Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Altın fiyatları yatırımcıyı şaşırtmaya devam ediyor. Değerli metaller piyasasında sert geri çekilmeye rağmen hareketlilik yüksek seyrini koruyor. Bank of America, altın ve gümüşte yaşanan rekor dalgalanmaların piyasa tansiyonunun kolay düşmeyeceğine işaret ettiğini belirtti.
Cnbce'nin haberine göre, son satışlarla aşırı pozisyonların temizlendiği vurgulanırken, kısa vadeli sert hareketlere karşın altının uzun vadeli yatırım hikâyesinin güçlü kaldığı ifade edildi.
Değerli metaller piyasasında son dönemde yaşanan sert geri çekilmeye rağmen oynaklık yüksek seyretmeye devam ediyor. Bank of America, altın ve gümüş fiyatlarında görülen rekor düzeydeki dalgalanmaların piyasadaki tansiyonun kısa vadede düşmeyeceğine işaret ettiğini öne sürdü.
Bank of America’nın izlediği özel bir göstergeye göre, altın fiyatlarındaki oynaklık 2008 küresel finans krizinin en çalkantılı günlerinden bu yana en yüksek seviyelere ulaştı. Gümüşteki dalgalanma ise son olarak 1980 yılında benzer boyutlarda görülmüştü.
Altın ve gümüş fiyatları geçen ay; spekülatif pozisyonlardaki artış, yükselen jeopolitik riskler ve ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dair artan belirsizliklerin etkisiyle güçlü bir yükseliş eğilimi yakalamıştı. Ancak bu ivme, geçen haftanın sonuna doğru ani bir şekilde tersine döndü. Altın son 10 yılı aşkın süredeki en sert düşüşlerinden birini yaşarken, gümüş tarihindeki en kötü günlük performansını kaydetti.
Bank of America EMEA emtia işlemleri başkanı Niklas Westermark, tarihsel ortalamalara kıyasla daha yüksek bir oynaklık ortamının kalıcı olabileceğini ifade etti. Westermark’e göre, son günlerdeki aşırı dalgalanmaların yeniden görülmesi için piyasada yeni bir spekülatif balonun oluşması gerekiyor. Deneyimli yönetici, son iki işlem gününde yaşanan sert satışların aşırı pozisyonları tasfiye ederek piyasayı önemli ölçüde “temizlediğini” vurguladı.
Westermark, kısa vadede yaşanan sert fiyat hareketlerine rağmen altının uzun vadeli yatırım hikayesinin gücünü koruduğunu söyledi. Yüksek fiyat seviyeleri ve artan oynaklığın yatırımcıların pozisyon büyüklüklerini etkileyebileceğine dikkat çeken Westermark, buna karşın altına yönelik yapısal talebin ortadan kalkmasının beklenmediğini belirtti.