Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatları beklenen ivmeyi yakalayamadı. Peki altın ne zaman yükselmeye başlayacak? Yatırımcıyı tedirgin eden bu düşüşü daha ne kadar sürecek?
Altın piyasasındaki geri çekilmeyi değerlendiren Sarı, şu ifadeleri kullandı: "Altın cephesinde bu hafta düşüşün iki ana etmeni var. Bir tanesi savaşın bitmiş olması, İran’la müzakerelerin olumlu geçmesi ve İran’a 60 günlük bir süre tanınmış olması.
Tabii Hürmüz Boğazı’nın sağlıklı bir şekilde akışa açılmış olması, petrol fiyatlarındaki gerileme ve altın üzerindeki jeopolitik baskıyı da azalttığından dolayı bir miktar gerilemelerin olduğunu görüyoruz"
Fed'in muhtemelen önümüzdeki aylarda faiz artırımına gideceğini öngören Sarı , "Sadece yıl sonunda, Aralık itibarıyla faiz artırımını konuşuyoruz ama hem Deutsche Bank hem Bank of America raporlarını Eylül’de faiz artırabilir beklentisiyle güncellemiş oldu. Yani piyasa aslında yıl sonundan daha önce, üçüncü çeyrekte faiz artırımı beklemeye başladı" şeklinde konuştu.
Bu beklentinin teknoloji hisseleri ve altın üzerinde baskı yarattığını belirten Sarı, "Nasdaq’ta, faiz karşısında ters koreli olan hisse senetlerinde, yani teknoloji tarafında ve altın tarafında düşüşlerin olduğunu görüyoruz" dedi.
Altında teknik görünümün de bozulduğunu ifade eden Sarı, "4.100 dolar seviyesi uzun süredir test edilen ama yeniden üzerine fiyatların attığı bir seviyeydi. Geçtiğimiz hafta da yine üzerinde kapanışların geldiğini gördük ama bu sabah itibarıyla kritik olan o 4.100 dolar seviyesinin altına geldiğini görüyoruz" dedi.
Bu durumun yeni bir geri çekilme sürecini beraberinde getirebileceğini belirten Sarı "Bu bir miktar daha düşüşlerin devam edebileceğini bize gösteriyor. Artık burada Deutsche Bank’ın da tahminini oluşturan 3.800–3.900 bandına doğru bir gerilemeyi beraberinde getirebilir" şeklinde konuştu.
Yatırım bankalarının tahmin revizyonlarına temkinli yaklaşılması gerektiğini vurgulayan Sarı, geçmiş dönemlerde de benzer sapmalar yaşandığını söyledi.
Altının yönü açısından temel faktörün Fed politikası olduğunu kaydeden Sarı, şöyle konuştu: "Ama temel unsura baktığımızda Fed’in faiz artırması, dolar endeksinin de 13 ayın en yüksek seviyelerine yükselmiş olması ana etken diyebiliriz. Yani savaşın etkisinin azalmasıyla piyasa normal kendi dinamiklerine geri döndü"
Bu hafta açıklanacak ABD kişisel tüketim harcamaları (PCE) verisinin önemine dikkat çeken Sarı, özellikle çekirdek enflasyon tarafındaki olası sürprizlerin piyasalarda yeni fiyatlamalara neden olabileceğini belirtti:
"Çekirdek tarafta yıllık bazda yüzde 3,3’ün üzerinde bir veri faiz artırımı beklentisini Eylül’de daha da güçlendirebilir. Bu ise piyasalarda daha fazla baskı oluşturabili. O yüzden perşembe günkü veriyi altın yatırımcılarının yakından takip etmesinde fayda var"
Petrol piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sarı, Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatın yeniden normalleşmesinin fiyatları aşağı yönlü etkilediğini söyledi.
İran’ın yüksek rezerv kapasitesine dikkat çeken Sarı, arz tarafındaki rahatlamanın sürmesi halinde fiyatların daha da gerileyebileceğini ifade etti.
"Petrol fiyatlarında 70–80 bandını takip ediyoruz. Asıl önemli destek seviyesi 74 dolar seviyesi bu bandın içerisinde. Bu bantta 74 doların altında da haftalık kapanışlar görürsek 60–70 dolar bandı, o petrolün savaş öncesindeki döneme geçişini beraberinde getirebilir"
Bu senaryonun küresel enflasyon açısından da olumlu sonuçlar doğurabileceğini kaydeden Sarı, "Enflasyonist baskının 2–3 aylık süreç içerisinde dünyayı terk etmesi, savaş öncesi seviyelerin görülmesi beklenebilir" dedi.
Petrol fiyatlarına ilişkin genel görünümünü paylaşan Sarı, "Petrol fiyatları açısından açıkçası pozitifim. 90–95 dolar bandının altında kaldığı sürece satışların devam edeceğini düşünüyorum. Ama olası 90 doların üzerindeki hareketlilik yine dünya ekonomisini gerecektir" şeklinde konuştu.
Önümüzdeki 60 günlük dönemin piyasalar açısından kritik olduğunu vurgulayan Sarı, Hürmüz Boğazı’nın açık kalmasının ve OPEC’in arz politikalarının fiyat istikrarı açısından belirleyici olacağını söyledi.
ABD Enerji Bakanı Chris Wright’ın Avrupa’nın doğalgaz arzına ilişkin uyarılarını da değerlendiren Sarı, Avrupa’nın enerji alanında uzun süredir yapısal sorunlarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
"Aslında Avrupa’nın enerji tarafındaki en büyük problemi Brexit’le beraber başlamıştı. İngiltere’nin orayı terk etmiş olması bir noktada Avrupa’nın sıkıntılarını başlatmıştı. İkinci en büyük sıkıntı ise Rusya–Ukrayna savaşı oldu."
Avrupa’nın LNG konusunda ABD’ye bağımlılığının artmasının yeni riskler doğurduğunu söyleyen Sarı, şu ifadeleri kullandı:
"Avrupa’nın yüzde 60’lık Amerika’ya bağlılığı artık iplerin Amerika’da olduğunu gösteriyor. O yüzden ekonomik anlamda her ne kadar Avrupa toparlanma çabaları içerisinde olsa da oradan gelen çatlak sesler de biraz daha işleri zorlaştırıyor açıkçası."
Kıymetli metallerin geleceğine ilişkin değerlendirmesinde Sarı, Fed politikalarının belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi.
"Dünyada faizler yükselirken, ki Fed de bu kadar şahin bir sesleniş içerisindeyken, altının ya da kıymetli madenlerin dolar bazında değer kazanması zorlaşıyor."
Altının yanı sıra diğer emtia gruplarında da düzeltme sürecinin yaşanabileceğini belirten Sarı, “Faiz konusu başta olmak üzere, yani Fed başta olmak üzere faiz artırımları konuşulduğu sürece altın baskılanmaya devam edecektir. Çünkü zaman maliyeti dolar karşısında arttığı için emtiaların genelinde bir düzeltme, bu yaz ayları hatta yılın sonuna doğru bir düzeltme hareketi olmasını bekleyebiliriz" dedi.
Gümüşün uzun vadede farklılaşabileceğini ifade eden Sarı, “Gümüş kendi hikâyesiyle beraber büyüyecek olan bir enstrüman önümüzdeki yıllarda” değerlendirmesinde bulundu.