Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatları savaştan etkilenmeye devam ediyor. Piyasalar Orta Doğu'daki gerilimle dalgalanıyor. Petrol rezervinde büyük sıkıntı kapıda. Altın fiyatları ne yöne gidecek? Ekonomist Tuna Kaya, sosyal medya hesabından yatırımcılar için çok kritik değerlendirmelerde bulundu.
Ekonomist Tuna Kaya, son değerlendirmelerinde küresel jeopolitik gelişmelerin ekonomi üzerindeki etkilerini çarpıcı ifadelerle ele aldı. Özellikle ABD ile İran arasındaki gerilime dikkat çeken Kaya, kamuoyuna yansıyan bazı söylemlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.
Kaya, Donald Trump tarafından dile getirilen “Boğazı mayınlardan temizliyoruz” ifadesine atıfta bulunarak, “Bu açıklamalara bakıldığında aslında bölgede böyle bir operasyon yapılmadığı iddia ediliyor. Buna rağmen bu yönde bir söylem kuruluyor” dedi.
Daha da ileri gidilerek İran’a yönelik açık tehditlerin dile getirildiğini belirten Kaya, “Eğer İran buna engel olursa bölgedeki botların ya da gemilerin batırılacağı yönünde açık bir tehdit söz konusu” ifadelerini kullandı.
Kaya’ya göre sahadaki gerçeklik, açıklamaların ötesinde daha karmaşık bir tablo ortaya koyuyor. ABD’nin İran’a ve özellikle Hürmüz Boğazı’na yönelik dışarıdan uyguladığı ablukanın sürdüğünü belirten Kaya, geçmişte günlük birkaç milyon varil petrolün geçtiği bu kritik hattın artık tamamen durma noktasına geldiğini ifade etti. “Hürmüz Boğazı gemi trafiğine kapalı ve Amerika’nın gemi baskınları İran savaşı açısından yeni bir aşamaya işaret ediyor” dedi.
Kaya, “Boğaz açıkken günlük ortalama 21 milyon varil petrol geçişi sağlanıyordu, ancak şu anda bu miktar sıfıra inmiş durumda” diyerek durumun ciddiyetini ortaya koydu.
İran’ın boğazı kapatmasının yanı sıra ABD’nin Umman bölgesinden İran sınırına kadar olan hattı kontrol altına aldığını belirten Kaya, bölgede konuşlandırılan yaklaşık 15 gemiyle giriş çıkışların sıkı şekilde denetlendiğini söyledi.
Bu süreçte yalnızca Umman’a giden gemiler ile Dubai üzerinden boru hattıyla taşınan petrolü taşıyan gemilere izin verildiğini ifade eden Kaya, “Bunun dışındaki gemilerin geçişine izin verilmiyor. Bu durum sadece petrol değil; doğal gaz, alüminyum, helyum ve üre gübre gibi kritik ürünlerin taşınmasını da neredeyse durdurmuş durumda” dedi.
Küresel ekonomi açısından ciddi sonuçlar doğurabilecek bu gelişmelerin enflasyonist baskıyı artıracağını belirten Kaya, “Şu an ani bir sıçrama görmüyoruz ama yüksek enerji ve gübre fiyatları nedeniyle önümüzdeki dönemde enflasyonda hızlı bir yükseliş kaçınılmaz olabilir” diye konuştu.
Bu durumun merkez bankalarının politikalarını da değiştirebileceğini vurgulayan Kaya, faiz indirimlerinden yeniden faiz artırımına geçiş olasılığına dikkat çekti.
Altın ve gümüş fiyatlarındaki düşüşe de değinen Kaya, bunun savaş ortamına rağmen kısa vadeli enflasyon beklentilerinin oluşturduğu satış baskısından kaynaklandığını belirtti. Ancak çatışmaların kısa sürede sona ermesi ve Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması halinde bu piyasalarda hızlı bir toparlanma beklediğini ifade etti.
İran ekonomisine ilişkin değerlendirmesinde Kaya, Uluslararası Para Fonu verilerine atıf yaparak, ülke ekonomisinin yıl içinde yüzde 6,1 küçülmesinin ve enflasyonun yüzde 70’e ulaşmasının beklendiğini aktardı. Öte yandan Fatih Birol’un açıklamalarını hatırlatan Kaya, “Tarihin en büyük enerji krizlerinden biriyle karşı karşıyayız” ifadelerinin altını çizdi.
Enerji krizinin havacılık sektörünü de etkilediğini belirten Kaya, jet yakıtı sıkıntısı nedeniyle uçuş iptallerinin başladığını, kömür kullanımındaki artışın ise küresel ısınma açısından olumsuz sonuçlar doğurduğunu söyledi.
Petrol fiyatlarının yeniden 100 doların üzerine çıktığını belirten Kaya, 106 dolar seviyelerinin görüldüğünü ve teknik olarak 100 doların önemli bir destek, 110 doların ise potansiyel hedef olduğunu ifade etti. Volatilite endeksinin de yeniden yükselişe geçtiğini belirten Kaya, 20 seviyesinin aşılması halinde piyasalarda daha sert dalgalanmalar görülebileceğini söyledi.
Buna karşın ABD borsalarının rekor seviyelere yakın seyretmesini “dikkat çekici” olarak nitelendiren Kaya, Çin’in altın ve gümüş piyasalarındaki agresif alımlarına da dikkat çekti. Çin’in özellikle güneş enerjisi yatırımları kapsamında gümüş talebini artırdığını, altın rezervlerini ise istikrarlı şekilde büyüttüğünü ifade etti.
Teknik analiz tarafında altın için 4651 seviyesinin önemli bir alım bölgesi olduğunu belirten Kaya, 4300 seviyesinin altına inilmemesinin kritik olduğunu vurguladı. Gümüşte ise 72,53 ve 65 seviyelerinin alım bölgeleri, 80-82 bandının ise direnç olarak öne çıktığını söyledi.
KRİPTO YATIRIMCISI İÇİN KÖTÜ HABER
Kripto para piyasalarına da değinen Kaya, Bitcoin’in kritik direnç bölgelerinde hareket ettiğini ve 74.000 seviyesinin aşılmasıyla yukarı yönlü hedeflerin gündeme geldiğini, ancak güçlü bir katalizör olmadan bu seviyelerin aşılmasının zor olduğunu belirtti. Ethereum için ise 2300 dolar seviyesinin destek, 2000 doların ise kritik eşik olduğunu ifade etti.
Son olarak Dubai emlak piyasasına değinen Kaya, Körfez’deki savaşın etkisiyle gayrimenkul fiyatlarında ciddi düşüşler yaşandığını ve belirsizlik nedeniyle yatırımcıların temkinli olması gerektiğini söyledi. “Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ederse maliyetler artar, talep düşer ve piyasada daha fazla gerileme görebiliriz” diyerek yatırımcılara bekleme çağrısında bulundu.