Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
ABD ile İran arasında sağlanan geçici ateşkesin fiilen sona ermesi, enerji piyasalarında tansiyonu yeniden yükseltti. Hürmüz Boğazı çevresinde artan askeri hareketlilik, petrol sevkiyatlarının bir kez daha aksayabileceği endişesini gündemin ilk sırasına taşıdı.
Uluslararası gösterge Brent petrol, iki gün süren sert yükselişin ardından varil başına 86,72 dolara kadar çıktı. Haftalık değer artışı yüzde 16’yı buldu. ABD ham petrolü ise yüzde 14 yükselerek 80 doların üzerine yerleşti.
Piyasaların asıl kaygısı ise Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek yeni bir kesinti. Dünyada deniz yoluyla taşınan petrolün yaklaşık beşte biri bu dar geçitten geçiyor. Dolayısıyla bölgede yaşanacak uzun süreli bir aksama, küresel arz dengelerini kısa sürede değiştirebilir.
Uzmanlara göre bugünkü tabloyu daha kırılgan hale getiren önemli bir ayrıntı var: Mevcut petrol stokları, mart ayında yaşanan ilk kriz dönemine kıyasla çok daha düşük seviyede.
Bu nedenle Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyatların uzun süre aksaması halinde fiyatlarda çok daha sert hareketler görülebilir. Yani piyasadaki endişe yalnızca askeri gerilimden kaynaklanmıyor. Stokların zayıf olması da riskin etkisini büyütüyor.
Ekonomim’den Evrim Küçük’ün haberine göre petrol fiyatlarındaki yükseliş, sadece enerji piyasasını değil, küresel finans piyasalarını da baskı altına almaya başladı.
Enerji maliyetlerinin artmasının enflasyonu yeniden yukarı çekebileceği beklentisi, Avrupa ve ABD borsalarında satışları hızlandırdı. Tahvil faizleri de aynı dönemde yükselişe geçti.
Analistler, petrol fiyatlarının 90 doların üzerine çıkması halinde merkez bankalarının faiz indirimlerini daha ileri bir tarihe erteleyebileceğini değerlendiriyor. Açıkçası bu ihtimal, ekonomik büyüme beklentileri üzerinde de yeni bir baskı oluşturuyor.
Petrolün yüksek seviyelerde kalması, ulaşım ve üretim maliyetlerinden tüketici fiyatlarına kadar geniş bir alanda etkisini gösterebilir. Bu yüzden enerji piyasasındaki her yeni gelişme, artık yalnızca petrol yatırımcılarını değil, faiz kararlarını ve borsaların yönünü takip edenleri de yakından ilgilendiriyor.
Jeopolitik riskler yükselirken OPEC’ten küresel petrol talebine ilişkin dikkat çeken bir revizyon geldi.
Kartel, 2026 yılına yönelik talep artışı beklentisini üst üste üçüncü kez aşağı çekti. OPEC, dünya petrol talebinin bu yıl günlük 780 bin varil artacağını öngörüyor. Önceki tahmin ise günlük 970 bin varil seviyesindeydi.
Buna karşılık OPEC, 2027 yılı için daha güçlü bir görünüm çizdi. Jeopolitik tansiyonun azalması ve enerji ticaretinin normale dönmesi halinde gelecek yıl küresel petrol talebinin günlük 1,94 milyon varil artması bekleniyor.
Raporda, Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıkların üretim artışlarını sınırladığı belirtildi. Ancak Körfez ülkelerindeki üretimin yeniden toparlanmaya başladığına da dikkat çekildi.
Bölgedeki riskler sürerken Birleşik Arap Emirlikleri, Hürmüz Boğazı’na olan bağımlılığını azaltacak stratejik bir liman yatırımı için harekete geçti.
Ülkenin doğu kıyısında inşa edilecek yeni liman sayesinde konteynerler, Hürmüz Boğazı’ndan geçmeden doğrudan BAE’ye ulaşabilecek. Limana gelen yüklerin kara yolu ve demiryolu bağlantılarıyla Dubai, Abu Dabi ve komşu ülkelere taşınması planlanıyor.