Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Kayıt dışı istihdam 1995 yılında yüzde 55,6 iken 2025 yılında yüzde 24,6'ya geriledi. Kayıt dışı istihdamda yer alan 8 milyon 37 bin kişinin 4 milyon 492 bini tarım dışı sektörlerde çalışıyor. Tarım dışı sektörlerdeki kayıt dışı istihdamın kayda alınması 2026 yılında 1,5 trilyon lira vergi ve prim geliri anlamına geliyor. Böyle durumda bütçeden ve Sosyal Güvenlik Kurumu'ndan tek kuruş çıkmadan bile 2026 yılında emekli aylıklarına ilave yüzde 31 oranında zam yapılması mümkün olacak.
Türkiye kayıt dışı istihdamda önemli yol kat etti ancak hala alınacak mesafe var. 1990 yılında yüzde 55,6 olan kayıt dışı istihdam oranı 2015 yılında yüzde 33,6’ya, 2025 yılında ise yüzde 24,6’ya geriledi. Tarım dışı sektörlerdeki kayıt dışı istihdam oranı 1990 yılında yüzde 25,0 iken 2005 yılında yüzde 35,3’e kadar çıktıktan sonra o tarihten beri azalmaya başladı. 2025 yılında tarım dışı sektörde kayıt dışı istihdam oranı yüzde 15,9 oldu.
Türkiye İstatistik Kurumunun 2025 yılı 4. çeyrek işgücü istatistiklerine göre, 2025 yılı son çeyreğindeki toplam 8 milyon 37 bin kişilik kayıt dışı istihdamın 3 milyon 545 bini tarım sektöründe, 4 milyon 492 bini tarım dışı sektörlerde yer alıyor.
Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı çalışanların 2 milyon 386 bini ücretli veya yevmiyeli, 206 bini işveren, 1 milyon 510 bini kendi hesabına çalışanlardan, 391 bini ise ücretsiz aile işçilerinden oluşuyor.
Habertürk'te yer alan habere göre kayıt dışı istihdamın en büyük mağduru bizzat kayıt dışı çalışanlar oluyor. Her şeyden önce sosyal güvenceden yoksun kalıyorlar. Yaşlılıklarında emekli aylığı alma imkânları ya hiç olmuyor ya da olması gerekenden daha düşük aylıkla yetinmek zorunda kalıyorlar.
Kayıt dışı istihdam, haksız rekabete yol açtığı için kayıtlı çalışan işverenleri de mağdur ediyor. Çalışanlarının vergisini, primini eksiksiz ödeyen işverenin mal ve hizmet üretim maliyeti ile bu yükümlülüklerini yerine getirmeyen işverenin üretim maliyetleri bir olmayacağı için bu durum ülkedeki piyasa dengesini de olumsuz etkiliyor.
Kayıt dışı istihdamın bir diğer mağduru ise Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve devlet hazinesi.
Kayıt dışı istihdamın SGK ve hazineye etkisini hesaplamak için tarım sektöründe çalışanları bir kenara bırakarak tarım dışı sektöre baktık. Türkiye’de 2002 yılından beri asgari ücrete kadar olan kazançlardan vergi alınmıyor.
Asgari ücretle çalışan bir işçi için 4.624,20 TL sosyal sigorta primi ve 330,30 TL işsizlik sigortası primi işçi payı, (işçilerin çoğunluğunu kapsayan imalat dışı sektörler itibarıyla) 6.523,43 TL sosyal sigorta primi ve 660,60 TL işsizlik sigortası primi işveren payı olmak üzere toplam 12.138,53 TL prim alınıyor.
Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı istihdam edilenlerin tamamının asgari ücretli çalışan olarak kayda alınması durumunda 2026 yılında SGK’nın aylık prim geliri 54,5 milyar lira, yıllık ise 654,3 milyar lira ilave prim geliri olacaktı.
2025 yılında özel sektörde çalışanlar için SGK’ya bildirilen prime esas aylık ortalama kazanç 48.194,40 TL oldu. Bu tutar, asgari ücretin 1,85 katına karşılık geliyor. 2026 yılında özel sektör işyerlerinde ortalama kazancın asgari ücretin 1,85 katı 61.105,50 TL anlamına geliyor.
Bu kazanç tutarı üzerinden hesaplama yaptığımızda sigortalı çalıştırılan her bir işçi için işçi payı olarak aylık 8.554,77 TL sosyal sigorta primi, 611,05 TL işsizlik sigortası primi, işveren payı olarak da aylık 12.068,33 TL sosyal sigorta primi ve 1.222,10 TL işsizlik sigortası primi olmak üzere işçi başına aylık toplam 22.456,25 TL prim ödenmesi gerekecek. Bu işçiler için ayrıca işçi başına aylık ortalama 6.075,28 TL gelir vergisi ve 213,09 TL damga vergisi ödenecek.
Bu durumda vergi ve prim olarak işçi başına aylık 28.744,59 TL ödenmesi gerekecekti. Tarım dışı sektörlerde kayıt dışı çalışan tüm işçiler için vergi ve prim tutarı aylık 129,1 milyar TL, yıllık ise 1 trilyon 549,4 milyar liraya ulaşacaktı.
SGK’nın 2026 yılında 5,2 trilyon lira prim geliri elde etmesi, 4 trilyon 968 milyar lira emekli aylığı ödemesi öngörülüyor. SGK’nın gelir – gider açığı ise 43,7 milyar lira tahmin ediliyor.
Tarım dışı sektörlerde çalışanların tamamı kayda alınmış olsa SGK’nın kasasından ve bütçeden tek kuruş harcanmadan 2026 yılında emekli aylıklarına mevcut zamlara ilaveten yüzde 31 oranında zam yapılması mümkün olacaktı.
Kasım ayı itibarıyla 26,3 milyon aktif sigortalıya karşılık dosya bazında 16,2 milyon pasif sigortalı (yaşlılık aylığı, dul ve yetim aylığı alanlar) bulunuyor. Aktif çalışan sigortalı kişi başına dosya bazında emekli aylığı alanları gösteren aktif / pasif oranı 1,63 düzeyinde bulunuyor. Tarım dışı sektörlerde çalışanların tamamı sigortalı çalışmaya başlamış olsa aktif / pasif oranı 1,75’e yükselecek.