Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!

Eski St. Louis Fed Başkanı Jim Bullard, Fed içinde faiz artışı konusunda neredeyse ikiye bölünmüş bir tablo olduğunu söyledi. Bullard’a göre altındaki yükseliş de merkez bankasına duyulan güvenin zayıfladığına yönelik önemli bir sinyal olabilir.

Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!
KAYNAK:
Haber Merkezi
|
GİRİŞ:
29.08.2026
saat ikonu 11:49
|
GÜNCELLEME:
29.08.2026
saat ikonu 11:51

’nın () önümüzdeki ay faiz konusunda nasıl bir adım atacağı piyasaların en önemli gündem maddelerinden biri olmayı sürdürüyor. Fed’in içindeki görüş ayrılığı ise sanılandan çok daha büyük olabilir. Fed’de 15 yıl görev yapan eski St. Louis Fed Başkanı Jim Bullard, Federal Açık Piyasa Komitesi’nin faiz artırımı konusunda neredeyse tam ortadan ikiye bölündüğünü söyledi.

Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!

Kitco News’e konuşan Bullard, “Komitenin hemen hemen ortadan ikiye bölündüğünü düşünüyorum. Sonuç 10’a 9 bir yönde ya da diğer yönde olabilir” dedi. Bullard’a göre kararsız durumdaki birçok üyenin görüşü de toplantıya kadar değişebilir.

PİYASALARDA FAİZ ARTIŞI BEKLENTİSİ GÜÇLENDİ

Bullard’ın açıklamaları, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın Kansas City Fed tarafından düzenlenen sempozyumunda verdiği sert mesajların hemen ardından geldi. Warsh, 65 aydır devam eden yüksek enflasyonun sorumluluğunun doğrudan merkez bankasında olduğunu söyledi. Bu açıklamanın ardından CME FedWatch verilerinde eylül ayında faiz artışı ihtimali yaklaşık yüzde 36’dan yüzde 60 seviyesine çıktı. Faiz indirimi ihtimali ise neredeyse sıfıra geriledi. Fed’in bir sonraki adımına en duyarlı göstergelerden biri olan iki yıllık ABD tahvil faizi 9 baz puan yükselirken, 30 yıllık tahvil faizi yaklaşık yüzde 5,1 seviyesinde kaldı. Dolar cephesindeki hareket daha belirgin oldu. Euro yüzde 1,6 değer kaybederken yen 160 seviyesine doğru geriledi.

FED’DE GÖRÜNEN TABLO GERÇEĞİ YANSITMAYABİLİR

Fed, 29 Temmuz’daki toplantısında faizleri değiştirmeme kararını 9’a karşı 3 oyla almıştı. Böylece banka üst üste beşinci toplantıda da faizleri sabit bırakmıştı. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Dallas Fed Başkanı Lorie Logan ve Minneapolis Fed Başkanı Neel Kashkari faiz artışı yönünde oy kullanmıştı. Kansas City Fed Başkanı Jeff Schmid de bu hafta aynı tarafta yer alabileceğinin sinyalini verdi. Ancak Bullard’a göre kamuoyuna yansıyan bu tablo yanıltıcı olabilir. Yani faiz artırmaya sıcak bakanların sayısı resmi oylamada görünen üç ya da dört isimden çok daha fazla olabilir. 2008 ile 2023 yılları arasında St. Louis Fed Başkanı olarak görev yapan Bullard, şu anda Purdue Üniversitesi Daniels School of Business’ın dekanı olarak görev yapıyor.

Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!

“FAİZİ SABİT TUTMAK BİLE ŞAHİN BİR KARAR OLABİLİR”

Bullard’ın özellikle dikkat çektiği nokta ise eylül toplantısının yalnızca “faiz artacak mı, artmayacak mı?” şeklinde değerlendirilmemesi gerektiği. “Faizi sabit tutabilirsiniz ama bu yine de şahin bir karar olabilir” diyen Bullard, Fed’in ekim ya da aralık toplantılarında faiz artıracağı yönünde güçlü sinyaller verebileceğini belirtti. Burada devreye Fed’in noktasal grafik olarak bilinen “dot plot” tahminleri giriyor. Eylül toplantısında yayımlanacak bu grafik, Fed üyelerinin yıl sonu faiz beklentilerini ortaya koyacak. Bullard’a göre Fed faizleri eylülde değiştirmese bile yıl sonuna kadar bir veya iki artış öngören bir patika çizebilir. Bullard, kendi tahmininin yıl sonuna kadar bir, muhtemelen iki faiz artışı yönünde olduğunu söyledi.

ENFLASYONDA ÜÇ YILDIR İLERLEME YOK

Eski Fed Başkanı’na göre faiz artışı için ortaya konulan gerekçe artık yalnızca gelecek ekonomik veriye bağlı da değil. Bullard, Fed yetkililerinin yıl sonunda çekirdek PCE enflasyonunun ancak yüzde 3 civarına düşmesini beklediğini hatırlatarak bunun 2023, 2024 ve 2025 sonundaki seviyelere oldukça yakın olduğunu söyledi. Yani onun yorumuyla Fed, enflasyon konusunda yaklaşık üç yıldır yerinde sayıyor. Manşet PCE endeksi son 12 ayda yüzde 3,7 yükselirken, son altı aylık yıllıklandırılmış artış yüzde 4,1 seviyesinde bulunuyor.

Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!

ALTINDAKİ YÜKSELİŞ FED İÇİN NE ANLATIYOR?

Bullard’ın açıklamalarında en dikkat çeken başlıklardan biri de altın oldu. Eski Fed Başkanı, altındaki yükselişin merkez bankasına yönelik güvenin aşınmaya başladığına dair bir gösterge olabileceğini söyledi. Bullard, “Altın hâlâ Fed’e duyulan güven eksikliğinin bir göstergesi olabilir. Normalde merkez bankasının güvenilirliği aşınıyorsa altının yükseldiğini görürsünüz. Bu anlamda burada bir sinyal olduğunu düşünüyorum ve kesinlikle radar ekranında olan bir konu” ifadelerini kullandı. Yani altın fiyatlarındaki hareket yalnızca yatırımcı ilgisiyle sınırlı görülmüyor. Bullard’a göre Fed yetkilileri de piyasadan gelen bu mesajı izliyor.

MERKEZ BANKALARI ALTINI BİTCOİN’E TERCİH ETTİ

Bullard, altına yönelik talepte yabancı merkez bankalarının rolüne de dikkat çekti. Merkez bankalarının yaklaşık 20 yıldır net altın alıcısı olduğunu belirten Bullard, bu kurumların toplamda 1 milyar onsun üzerinde altın tuttuğunu söyledi. ABD’de altın rezervlerinin çok fazla gündeme gelmediğini belirten Bullard, yurt dışında durumun farklı olduğunu ifade etti. Bazı merkez bankalarının ABD tahvilleri yerine altın tutmayı tercih ederek rezervlerini çeşitlendirdiğini söyleyen Bullard, bunun siyasi bir adımdan çok portföy yönetimi tercihi olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Bullard’ın gündeme getirdiği bir başka varlık ise Bitcoin oldu. “Bitcoin orada duruyor ve sanal altın olmak istiyor” diyen Bullard, son bir yılda yabancı merkez bankalarının gözünde fiziki altının Bitcoin’den daha cazip olduğunu söyledi. Bullard’a göre Bitcoin’in bu alanda altınla rekabet edebilmesi için önünde hâlâ uzun bir yol bulunuyor.

ABD’NİN ALTINLARI 42,22 DOLARDAN KAYITLI

Bullard, ABD’nin altın rezervlerinin muhasebeleştirilme yöntemine ilişkin tartışmaya da değindi. ABD’nin yaklaşık 261 milyon ons altını bulunuyor. Ancak bu rezervler hükümet kayıtlarında ons başına 42,22 dolarlık yasal fiyat üzerinden gösteriliyor. Bu hesapla altınların defter değeri yaklaşık 11 milyar dolar seviyesinde kalıyor. Oysa cuma günkü piyasa fiyatları dikkate alındığında aynı altınların değeri 1 trilyon doların oldukça üzerine çıkıyor.  “Piyasa değerinden neden göstermeyelim? Herkes piyasa fiyatının ne olduğunu biliyor, her gün görüyorsunuz” diyen Bullard, varlıkların piyasa fiyatından değerlenmesinin gerçeği daha iyi yansıtacağını söyledi. Ancak bunun iki yönlü işlemesi gerektiğini de ekledi. Yani altın fiyatı ciddi şekilde düşerse rezervlerin defter değerinin de aşağı çekilmesi gerektiğini belirtti. Böyle bir değişiklik içinse Kongre’nin adım atması gerekiyor.

Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!

“UZUN VADELİ FAİZLERİN YÖNÜNÜ DEĞİŞTİRMEK KOLAY DEĞİL”

Bullard, ABD tahvil piyasası ve uzun vadeli faizler konusunda da temkinli. ABD Hazinesi, 9 Eylül’den itibaren 10 ila 30 yıllık tahvillerde geri alım operasyonlarını işlem başına 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkararak yaklaşık iki katına yükseltecek. Program, 2024 yılında daha eski ve daha düşük işlem hacmine sahip tahvillerde piyasa likiditesini desteklemek amacıyla oluşturulmuştu. Ancak Bullard’a göre bu tür hamlelerin uzun vadeli faizlerin ana yönünü değiştirmesi kolay değil. Küresel tahvil piyasasının son derece büyük olduğuna dikkat çeken Bullard, günlük müdahalelerin geçici etkiler yaratabileceğini ancak piyasanın esas olarak temel ekonomik ve mali politikaları fiyatladığını söyledi.

ABD’NİN BORÇ YÜKÜNE DİKKAT ÇEKTİ

Bullard’a göre uzun vadeli faizleri yukarı iten temel sorunlardan biri ABD’nin yüksek bütçe açıkları. “Kongre ve başkan çok fazla borçlanıyor. Görünen gelecekte yüzde 6 bütçe açıkları var” diyen Bullard, siyasi sistemde bu açıkları azaltmaya yönelik ciddi bir endişe görmediğini söyledi. ABD’nin brüt federal borcu bu ay 40 trilyon doları aşarken, yatırımcılardan alınan borcu ifade eden kamu tarafından tutulan borç yaklaşık 32,3 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bullard, bu oranın gelecekte kamu tarafından tutulan borç açısından yüzde 120 veya yüzde 150 seviyelerine doğru ilerleyebileceğini dile getirdi. Fed’in bağımsızlığını korumak için gerektiğinde, Washington’ın faiz yükünü artıracak olsa bile faizlerin yükseltilmesi gerekip gerekmediği sorusuna ise “Kesinlikle” yanıtını verdi. Bullard ayrıca siyasilerin faizlere yaklaşımını da dikkat çeken bir ifadeyle anlattı: “Tanıştığım her politikacı, o gün nominal faiz oranı ne olursa olsun daha düşük olması gerektiğini düşünür.”

BULLARD: İSTİHDAM VERİLERİNE ESKİSİ KADAR GÜVENİLEMEZ

Fed’in karar verirken kullandığı ekonomik göstergeler de Bullard’ın eleştirilerinden payını aldı. ABD Çalışma İstatistikleri Bürosu’nun yıllık revizyonuna göre geçen yıl için açıklanan istihdam rakamları 79 bin kişi aşağı yönlü düzeltildi. Özel sektör istihdamı 178 bin kişi azaltılırken kamu istihdamı 99 bin kişi yukarı revize edildi. Bullard, göç politikalarındaki büyük değişim nedeniyle tarım dışı istihdam rakamlarına geçmiş yıllardaki kadar güvenilemeyeceğini söyledi. Ona göre istihdam piyasasında aylık 100 bin ya da 150 bin kişilik artışın normal kabul edildiği dönem geride kalmış olabilir. Yeni koşullarda sıfıra yakın rakamlar, hatta bazı aylarda negatif istihdam verileri bile sağlıklı bir iş gücü piyasasıyla uyumlu olabilir. Bullard bu nedenle Kansas City Fed’in iş gücü piyasası endeksi gibi daha geniş kapsamlı göstergelere bakılması gerektiğini savunuyor.

Altında dikkat çeken gelişme: Fed yetkilileri de bu sinyali izliyor!

TÜKETİCİ ANKETLERİNE DE MESAFELİ

University of Michigan’ın aynı gün yayımlanan araştırmasında tüketicilerin gelecek bir yıl için enflasyon beklentisi yüzde 4, gelecek beş ila 10 yıl için ise yüzde 3,3 olarak açıklandı. Tüketici güven endeksi de 51,7’ye geriledi. Warsh ise enflasyon beklentilerinin hâlâ iyi çıpalanmış olduğunu söyledi. Bullard bu konuda piyasa fiyatlamalarının tüketici anketlerinden daha anlamlı olduğu görüşünde. “Ben burada piyasayı dinlerdim. İnsanların oyunda parası var ve enflasyon riskini doğrudan fiyatlıyorlar” diyen Bullard, Michigan anketinin son yıllarda siyasi atmosferden giderek daha fazla etkilendiğini savundu.

ALTIN SERT DÜŞTÜ, GÜMÜŞTE KAYIP DAHA BÜYÜK

Warsh’ın açıklamaları sonrası faiz artışı beklentilerinin güçlenmesi değerli metaller üzerinde satış baskısı yarattı. Altın cuma günü öğleden sonraki işlemlerde 4.450,90 dolardan işlem gördü. Günlük kayıp 148,60 dolar, yani yüzde 3,23 oldu. Altın sabah saatlerinde 4.629,10 dolara kadar yükselmişti. Böylece aynı gün içerisinde yaklaşık 178 dolarlık geniş bir fiyat hareketi yaşandı. Gümüşte satış daha sertti. Fiyat yüzde 4,21 düşerek 66,21 dolara gerilerken gün içinde 71,23 dolar seviyesi görülmüştü. Böylece gümüş, hafta boyunca koruduğu 70 dolar seviyesinin altına indi. Platin yüzde 1,08 düşüşle 1.824 dolara gerilerken paladyum diğer metallerden ayrıştı. Paladyum yüzde 4,95 yükselerek 1.400 dolara çıktı. Kısa vadede yüksek faiz beklentisi, getiri sağlamayan altın gibi varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor. Bullard’ın işaret ettiği daha büyük soru ise farklı: Altındaki hareket gerçekten Fed’e duyulan güvenin bir göstergesiyse, piyasaların yalnızca bir sonraki faiz kararına değil, bu göstergenin önümüzdeki aylarda ne söylediğine de bakması gerekecek.

Google Derinlemesine Analiz, Teyitli Haber! Tıkla ve favori kaynağın yap.
ETİKETLER
#Fed
#jackson hole
#abd merkez bankası
#Jim Bullard
#Purdue Üniversitesi
#Ekonomi
YorumYORUM YAZ
Uyarı
Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.