Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Son dönemlerde sık sık sahte sigortalılık ve buna bağlı olarak bu günlerin silinmesi ve emeklilik iptalleri gerçekleşiyor. Sosyal Güvenlik Uzmanı Özgür Erdursun, sahte sigortalılık konusunda bilmeniz gerekenleri açıkladı ve emekliliğinizin iptal edilmemesi için yapmanız gerekenleri anlattı.
Sahte sigortalılık, bir kişinin bir işyerinde fiilen çalışmadığı halde çalışıyormuş gibi gösterilmesidir.
Bu durum genellikle şu şekillerde ortaya çıkıyor:
-Eş, dost veya akraba işyerinde “hatır için” sigortalı gösterilme
-Hiç tanımadığı bir işyerinde aracıya para vererek sigorta yaptırma
-Kâğıt üzerinde var olan ama gerçekte faaliyet göstermeyen şirketler üzerinden bildirim yapılması
-İşyerine hiç gitmeden, görev yapmadan sigortalı görünme
Bu tür kayıtlar ilk etapta sistemde görünse de, denetim sırasında “fiili çalışma yok” tespiti yapılırsa geçersiz sayılıyor.
Erdursun, "Eksik prim gününü tamamlamak ya da avantajlı emeklilik şartlarını korumak için başvurulan sahte sigortalılık, kısa vadede çözüm gibi görünse de uzun vadede ağır sonuçlar doğurabiliyor. Çünkü sistemde görünen her gün geçerli sayılmıyor; esas olan fiili çalışma. Yıllar sonra gelen bir denetim, emeklilik dahil tüm hakları tartışmalı hale getirebiliyor" dedi.
Bir işyerinde gerçekten çalışmadan sigortalı gösterilen kişilerin kayıtlarının, aradan yıllar geçse bile denetime takılabildiğini anlatan Erdursun, "Üstelik bu durum yalnızca sigortalılık sürelerinin silinmesiyle sınırlı kalmıyor; emeklilikten sağlık harcamalarına kadar geniş bir alanda ciddi sonuçlar doğurabiliyor" şeklinde konuştu.
Kamuoyunda sıkça kullanılan “emeklilik iptali” ifadesi çoğu zaman teknik olarak doğru değil. Çünkü süreç genellikle şöyle işliyor:
-Önce kişinin belirli dönemlerdeki sigortalılığı geçersiz sayılıyor
-Ardından bu günlere dayanarak yapılan emeklilik hesabı bozuluyor
-Sonuç olarak bağlanan aylık kesilebiliyor
Yani asıl mesele emekliliğin kendisi değil, emekliliğin dayandığı sigortalılık süresinin gerçek olup olmadığıdır.
Sigortalılığın iptal edilmesine yol açan durumlar, genellikle sahte sigortalılık şüphesi doğuran uygulamalarla ilişkilendiriliyor. Bu kapsamda en sık karşılaşılan nedenlerin başında, kişinin işyerinde fiilen çalışmaması geliyor. Denetimlerde, bazı kişilerin hiç çalışmadıkları halde sigortalı gösterildiği tespit edilebiliyor.
Bir diğer yaygın durum ise “hatır sigortası” olarak adlandırılıyor. Bu yöntemde, eş, dost ya da akrabalar herhangi bir işte çalışmadan sigortalı gibi bildiriliyor. Ayrıca, aracı kişiler üzerinden, belirli bir ücret karşılığında tanınmayan işyerlerinden sigorta yaptırılması da iptal gerekçeleri arasında yer alıyor.
Sigortalılığın geçersiz sayılmasına neden olan bir başka unsur ise işyerinin gerçekte faal olmaması. Kâğıt üzerinde var olan ancak herhangi bir ticari faaliyet yürütmeyen şirketler üzerinden yapılan sigorta bildirimleri geçerli kabul edilmiyor. Bunun yanı sıra, işyerinin bildirilen adreste bulunmaması da önemli bir risk unsuru olarak öne çıkıyor.
Şayet kişi gerçekten o işyerinde çalıştıysa, sigortalılığın iptali hatalı olabilir. Bu durumda hak arama yolu açıktır.
Ancak burada kritik nokta şudur: İspat şarttır.
Mahkeme sürecinde şu tür deliller önem kazanır:
-Banka üzerinden maaş ödemeleri
-Bordrolar ve puantaj kayıtları
-İşyeri yazışmaları
-Görev tanımları
-Tanık beyanları
Eğer fiili çalışma ispatlanabiliyorsa, sigortalılık yeniden geçerli sayılabilir.
Erdursun, "Sahte sigortalılığın maliyeti ağır oluyor. Tespit edilmesi halinde sonuçlar yalnızca prim günlerinin silinmesiyle sınırlı kalmıyor. Geçersiz günler üzerinden bağlanan emekli aylıkları geri istenebiliyor. Emeklilik statüsüne bağlı olarak ödenen bayram ikramiyeleri de iade kapsamına giriyor. Ayrıca, sahte sigortalılık sürecinde karşılanan tedavi ve ameliyat gibi sağlık giderleri de talep edilebiliyor. Haksız şekilde alınan işsizlik maaşları ise faiziyle birlikte geri alınıyor. Bunların yanı sıra çeşitli sosyal yardımlar ve ödemeler de incelemeye alınarak geri istenebiliyor. Üstelik tüm bu ödemeler, faiziyle birlikte tahsil ediliyor" şeklinde konuştu.
Sahte sigortalılık çoğu zaman şu şekilde pazarlanıyor: “Daha az para ver, seni sigortalı gösterelim.”
Ancak bu yaklaşımın iki büyük riski var:
-Ödenen paranın SGK’ya gidip gitmediği belirsizdir
-Görünen günlerin ileride geçerli sayılmama ihtimali vardır
Sonuçta kişi, kısa vadede kazanç sağladığını düşünürken, uzun vadede çok daha büyük bir borçla karşılaşabilir.