Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Batı’nın yaptırımları ve piyasa kısıtlamaları, Rusya’nın altın ticaretinde yıllardır kullandığı rotaları değiştirdi. Avrupa pazarına erişimin zorlaşmasıyla birlikte Rus altınının yeni adresi Asya oldu. Bu dönüşümde özellikle Hong Kong üzerinden Çin’e uzanan ticaret hattı öne çıkıyor. Değerli metaller platformu BullionVault’un Hong Kong Nüfus ve İstatistik Dairesi verilerine dayandırdığı analize göre, Hong Kong 2026’nın ilk yedi ayında Rusya’dan 112,7 ton altın ithal etti.
Bu rakam dikkat çekici. Çünkü 2025’in tamamında kaydedilen ve tüm zamanların yıllık rekoru olan 92,1 tonluk ithalat seviyesi daha yılın yedinci ayında aşılmış durumda. Savaş öncesi dönemle kıyaslandığında ise değişim çok daha net görülüyor. 2021’in ilk yedi ayında Hong Kong’un Rusya’dan aldığı altın yalnızca 3,3 ton seviyesindeydi.

Rusya’dan gelen külçeler, 2026’nın ilk yedi ayında Hong Kong’un parasal olmayan toplam altın ithalatının neredeyse yüzde 15’ini oluşturdu. 2021’de bu oran yalnızca yüzde 0,6 seviyesindeydi. Yani birkaç yıl içinde Rus altınının Hong Kong pazarındaki ağırlığı ciddi biçimde arttı. Aslında bu değişimin arkasında yalnızca altın talebi değil, yaptırımlar sonrasında oluşan yeni ticaret düzeni de bulunuyor.
Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Londra Külçe Piyasası Birliği, Mart 2022’de altı Rus altın ve gümüş rafinerisini “İyi Teslimat” listesinden çıkardı. Ardından ABD ve İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkelerin getirdiği kısıtlamalar, Rusya’nın geleneksel altın ticareti kanallarını büyük ölçüde kapattı.
Savaştan önce ürettiği altının yaklaşık üçte ikisini İngiltere’ye ihraç eden Rusya da yeni pazar arayışına yöneldi. İşte bu noktada Hong Kong ve Çin hattı ön plana çıktı. Gatehouse Advisory Partners Kıdemli Danışmanı Vita Spivak, Hong Kong’un tam ölçekli işgalden bu yana Rusya-Çin ticaretinde kritik bir merkez haline geldiğine dikkat çekti.
Spivak’a göre Hong Kong’a ulaşan Rus altınının önemli bölümü, yaptırım uygulamayan Çin anakarasına aktarılıyor. Hong Kong’un önemi yalnızca yaptırımların dışında kalmasından da kaynaklanmıyor. Bölge, aynı zamanda dünyanın en büyük altın tüketim pazarlarından biri olan Çin’e doğrudan erişim sağlıyor.
Rus altınının Hong Kong’a yönelik hızlı akışı, Çin genelinde altına olan ilginin arttığı bir döneme denk geldi. Pekin yönetimi altını “stratejik mineral” olarak konumlandırırken, hane halklarının fiziksel külçe altına yönelmesi de teşvik ediliyor. Çin Halk Bankası ise bir yandan resmi altın rezervlerini artırmayı sürdürüyor.
S&P Global verilerine göre Çin’in resmi altın rezervleri, 2026’nın ilk yarısında 40 tondan fazla arttı. Bu artış, bir önceki yıl kaydedilen büyümenin iki katından fazlasına karşılık geliyor. Hong Kong ise gelişmiş depolama, takas ve lojistik altyapısıyla bu yeni ticaret düzeninde Çin’e açılan en önemli kapılardan biri haline gelmiş durumda.