Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul

Her sektörde artan fiyatlar birçok ailenin sosyal yaşamını olumsuz etkiliyor. Akaryakıt, temizlik, mutfak gibi masrafların yanında eskiden sıradan kabul edilen etkinlikler de cep yakıyor. AVM’de yapılan alışveriş, sinema, yemek ve oyun gibi aktiviteler sıradanlıktan çıkarak birçok ailenin özel günlerde yaptığı harcamalara dönüştü.

Uzmanlar 2026 yılı itibarıyla dışarıda geçirilen zaman ve bir çocuğun alışveriş merkezlerinde geçirdiği birkaç saatin maliyetini hesapladı. Türkiye Gazetesi’nden Kaan Zengin’in haberindeki detaylarda öğrenci sinema bileti 200-300 TL seviyesine yükselirken, küçük boy mısır ve içecek için yaklaşık 200 TL ödeniyor. En uygun fast food menüsünün fiyatı 250 TL’den başlarken, oyun alanı veya birkaç jetonluk eğlence için de ortalama 250 ila 350 TL arasında harcama yapmak gerekiyor.
Böylece yalnızca bir çocuğun sinema, yemek ve oyun alanından oluşan temel hafta sonu aktivitesinin faturası 1.000 ile 1.500 TL arasında değişiyor. Maliyet, aile bireylerinin de katılmasıyla daha da yükseliyor. Anne, baba ve iki çocuğun birlikte sinemaya gitmesi, yemek yemesi ve çocukların oyun alanında vakit geçirmesi hâlinde toplam harcama 3 bin ila 5 bin lira bandına ulaşıyor. Otopark ve ulaşım giderleri de eklendiğinde, sıradan bir pazar günü etkinliği birçok aile için ciddi bir bütçe kalemine dönüşüyor.

Ancak uzmanlara göre asıl dikkati çekici nokta, çocukların sosyalleşme maliyetindeki artış. Sinema, oyun alanı ve benzeri aktivitelerin yanı sıra spor kursları, yüzme eğitimleri, müzik dersleri ve robotik kodlama gibi gelişim odaklı etkinliklerin ücretleri de hızla yükseliyor. Büyükşehirlerde çocukların düzenli katıldığı bir spor veya sanat kursunun aylık maliyeti birkaç 5 bin lirayı bulurken, yaz kampları ve özel eğitim programları ise birçok aile için erişilmesi zor seviyelere çıkmış durumda. Bu tür aktiviteler için aileler 10 bin liranın üzerini gözden çıkarması gerekiyor.
Son dönemde yaşanan ekonomik baskının yalnızca aile bütçelerini değil, çocukların gündelik hayat alışkanlıklarını da etkilediğini belirten Sosyolog Dr. Ayşe Demir, “Aileler harcamalarını yeniden önceliklendirirken ilk etapta zorunlu olmayan giderleri kısmaya başlıyor. Sinema, tiyatro, oyun alanları ve çeşitli sosyal aktiviteler de bu kalemler arasında yer alıyor. Ancak bu durumun etkisi yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyolojik sonuçlar da doğuruyor” dedi.

Çocukların akranlarıyla bir araya gelerek sosyalleştiği alanların giderek azaldığına dikkati çeken Demir, “Eskiden daha sık yapılan hafta sonu etkinlikleri artık özel günlere erteleniyor. Bunun sonucunda çocuklar kamusal ve sosyal alanlardan çekilirken, ev içerisinde dijital ekranlarla daha fazla vakit geçirmeye başlıyor. Dijital araçlar kısa vadede bir alternatif gibi görünse de yüz yüze iletişimin, ortak deneyimlerin ve fi ziksel aktivitenin yerini tam olarak dolduramıyor” ifadelerini kullandı.