Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Emtia piyasaları uzmanı Zafer Ergezen, katıldığı bir televizyon programında küresel piyasalarda savaş, enerji arzı ve jeopolitik risklerin etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Özellikle ABD–İran hattındaki müzakereler, Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler ve petrol fiyatlarının seyri konusunda dikkat çeken açıklamalar yapan Ergezen, piyasalarda şu anda “bekle-gör” havasının hakim olduğunu söyledi.
Ergezen, müzakerelerde önemli başlıklarda tıkanıklık yaşandığını belirterek, “Özellikle belli noktalarda müzakerelerin de tıkandığı anlaşılmakta. Piyasa şu anda beklemeye geçmiş durumda. Hem ABD tarafı hem de İran tarafında yapılan görüşmelerin sonucunda özellikle uranyumun devredilmesi veya uranyumun İran’dan çıkartılması yönüne yönelik konularda bir miktar belirsizlik var. Bu da anlaşmaları tıkayan nokta gibi gözükmekte” dedi.
Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin de sürdüğünü ifade eden Ergezen, “Diğer tarafta Hürmüz Boğazı konusu var. Burada özellikle geçişler tarafında soru işaretleri var. Burada da anlaşma tarafı çok kolay gözükmüyor” değerlendirmesinde bulundu.
Piyasanın son günlerdeki fiyatlamalarına ilişkin konuşan Ergezen, geçtiğimiz haftalardaki sert hareketlerin ardından daha dengeli bir görünüm oluştuğunu kaydetti.
“Piyasa reaksiyonu genel anlamda beklemeye geçmiş durumda. Bu hafta bütün hafta boyunca aslında bir miktar beklemedeydi diyebiliriz. Geçtiğimiz hafta çok sert başlamasına rağmen, cuma günü sert geri çekilmeler olmasına rağmen bu hafta boyunca genel anlamda yatay bir piyasa olduğunu söylememiz mümkün” ifadelerini kullandı.
Müzakerelerin sonucunun piyasalar açısından belirleyici olacağını vurgulayan Ergezen, “Müzakerenin sonucu piyasa tarafından bekleniyor. Tabii müzakerenin sonucu da çok fazla kestirilemiyor. Buradan bir anlaşma çıkar mı? Özellikle Trump’ın ifade etmiş olduğu ‘müzakerelerin sonuna yakın’ ifadesi burada beklentileri de dengeleyen unsurlardan bir tanesi” diye konuştu.
Hafta sonunun kritik olduğuna dikkat çeken Ergezen, “Herkesin gözü aslında hafta sonunda. Hafta sonu buradan acaba bir sürpriz gelebilir mi diye beklentiler var” dedi.
Altın piyasasındaki görünümü de değerlendiren Ergezen, ons altında önemli destek seviyelerinin korunduğunu belirtti.
“Altın tarafında, kıymetli metaller tarafında dengelenme mevcut. Özellikle 4500 civarında bir denge seviyesi oluşmuş durumda. Geçtiğimiz haftalarda da hep konuşuyorduk; 4500–4550 bandı bir destek seviyesiydi. Bu destek seviyesinin etrafında durmaya, tutunmaya çalışan bir ons altının olduğunu görüyoruz” ifadelerini kullandı.
“Buradan gelecek haberler yönü belirleyecek aslında. Bir ateşkes anlaşması buradan bizim yani ons altının 4500’lerden 5000 seviyelerine doğru bir hareket göstermesine yol açabilir. Tam tersi burada anlaşma olamamışsa 4400’lere doğru bir geri çekilme de oluşturabilir. Yön konusu çok fazla kestirilemiyor açıkçası. Çünkü piyasa artık alım ve satımlardan bağımsız gelen açıklamalara göre hareket etmekte.”
Gümüş piyasasında oynaklığın daha yüksek olduğuna işaret eden Ergezen, savaşın sürmesinin enflasyon ve faiz beklentilerini etkilediğini söyledi.
“Gümüş de aynı şekilde bir miktar daha hareketli altına göre. Çünkü burada savaşın devam etmesi enflasyon endişelerini, faizlerin yüksek kalmasını ve büyüme beklentilerini de olumsuz etkiliyor. O yüzden de gümüşün daha hareketli olduğunu görüyoruz” dedi.
Ergezen, gümüşte 74–76 bandının önemli destek bölgesi olduğunu belirterek, “Bu seviyelerin altına çok fazla geçmiyor. Hareket marjları özellikle birkaç gündür birazcık daralmış durumda” ifadelerini kullandı.
Petrol fiyatlarına ilişkin olası bir anlaşma durumunda yukarı yönlü hareketlerin görülebileceğini kaydeden Ergezen, “Burada da bir anlaşma olması durumunda yeniden 88–90 bandına doğru bir hareket görülme ihtimali mevcut. Ama onun üzerinde bir kalıcılık açıkçası çok fazla beklemiyorum ben” diye konuştu.
Brent petrolde son dönemde dengeleşme yaşandığını söyleyen Ergezen, 120 dolar seviyesinin kritik direnç olduğunu vurguladı.
“Savaştan sonra petrol fiyatları da bir miktar dengelenmiş durumda. Baktığımız zaman çok fazla yüzde 3 seviyesinin altına geçmeyen bir Brent petrol görüyoruz. Yukarıda ise 120 önemli bir direnç seviyesiydi. Bunu savaşın başından beri neredeyse dört defa gördük. Hep oralardan satışların geldiğini gördük” dedi.
Kalıcı ateşkes sağlansa bile arz tarafındaki sorunların hemen çözülemeyeceğini ifade eden Ergezen, altyapı onarımları ve üretim süreçlerinin zaman alacağını söyledi.
“Oradaki güvenin oluşması, arzların eskisi kadar artırılabilmesi yani arz şokunun atlatılması, beklentilerin iyileşmesi, altyapının yeniden onarılması; bunların her biri zaman alacak” dedi.
Petrol fiyatlarının savaş sürdükçe yukarı yönlü baskı altında kalacağını vurgulayan Ergezen, şunları söyledi:
“Savaşın uzadığı her gün petrol fiyatlarını yukarıya doğru ittiriyor. Bu seviyelerde kalıcı olması da savaş devam ettikçe çok fazla mümkün değil. Fiyatlar yavaş yavaş yukarı doğru gidiyor. Grafiklere de baktığımız zaman bunu net bir şekilde görüyoruz.”
Hürmüz Boğazı ve enerji sahalarındaki risklerin fiyatları yukarı taşıdığını belirten Ergezen, “Yeni çatışma olmasa bile Hürmüz Boğazı’nın kapalı olması, enerji sahalarının tam faaliyet gösteremiyor olması burada petrol fiyatlarını yukarı doğru itecektir” dedi.
Petrol piyasasında en kritik eşiklerden birinin 120 dolar seviyesi olduğunu belirten Ergezen, bu seviyenin resesyon endişelerini artırdığını söyledi.
“120 dolar seviyesi petrol için kritik seviye. Bu seviye resesyon endişelerinin artmaya başlayacağı seviyeler diyebiliriz” ifadelerini kullandı.
Olumlu senaryoda petrol fiyatlarında hızlı düşüş beklediğini söyleyen Ergezen, ilk etapta 80 dolar seviyelerinin görülebileceğini ifade etti.
“Kalıcı anlaşma olması durumunda ilk etapta sert bir geri çekilme bekliyorum. Bu geri çekilme bizi 80 dolar seviyelerine doğru götürecektir” diye konuştu.
Ardından enerji üretim sahalarının yeniden devreye alınmasının fiyatlamalarda belirleyici olacağını ifade eden Ergezen, "Enerji sahalarının durumu söz konusu olacak. Yeniden ne zaman üretime başlanır konusu olacak. İlk etapta sert gerileme olur. Ondan sonraki gerileme işinin bir süre daha devam etmesini beklerim. Çünkü şu anda Hürmüz Boğazı’nda bulunan gemiler hızlı bir şekilde teslimatları gerçekleştirmeye başlayacak. Bu da sonrasında yeniden bir arz baskısı oluşturup fiyatları aşağı çekecektir.” dedi.
Petrolün orta vadede yeniden 80 dolar civarında dengelenebileceğini söyleyen Ergezen, “Eğer olumlu senaryo içerisinde olursa genel tablo bu şekliyle diyebilirim” ifadelerini kullandı.
Vadeli ve spot fiyatlar arasındaki makasın da daralmaya başladığını belirten Ergezen, “Marjinal bir miktar daha birbirine yakınsamaya başladı. Moraller bir miktar daha bozulmaya başladı. Çünkü savaş uzadıkça vadeli tarafta da fiyatlar yavaş yavaş yukarıya doğru geliyor. Orada da marjinal bir miktar daralıyor” dedi.