzerine yerleşmiş olması, ABD tahvil tarafının son dönemde hem ABD hisselerindeki düşüş yani riskli varlıklardan kaçış sonrası güvenli varlık olarak kabul edilmiş olması, şu an daha çok altının dolar karşısında baskılandığını bize gösteriyor."
Bu nedenle 4.000 dolar seviyesinin kritik olduğuna dikkat çeken Sarı, "O yüzden 4000 doları kırma ihtimali biraz daha yüksek gibi görünüyor. Eğer 3900 – 4000 dolar bandını tekrar test ettiğinde kırılırsa da bu sefer 3500 dolar seviyelerine doğru bir gerilemenin söz konusu olabileceğini söyleyebiliriz."
Altın fiyatlarının daha sert düşmesini engelleyen en önemli faktörün Çin kaynaklı talep olduğunu belirten Sarı, Uzak Doğu'dan gelen fiziki alımların piyasaya destek verdiğini söyledi.
"Peki altını tutan neden ne? Çin. Ciddi anlamda Uzak Doğu'dan altın talebinin devam ettiğini görüyoruz. Bu ise altını tutan nedenlerden bir tanesi. Yoksa bu faiz artırımı ve Fed'den gelebilecek beklentiler ve tabii ki enflasyon rakamları çoktan aslında 4000 doların da kırılmasını sağlayabilirdi."
Mevcut fiyat seviyelerini değerlendiren Sarı, yatırımcıların dip seviyelere yaklaşıldığını göz önünde bulundurması gerektiğini ifade etti.
"Altın yatırımcıları açısından dibe mi yakınız, zirvelere mi yakınız diye konuşursak dip seviyelere yakınız artık. Dip seviyelerini önümüzdeki aylarda konuşabiliriz gibi görünüyor."
Teknoloji hisselerinde yaşanan satışlar ve küresel borsalardaki düşüşlerin altına yönelimi artıracağı yönündeki beklentilerin gerçekleşmediğini söyleyen Sarı, bunun temel nedeninin Fed beklentileri olduğunu ifade etti.
Sarı, "Zaman zaman raporlarda borsalardaki düşüşle beraber altına payın artırılabileceği beklentisi vardı. Aslında bu da gerçekleşmemiş oldu. Dünya biraz Fed'in kararına odaklanmış durumda. Eğer Eylül ayında da faiz indirimi gelmezse, Eylül'e kadar yaklaşık beş aylık bir faizsiz süreç yaşanmış olacak. Bu döneme kadar muhtemelen sermaye daha çok tahvil tarafında, ABD tahvillerinde ve dolar tarafında beklemeyi tercih ediyor. O yüzden o tarafta yükselişlerin olduğunu görüyoruz. Çok fazla riskli varlıklar düşerken altına talebin geldiğini görmedik açıkçası. Bu senaryo işlemedi" dedi.
Küresel satış dönemlerinde altının da ilk etapta satış baskısıyla karşılaşabildiğini hatırlatan Sarı, "Genelde de küresel borsalarda düşüş gerçekleşirken altında da satışların olduğunu görürüz. Margin call çağrıları dolayısıyla altın ilk nakde dönüştürülebilen varlık olduğu için altında düşüşlerin olduğunu görürüz. Bu da şu an itibarıyla o sert satışlar kademeli geldiği için gerçekleşmedi. O yüzden altın yatırımcısı şu an sessiz ve sakin bir dönem yaşıyor" ifadelerini kullandı.
Sarı "Fikrimi sorarsanız aslında tam da belki kademeli olarak alınabilecek, biriktirilebilecek bir dönem olarak değerlendirilebilir bu dönem. Muhtemelen savaş sonlanmayacak. Sadece seçim öncesinde enflasyonu baskılamak, belki de faiz tarafında bir hamle gerçekleştirmek için Amerika'nın politikalarını görüyoruz ya da Ortadoğu'nun politikalarını görüyoruz. Ama Ortadoğu'daki savaş çok da fazla sönümlenmeyecek gibi görünüyor" dedi.
Gümüşün şu an altına bağlı hareket ettiğinden bahseden uzman isim, "Gümüş yatırımcısı tabii sabırsızlıkla bekliyor. Yeniden yükseliş gerçekleşecek mi? Eğer altında yeniden yükseliş hareketini görebilirsek bu aslında gümüşün de ateşinin yeniden yanmasını sağlayacak" dedi.
"Ciddi düşüşlerin olduğunu gördük. Geçen yıla göre hâlâ yüzde 50 artıda ama zirveden de yaklaşık yüzde 50 düşüşte. Bu bir miktar daha altındaki dip arayışı gümüşte de dip arayışına neden olacak."
"Son beş yıldır zaten gümüş tarafında arz açığı söz konusuydu. 2026'da da gümüş tarafında arz açığının gerçekleşmesi bekleniyor. Bu ise aslında çok ciddi bir açık. Talebin arzı, arzın da talebe yetişemediğini bize gösteriyor. Zaten son zamanlardaki hızlı yükselişin bahanesi de buydu. Talepte çok ciddi artışın olması ve arzın sınırlı kalmasıydı. Bu senaryo devam edecek."
Sarı, "Emtialar üzerindeki baskı kalktıkça, ki gümüş altının onda biri büyüklüğünde bir piyasa olduğu için vadeli kontrat piyasalarında gümüşün baskılanması daha kolay olabiliyor. Daha az sermayeyle baskılanabiliyor. O yüzden altındaki yükselişle beraber gümüşte de yükselişler göreceğiz.
Altında nasıl gelecekte 6000–7000 dolar seviyelerini konuşuyorsak, gümüşte de 200–250 dolar seviyelerini konuşacağız.
Süper emtia döngüsü içerisindeyiz. Gümüş de bu döngünün içerisinde, platin de, paladyum da hatta belki paladyumu biraz daha fazla konuşabiliriz. Bu döngünün içerisinde nasibini alacak diyebiliriz.
Yani gümüş yatırımcıları biraz daha sabırlı olmaları gereken bir dönemin içerisindeler."