Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
SGK Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş’ın bugün kaleme aldığı köşe yazısında, emekli maaşı kesilme riskiyle karşı karşıya olan milyonlarca vatandaşı yakından ilgilendiren kritik "çözüm" formüllerini içeriyor.
Karakaş, emekli maaşlarının hangi durumlarda kesilebileceğini ve vatandaşın nasıl bir yol izlemesi gerektiğini detaylarıyla anlattı.
YERSİZ ÖDEME RİSKİ
Yetkililerin tespitine göre şartları taşımadığı halde emekli maaşı alan kişilerin aylıkları derhal kesiliyor. Üstelik bugüne kadar ödenen tüm tutarlar “yersiz ödeme” sayılarak faiziyle birlikte geri talep ediliyor.
Özellikle kamu görevlileri açısından süreç daha da farklı işliyor. Emekliliği iptal edilen memurlar, mağduriyet yaşanmaması adına yeniden eski görevlerine iade edilebiliyor.
Karakaş bu durumu maddeleyerek şöyle özetledi:
"İptal ve İstirdat: Şartları taşımadığı hâlde maaş alanların aylığı derhâl kesilir.
Geri Ödeme: O güne kadar ödenen tüm maaşlar "yersiz ödeme" sayılır ve faiziyle geri talep edilir.
Memuriyete İade: Özellikle memur ve diğer kamu görevlileri (4/1-c / Emekli Sandığı mensupları) için durum daha çetrefildir; emeklilik iptal edilir ve şahıs mağdur olmasın diye eski memuriyet görevine iade edilir"
YENİDEN EMEKLİ OLMAK MÜMKÜN MÜ?
Karakaş'ın aktardığına göre maaşı kesilen vatandaşlar için süreç tamamen sona ermiyor.
Eğer kişi, hata fark edilmeden önce emeklilik şartlarını tamamladıysa maaş yeniden bağlanabiliyor. Ancak eksik şartlar varsa, bu şartların tamamlanmasının ardından yeniden başvuru yapılması gerekiyor.
Karakaş'ın aktardığı bilgiler şöyle şekillendi:
"Maaşı kesilen sigortalı için her şey bitmiş değildir. Eğer hata tespit edilmeden evvel gerçek emeklilik şartları gizlice dolmuşsa, yeni bir talebe gerek kalmadan maaş tekrar bağlanabilir. Lakin hata tespit edildiğinde şartlar hâlâ eksikse;
Eksik şartların tamamlanması beklenir.
Şartlar dolduğunda yeni bir dilekçe verilir.
Maaş, bu yeni dilekçeyi takip eden ay başından itibaren işlemeye başlar"
YANLIŞ STATÜ MESELESİ
Bazı durumlarda ise hata vatandaştan değil, sistemden kaynaklanıyor. Örneğin Bağ-Kur yerine SSK kapsamında emekli edilen bir kişinin durumu yeniden değerlendiriliyor. Bu tür hatalarda yeni bir başvuruya gerek kalmadan maaş doğru statü üzerinden yeniden hesaplanıyor.
Karakaş'ın yazısında belirttiği detay şu şekilde:
"Bazen sigortalı haklıdır, lakin kurumun "sehiv" (yanlışlık) yapması sonucu yanlış statüden maaş bağlanır. Örneğin Bağ-Kur’dan emekli olması gerekirken SSK’dan bağlanan bir maaşta;
Eğer hizmetler zaten emeklilik tarihinden önce mevcutsa, sigortalının mağduriyetine mahal verilmez.
Yanlış maaş iptal edilir ancak yeni bir dilekçe aranmaksızın, doğru statü üzerinden hak kazanılan tarihten itibaren maaş tekrar hesaplanır. Bu, devletin "itidal" ve "adalet" çizgisidir"
PRİM BORCUNDA NASIL BİR YOL İZLENİYOR?
Emeklilik sonrası ortaya çıkan prim borçlarında ise farklı bir yöntem uygulanıyor. Eğer borç emekliliği tamamen ortadan kaldırmıyorsa, maaş kesilmiyor. Bunun yerine borç, aylığın üçte biri oranında kesilerek tahsil ediliyor.
Uzman isim yazısında bu durumu şöyle anlattı:
"Emekli olduktan sonra "Senin eski bir prim borcun varmış" denilirse korkulmamalıdır. Eğer bu borç emeklilik hakkını tamamen ortadan kaldırmıyorsa:
Maaş durdurulmayabilir.
Emeklilik hayatı sekteye uğratılmaz.
Sülüs (1/3) Kuralı: Borç, ödenen maaşın üçte biri oranında her ay kesilerek tahsil edilir. Bu usul, sigortalıyı "muhtaç" bırakmadan SGK’nın alacağını tahsil etme yöntemidir"
Uzman isim yazısını şu kritik uyarılarla sonlandırdı:
"Emeklilik, kâğıt üzerinde bir bitiş değil, hakkaniyetli bir başlangıçtır. Sosyal güvenlik sistemi, milimi milimine hesaplanan bir saat gibidir. Bir dişlinin eksikliği, yıllar sonra tüm çarkı durdurabilir. Emeklilik müracaatından evvel hizmet dökümlerinizi "tetkik" etmek, prim ve yaş hesabınızı "tahkik" etmek sizi ileride yaşanacak büyük mali külfetlerden korur.
Diğer yandan Sosyal güvenlikte "hüsnüniyet" (iyi niyet) esastır. Anayasa Mahkemesi kararı ile birlikte SGK, kendi hatasından veya sehven yapılan eksikliklerden dolayı vatandaşı mağdur etmemeyi, aylığı kesip vatandaşı darda bırakmak yerine "borcu maaştan taksitle ödetmeyi" şiar edinmiştir"