Kategoriler
UYGULAMALAR
İstanbul
Küresel enerji piyasasında dengeleri değiştirecek bir gelişme yaşanıyor. Batarya teknolojilerinin giderek ucuzlaması, elektrik üretiminde doğal gazın maliyet avantajını zayıflatıyor. Wood Mackenzie'nin yayımladığı rapor, yenilenebilir enerji ve depolama sistemlerinin geleneksel enerji kaynakları karşısında ne kadar güçlendiğini ortaya koydu. Araştırmaya göre dört saatlik batarya enerji depolama sistemleri, değerlendirilen 43 pazarın tamamında açık çevrimli doğal gaz türbinlerinden daha düşük maliyetli hale geldi. Güneş enerjisi de yeni elektrik üretim yatırımlarında en ekonomik seçenek olmayı sürdürüyor.
Batarya fiyatlarındaki gerileme ve doğal gaz türbinlerinin tedarikinde yaşanan sıkıntılar, elektrik sektöründeki rekabeti yeniden şekillendiriyor. Özellikle elektrik tüketiminin zirveye çıktığı saatlerde devreye alınan açık çevrimli doğal gaz türbinleri, artık dört saatlik batarya sistemleri karşısında maliyet avantajını kaybetmiş durumda.
Bataryaların en önemli özelliği ise güneş ve rüzgar santrallerinde üretilen fazla elektriği depolayabilmesi. Depolanan enerji, ihtiyaç duyulduğunda yeniden şebekeye verilebiliyor. Böylece tüketimin arttığı saatlerde elektrik ihtiyacını karşılamak için yeni doğal gaz santralleri kurma zorunluluğu azalabiliyor.
Wood Mackenzie'ye göre batarya depolama teknolojilerindeki ucuzlama önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Orta Doğu ve Afrika'da dört saatlik batarya depolamanın megavatsaat başına maliyetinin, 2026'daki 120 dolar seviyesinden 2035'e kadar yüzde 33 azalarak 80 dolara gerilemesi bekleniyor.
Batarya depolama alanında en düşük maliyetli pazar ise Çin. Ülkedeki büyük ölçekli batarya sistemlerinin maliyeti, Çin hariç Asya-Pasifik bölgesindeki 134 dolarlık ortalamanın yüzde 55'ten fazla altında bulunuyor. Bu fark, Çin'in enerji depolama yatırımlarında sahip olduğu maliyet avantajını da gözler önüne seriyor.
Raporda yalnızca batarya teknolojileri değil, güneş enerjisinin giderek artan ekonomik avantajı da dikkat çekiyor. Tek eksenli güneş takip sistemlerinin kullanıldığı santraller, araştırmaya dahil edilen 48 pazarın 43'ünde en ucuz yeni elektrik üretim teknolojisi olarak öne çıkıyor.
Özellikle Orta Doğu'da güneş enerjisinin üretim maliyetlerinin daha da düşmesi bekleniyor. Wood Mackenzie'nin tahminlerine göre Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'nde güneş enerjisinden elektrik üretmenin maliyeti, 2033 yılına kadar megavatsaat başına 20 doların altına gerileyebilir.
Dünyanın birçok bölgesinde yenilenebilir enerji yatırımları ucuzlarken Kuzey Amerika'da ise farklı bir tablo ortaya çıkıyor. ABD ve Kanada'da uygulanan tarifeler, damping karşıtı önlemler ve ithalat kısıtlamaları, güneş enerjisi ekipmanlarının maliyetini yukarı çekiyor. Bu durum, küresel ölçekte yaşanan maliyet düşüşünün bölgedeki yatırımlara aynı şekilde yansımasını zorlaştırıyor. Wood Mackenzie, özellikle ABD'de güneş paneli fiyatlarının 2030'a kadar her yıl yaklaşık yüzde 5 artabileceğini öngörüyor.