Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel piyasalar yeni haftaya altın, dolar, euro ve Brent petrol açısından kritik gelişmelerin gölgesinde başladı.
ABD’den gelen güçlü istihdam verileri, FED’in faiz politikasına ilişkin beklentileri yeniden şekillendirirken altın fiyatlarında baskı oluşturdu.
Ons altın 4.400 doların altını test ederken gram altın 6.850 TL seviyelerinde dalgalandı.
Piyasalarda gözler şimdi ABD’den gelecek enflasyon verilerine ve FED’in 16 Eylül’de açıklayacağı faiz kararına çevrildi.
Türkiye’de ise yatırımcıların odağında 10 Eylül’de açıklanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faiz kararı bulunuyor.
Dolar/TL 48 liranın üzerinde, euro/TL ise 56 lira civarında seyrini sürdürürken, döviz kurlarında 50 ve 60 lira gibi psikolojik seviyelerin aşılıp aşılmayacağı merak ediliyor.
Diğer yandan Brent petrol 97 doların üzerinde işlem görüyor. ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı’ndaki arz güvenliğine ilişkin endişeler petrol fiyatları üzerindeki baskıyı artırırken, 100 dolar sınırının yeniden gündeme gelip gelmeyeceği yakından takip ediliyor.
Peki, altında düşüş sürecek mi, yoksa yeni bir yükseliş dalgası mı başlayacak? Gram altın 6.500 TL seviyesine gerileyebilir mi? Yoksa altında 7.500 TL senaryoları masada mı? Dolar ve euroda yıl sonuna kadar nasıl bir tablo oluşacak? Brent petrol için 100 dolar sınırının aşılması ne kadar güçlü bir ihtimal?
İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, piyasalardaki son verileri Tgrthaber.com Özel Haber Editörü Zeynep Gizem Er’e değerlendirdi.
Prof. Dr. Şener, özellikle altın için iki farklı senaryoya dikkat çekerek kritik seviyeleri açıkladı.
ABD istihdam verilerinin ardından FED’in faiz politikasına ilişkin beklentiler yeniden şekillenirken, bu hafta açıklanacak ABD enflasyon verileri altının yönü açısından kritik önem taşıyor.
Prof. Dr. Sefer Şener, istihdam verilerinin güçlü gelmesinin ABD ekonomisine ilişkin olumlu algıyı güçlendirdiğini ve bunun FED’in faiz politikasına yönelik beklentiler üzerinden altın fiyatlarını baskıladığını belirtti:
''Altını etkileyen birkaç ana unsur var. Bunlardan bir tanesi de FED'in faiz kararıyla ilgili beklentilerdi. Şimdi bu hafta içerisinde geçen haftadan farklı olarak gelen güçlü bir istihdam verisi geldi. İstihdam verilerinin daha güçlü gelmesi şöyle bir algıyı ortaya çıkarttı: 'ABD ekonomisinde işler iyi gidiyor' Dolayısıyla FED faizleri değiştirmez. Yukarı yönlü değiştirebilir ama aşağı yönlü değiştirmez gibi algılandı. Bu da otomatik olarak altın fiyatlarında en belirleyici unsur olarak altın fiyatlarını aşağıya çekti. FED'in faiz politikası etkilendiği için bu veriden altın fiyatları aşağıya çekildi. ABD enflasyon verilerinin nasıl geleceği çok daha önemli hale gelmiş oldu.
Beklenenden yüksek gelirse farklı bir aksiyon alınacak. Beklenenden daha düşük gelirse farklı bir aksiyon alınacak. Beklenenden daha yüksek gelirse Amerika'da yüksek kalacağı ya da daha da artırılacağı anlayışını beraberinde getirir. Tersi durumda da tamamıyla tersi beklenti oluşur. Bu hafta açıklanan istihdam verisi faizlerin yüksek kalacağı beklentisiyle birlikte altın fiyatlarını aşağı yönlü çekti gördüğümüz kadarıyla.
Bu hafta Amerika'da açıklanacak TÜFE verisi, FED'in Eylül ayındaki faiz kararını ortaya koyacak. Geçen haftaki gelen veriden sonra %61 olan FED'in faizi artıracağı beklentisi %58'lere kadar gerilemişti.O yüzden eğer bu hafta içerisinde yüksek bir enflasyon gelirse o zaman FED'in faiz artıracağı beklentisi kuvvetleneceği için bu tahvil fiyatlarını yukarı taşıyacaktır. Altın fiyatlarını geriye çekecektir. O yüzden de bu enflasyon rakamını görelim.''
ABD enflasyonunun beklentilerin üzerinde gelmesi halinde altın fiyatlarında yeni bir düşüş dalgası yaşanabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Şener, ons altında 4.300 doların, gram altında ise 6.500-6.600 TL bandının yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.
Beklentilerin altında gelecek bir enflasyon verisinin ise altın fiyatlarında yeniden yükselişi tetikleyebileceğini belirten Sefer Şener, ons altında 4.600 dolar, gram altında ise 7.000 TL seviyelerinin görülebileceğini ifade etti:
''ABD'de beklentilerden yüksek bir enflasyon gelirse altın fiyatları yeniden bugünkü seviyenin de altına gelebilir. Ons altında yeniden biz 4.300 doların altını görebiliriz. Gram altında da yeniden 6.500-6.600'lü seviyeleri yeniden görebiliriz. Eğer bu rakam büyük gelirse düşüş devam edecektir. Beklentilerin altında bir enflasyon gelirse de altın fiyatları kaldığı yerden yukarı yönlü devam edecektir.
İlk etapta ons bazında yeniden 4.600 dolar, gram bazında ise 7.000'li seviyeleri görebiliriz. Yani bu iki tane senaryo var burada. Diğer yandan altın fiyatlarını sadece FED'in politikaları etkilemiyor. İran-ABD gerilimi enerji fiyatlarını yükselttiği için bu da altın fiyatlarının düşmesine neden oluyor.
Yani enflasyon beklentisi altın fiyatlarını düşürüyor. Son bir haftada petrol sürekli yükseldi, altın fiyatları ise geriledi dikkat ederseniz. ABD-İran savaşının ne tarafa gideceği altın fiyatlarını belirleyen ikinci unsur. Ancak altının çok hızlı aşağıya gelmemesini etkileyen bir sebep var. O da Merkez Bankası'nın alımlarının hala devam ediyor olması. Merkez Bankaları tarafında güçlü bir alım var. Bu da altının önümüzdeki dönemde Amerika'dan faiz kararı ne gelirse gelsin altının en azından 4.000 dolarlı seviyelerin altına çok da kolay gelmeyeceğinin işaretidir.''
Altının yönünde asıl belirleyicilerden birinin 16 Eylül’deki FED faiz kararı olacağını belirten Prof. Dr. Şener, faiz artışı halinde daha yüksek seviyelerin gündeme gelebileceğini söyledi:
''16 Eylül'deki faiz kararı altın fiyatlarının yönünü belirleyecek. %58 beklentiyle FED faizi arttırırsa o zaman biz altın fiyatlarını yeniden önce 4900 dolarlı seviyeleri, ardından da 5000 dolarlı seviyeleri rahatlıkla görebiliriz. Faizi artırırsa altın 5000 doların üzerini görür. Aynı zamanda gram altın 7500 liranın da üzerine çıkar.''
Dolar ve euroda yıl sonuna kadar nasıl bir seyir izleneceği de merak ediliyor. Prof. Dr. Sefer Şener, Türk lirasının mevcut getirisi ve enflasyon görünümünün döviz kurlarındaki hareket açısından belirleyici olduğunu ifade etti:
''Dolar ve euronun yönünü FED'in kararı etkileyecek. Güçlü dolar mı olacak, yoksa zayıflayacak mı? Trump'ın yoğun bir baskısı var, faizlerin düşmesini istiyor hala. 1 Ocak 2026'dan bugün itibariyle 7 Eylül itibariyle şu anda dolar kurundaki toplam artış %12,5'te. Euro kurundaki toplam artış %11.36'da. 1 Eylül itibariyle gerçekleşen enflasyon ise %22.07. 8 aylık enflasyonun altında artmış bir dolar ve euro kuruna sahibiz. Merkez Bankası'nın açıkladığı gibi yıl sonunda enflasyon %28-29 aralığında olursa o zaman biz yıl sonuna kadar yani Eylül, ekim, kasım, aralık 4 aylık süreç içerisinde dolar ve euro kurunun çok az da olsa arttığına tanık olabiliriz. Rakamlar çok düşük oranda arttı.''
Prof. Dr. Şener, TCMB’nin faiz kararının döviz piyasası üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceğini belirterek yıl sonuna kadar kurlarda sert bir hareket beklemediğini söyledi:
''Merkez Bankası'nın alacağı kararın ve Amerikan Merkez Bankası'nın alacağı kararında kurlar üzerinde çok büyük etkisi olmayacaktır. Bankalardaki mevduatın şu anda %61,5'u Türk Lirası'nda. Türk Lirası'nın getirisi bu şekilde devam ettiği sürece kurlarda çok büyük artış beklememek lazım.
Ancak Merkez Bankası Eylül ayında çok ciddi bir indirim yaparsa o zaman kurlarda da hafif de olsa yukarı yönlü oynama beklenebilir. Ancak bu olmayacaktır. Çünkü Merkez Bankası enflasyon raporunda %28 olarak beklenmesi yıl sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın elinin bu anlamda faiz indirmek için çok güçlü olduğu anlamına gelmiyor. Ancak muhtemelen bir 200 baz puanlık yıl sonuna kadar alanı var. O da kurlarda çok ciddi bir etki yaratmayacaktır. Kurlarla ilgili yıl sonuna kadar büyük oranlı bir değişim beklememek lazım.''
Piyasanın bir diğer kritik başlığı ise Brent petrol. ABD-İran gerilimi ve Hürmüz Boğazı'ndaki gelişmeler nedeniyle arz güvenliği endişeleri petrol fiyatlarını yukarı taşırken, Brent petrol 97 dolar seviyesini aştı.
Petroldeki yükselişin akaryakıt fiyatlarına da yansıyabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Sefer Şener, bölgedeki gerilimin sürmesi halinde 100 doların üzerinin görülebileceğini söyledi:
''Betrol fiyatları Amerika-İran çatışması ve Hürmüz Boğazı nedeniyle sürekli yukarı aşağı gidiyor. Dönem dönem sevkiyat duruyor, arzda sıkıntı çıkıyor, küresel arz güvenliği tehlikeye giriyor. Bölgedeki gerilim devam ettiği sürece brent petrol fiyatları kolay kolay 90 doların altına gerilemeyecektir. Yani çünkü siz de bahsettiniz 97 dolara geldi Brent petrol neredeyse. Çünkü burada bir hani arz sıkıntısı, tedarik sıkıntısı, lojistik sıkıntısı gözüküyor. Yani bu nedenle ham petrol kolay kolay düşmüyor. Tabii bunun özellikle pompa fiyatları diyoruz ya hani motorine, benzine Evet. Bu doğrultuda pompa fiyatlarına yansıması daha yüksek oranda oluyor. ABD-İran gerilimi yeniden bu şekilde devam ederse 100 doların üzerini görebiliriz. Bu durum piyasalar açısından sürpriz olmaz. Gerilimin dozu düşer ve barış sağlanırsa da biz yeniden öncelikle 80 dolarlar ardından kısa vadede 77 dolar seviyelerini yeniden görebiliriz. Ancak bahsettiğim gibi risk daha yüksek gözüküyor.''