Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatlarında dalgalanma devam ediyor. Düşüşlerin alım fırsatı olarak değerlendirildiği piyasada altına olan talep de yükseldi. İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Sefer Şener, katıldığı televizyon programında küresel gelişmelerin piyasalar üzerindeki etkilerini değerlendirirken özellikle altın ve gümüş fiyatlarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Şener, altın fiyatlarındaki mevcut yükselişin henüz net bir trend olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, "Henüz trend demek mümkün değil. Haber akışlarıyla birlikte yeniden aşağı seviyeleri görebileceğimiz gibi, olumlu gelişmelerle yukarı yönlü hareketler de mümkün" dedi.
Son 40 günlük sürece dikkat çeken Şener, "Savaşın başladığı dönemde 5.300 dolardan başlayan altının onsu şu an 4.840 dolarlar civarında. Daha önce 4.100 dolar seviyelerine kadar gerilemişti. Verilen her mesaj fiyatlar üzerinde farklı etki oluşturuyor" ifadelerini kullandı.
Barış ihtimaline de değinen Şener, "Artık barışın olmama ihtimali oldukça azaldı. Piyasalar da bunu fiyatlıyor. Ancak bu, barış olursa her şey bir anda normale dönecek ya da aksi durumda fiyatlar çok farklı seviyelere gidecek şeklinde okunmamalı" diye konuştu.
Merkez bankalarının altın politikalarına dikkat çeken Şener, “Son 3 yıldır merkez bankaları çok hızlı şekilde altın alımı yapıyor. Küresel riskler ve belirsizlikler bu eğilimi artırıyor” dedi. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşanan gelişmelerin de bu süreci hızlandırdığını belirten Şener, “Rezervlere el konulması gibi adımlar ülkeleri alternatif arayışlara itti” ifadelerini kullandı.
Küresel sistemde dolar dışında alternatif arayışların güçlendiğini vurgulayan Şener, "Artık Amerikan dolarına alternatif aranıyor. Ülkeler kendi para birimleriyle ticaret yapmaya başladı. Bu da altını daha güçlü bir güvenli liman haline getiriyor" dedi.
Altın fiyatlarının kısa vadede istikrarlı olmayacağını belirten Şener, “Barış olursa petrol fiyatları gerileyebilir, altın ise 5.000 doların üzerindeki seviyelerde dengelenebilir. Ancak kısa vadede dalgalanma kaçınılmaz” şeklinde konuştu.
Yatırımcı davranışlarına da değinen Şener, "Altın Türk yatırımcısı için uzun vadeli bir araç. Düşüşler genelde alım fırsatı olarak görülüyor. Nitekim sert düşüşlerde Kapalıçarşı’da kuyruklar oluştuğunu gördük" dedi.
Altında kritik seviyelere ilişkin değerlendirmesinde ise Şener, “Savaş sürecinde görülen en düşük seviye 4.133 dolar. 4.000 doların altı çok mümkün görünmüyor. Yukarıda ise 5.400 dolar seviyesi var. Şu an bu bandın ortasındayız” ifadelerini kullandı.
Uzun vadeli yatırım vurgusu yapan Şener, "Merkez bankaları gibi düşünmek gerekiyor. Altın artık daha çok uzun vadeli bir yatırım aracı olarak öne çıkıyor” dedi. Ancak yatırım kararlarının kişisel portföylere göre değişmesi gerektiğini de belirterek, “Hangi enstrümandan çıkıp altına geçtiğiniz önemli. Bu yüzden genel bir alım-satım önerisi yapmak doğru değil" diye konuştu.
Gümüşe ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Şener, bu metalin altından farklı olarak aynı zamanda sanayi girdisi olduğuna dikkat çekti. “Gümüş, otomobilden enerji sistemlerine kadar geniş bir kullanım alanına sahip. Bu nedenle fiyat hareketleri çok daha sert oluyor” dedi.
Yatırımcıları özellikle gümüş konusunda uyaran Şener, “Gümüşte fiyat hareketleri çok daha sert. %15-20’lik ani düşüşler yaşanabiliyor. Bu nedenle küçük yatırımcıların çok daha dikkatli olması gerekiyor” dedi.
Altın ve gümüş arasındaki ilişkiye de değinen Şener, “Gümüş de altınla birlikte hareket eder ancak oynaklığı çok daha yüksektir. Bu yüzden yatırım yaparken üç defa düşünüp bir defa karar vermek gerekir” ifadelerini kullandı.
Şener, finansal enstrümanların çeşitlendiğine dikkat çekerek sözlerini şöyle tamamladı: "Küresel piyasalar her geçen gün daha karmaşık hale geliyor. Bu nedenle yatırımcıların çok daha bilinçli ve temkinli hareket etmesi gerekiyor"