Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Brent petrol, mayıs ayında yüzde 19’u aşan değer kaybıyla Mart 2020’den bu yana en kötü aylık performansını sergiledi. ABD ile İran arasında olası bir uzlaşma ihtimali ve Hürmüz Boğazı’nda normalleşme beklentisi, petrol fiyatları üzerindeki satış baskısını artırdı.
Petrol piyasaları mayıs ayını sert kayıplarla geride bıraktı. Küresel arz tarafındaki endişelerin hafifleyeceğine yönelik beklentiler ve ABD ile İran arasında diplomatik bir çözüm ihtimalinin güçlenmesi, yatırımcıların satış yönlü pozisyonlarını artırmasına neden oldu. Bunun sonucunda Brent petrol, son yılların en dikkat çekici aylık düşüşlerinden birini yaşadı.
Dünya gazetesinden Murat Ali Oral’ın haberine göre, uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı mayıs ayında yüzde 19’un üzerinde geriledi. Bu düşüş, Mart 2020’de Kovid-19 salgınının küresel piyasalarda yaptığı sert çöküşten bu yana görülen en büyük aylık kayıp olarak kayıtlara geçti. ABD tipi ham petrol (WTI) de benzer bir seyir izledi. WTI fiyatları aynı dönemde yaklaşık yüzde 17 değer kaybederek petrol piyasalarındaki genel satış dalgasına eşlik etti.
Piyasalardaki düşüşün arkasındaki en önemli başlıklardan biri, Washington ile Tahran arasında yürütülen temaslar oldu. Özellikle Hürmüz Boğazı’nın yeniden kesintisiz şekilde ulaşıma açılabileceği yönündeki beklentiler, küresel petrol arzının artabileceği düşüncesini güçlendirdi.
Bu beklentiyle birlikte yatırımcılar risklerini azaltmaya yönelirken, petrol fiyatlarında aşağı yönlü hareket hız kazandı. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Beyaz Saray Durum Odası’nda İran ile sürdürülen görüşmelere ilişkin nihai kararını vereceğini açıklaması da piyasaların odağına yerleşti. Açıklamanın ardından petrol fiyatlarında yeni bir geri çekilme yaşandı.
Haftanın son işlem gününde Brent petrol yüzde 1,77 düşüşle 92,05 dolara gerilerken, WTI yüzde 1,73 kayıpla 87,36 dolardan işlem gördü.
Trump, olası bir anlaşma için İran’ın nükleer silah geliştirmeyeceğini taahhüt etmesi gerektiğini söyledi. Ayrıca Hürmüz Boğazı’nın tüm gemi trafiğine ücretsiz olarak açılması, bölgedeki mayınların temizlenmesi ve İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının tespit edilerek imha edilmesine izin verilmesi gibi şartları gündeme getirdi.
Öte yandan ABD’li yetkililer, ateşkesin uzatılması ve İran’ın nükleer programına ilişkin müzakerelerin başlaması amacıyla 60 günlük bir mutabakat metni üzerinde çalışıldığını açıkladı. Ancak söz konusu taslağın henüz Trump tarafından onaylanmadığı belirtildi.
Enerji piyasalarını yakından izleyen uzmanlara göre, ABD ile İran arasında kapsamlı bir anlaşmaya varılması petrol fiyatları açısından aşağı yönlü riskleri artırabilir. Çünkü Hürmüz Boğazı üzerinden petrol sevkiyatının yeniden tam kapasiteye ulaşması, küresel arzın artmasına ve fiyatlar üzerinde ilave baskı oluşmasına yol açabilir.