Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD’li finans devi JPMorgan'a göre altın rallisini bitirecek bir kırılma henüz yok. Merkez bankalarının güçlü alımları sürerse 2026’da yeni tarihi zirveler görülebilir.
Altın fiyatları, küresel belirsizliklerin gölgesinde yükselişini sürdürüyor. Jeopolitik riskler, rezerv politikalarındaki değişim ve merkez bankalarının artan iştahı… Tüm bunlar sarı metalin yönünü yukarı çevirmiş durumda.
ABD merkezli finans devi JPMorgan’ın yayımladığı son analiz ise düşüş beklentilerini adeta masadan kaldırıyor. Bankanın stratejistleri Kriti Gupta ve Justin Biemann’a göre altın artık yalnızca bir yatırım aracı değil; küresel rezerv mimarisinin temel taşlarından biri haline gelmiş durumda.
Raporda, altın fiyatlarında geri çekilme bekleyenlerin öne sürdüğü argümanların yüzeyde mantıklı görünebileceği ancak mevcut verilerin bu beklentiyi desteklemediği vurgulanıyor.
JPMorgan’a göre yükseliş trendini besleyen ana dinamikler hâlâ güçlü. Yani ortada ralliyi sona erdirecek sert bir kırılma yok. Açıkçası, tabloyu tersine çevirecek güçlü bir veri de şimdilik görünmüyor.
Raporda altın fiyatlarındaki artışın arkasındaki en büyük itici gücün bireysel yatırımcılar değil, merkez bankaları olduğu özellikle belirtiliyor.
Özellikle 2022’de başlayan Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında net altın alımlarının iki katına çıktığına dikkat çekiliyor. Bu, rezerv politikalarında ciddi bir yön değişimine işaret ediyor.
2025 verilerine bakıldığında ise dikkat çeken bir tablo var:
Gelişmekte olan ülkelerde rezervler içinde altının payı %19
Gelişmiş ülkelerde bu oran %47
Bu fark bile altının küresel finans sistemindeki stratejik rolünü anlatmaya yetiyor.
Analizde Çin’e ayrı bir başlık açılıyor. Çin’in toplam rezervleri içinde altının payı şu an %8,6 seviyesinde.
JPMorgan analistlerine göre mevcut eğilim devam ederse Çin’in piyasadan yüklü miktarda ek altın toplama ihtimali oldukça yüksek. Böyle bir hamle ise küresel arz-talep dengesi üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir. Yani fiyatlar üzerinde yukarı yönlü yeni bir dalga şaşırtıcı olmaz.
JPMorgan Küresel Araştırma birimi 2026’ya dair net bir projeksiyon da paylaştı.
Banka, merkez bankalarının 2026 yılı boyunca çeyreklik ortalama 585 ton altın alımı yapabileceğini öngörüyor. Bu miktar, piyasada dengeleri değiştirebilecek büyüklükte.
Talep bu tempoda sürerse fiyatların yeni rekor seviyeleri test etmesi işten bile değil.
Bireysel yatırımcı ilgisi devam ediyor, ancak tablo merkez bankalarına kıyasla daha sınırlı.
Altın ETF’leri 2020’de ulaştıkları 110 milyon ons seviyesini henüz yakalayabilmiş değil. Güncel veriler yaklaşık 100 milyon ons civarında.
Dahası, toplam ETF varlıkları küresel merkez bankası rezervlerinin yalnızca %8’ine denk geliyor. Bu da fiyatlamada asıl belirleyicinin kurumsal ölçekli alımlar olduğunu net biçimde ortaya koyuyor.